öğretim ile cümle

öğretim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Okul 1949-1950 eğitim öğretim yılında hizmete açılmıştır.La temporada 1949-50 nace el Colegio de Entrenadores.
1970 – 1971 yılları arasında ODTÜ'de öğretim görevlisi oldu.Fue maestro de educación primaria entre 1970 y 1972.
1982 ve 2006-2007 yıllarında ENA'da öğretim üyesi olmuştur.Entre 2006 y 2009 es entrenador del 1.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ama şu anda eğitim öğretim uygulanmamaktadır.El colegio sigue existiendo jurídicamente, pero por el momento no se imparte ninguna enseñanza.
Güzin Dino (1910 - 30 Mayıs 2013, Paris), Türk dilbilimci, öğretim üyesi, çevirmen yazar.Güzin Dino (1910 – 30 de mayo de 2013) fue una escritora, lingüista, traductora y académica turca.
Eğitim ve öğretim konularında uzmanlaşmış elçilik görevlisi ve danışmanıdır.Es docente en cobertura y comunicación sobre desastres.
Temple Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmıştır.Estudió en la Universidad de Temple.
1986’da, Philipps-Universität Marburg’a öğretim görevlisi olarak atandı.En el año 1986, Schwenzer fue nombrada docente en Phillips-Universität Marburg.
Üniversitenin kabul koşulları özel yüksek öğretim müəssisləri arasında en yüksek olanlardan biridir.Su examen de acceso está considerado uno de los más difíciles entre las universidades públicas.
26 Temmuz - ODTÜ yeniden öğretime açıldı.El 21 de julio de 1946, tras la remodelación, la casa fue de nuevo abierta al público.
30 Mayıs 1943) öğretim üyesi.1943 Maestro de Primera Enseñanza.
Müfredat ya da öğretim programı, eğitimin bir programa bağlanmasıdır.Un plan individual educacional y un plan sobre educación especial será necesario.
Eğitim öğretim devam etmektedir.Enseñanza profesional continua.
Columbia Üniversitesi, Smith Koleji ve Massachusetts Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaptı.Lavorò presso la Columbia University, lo Smith College e l'University of Massachusetts.
Üniversitenin kurulma amacı araştırma ve öğretim sistemine yeni bir yaklaşım getirmekti.L'idea era di creare un'università con un nuovo approccio sia nella ricerca che nell'insegnamento.
Dil öğretimi İkinci dil edinimiPrima lingua Seconda lingua Apprendimento della seconda lingua
Öğretim faaliyetleri KGG' nün NATO standartları çizgisine doğru geliştirilmesi amacını taşımaktaydı.Gli sforzi di tutoraggio dovevano sviluppare la KSF in linea con gli standard della NATO.
Rutgers Üniversitesi, New Jersey Eyaletinin yüksek öğretim için en büyük kuruluşudur.La Rutgers University è l'ateneo statale dello stato del New Jersey.
Karşıyaka Lisesi, Kız Muallim Mektebi binalarında, yirmi yılı aşkın bir süre eğitim ve öğretimini sürdürür.Laureata in Pedagogia e in Scienze Politiche, per vent'anni insegna e compie molti viaggi.
1987 yılında ise öğretim görevini bırakarak, hayatının tamamını oyunculuğa verdi.Nel 1987 smise di insegnare per fare l'attore a tempo pieno.
1832 yılında Neuchâtel Üniversitesi’ne doğa tarihi üzerine öğretim görevlisi olarak atandı.Nel 1832 gli fu conferita la carica di docente di storia naturale presso l'Università di Neuchâtel.
1973 yılında Utah Üniversitesi'nde öğretimine katıldı.Nel 1973 si spostò all'Università dello Utah.
(KTÜ) Öğretim Görevlisidir.Anassagora lo definisce intelletto.
İlk defa bu okulda kendi oluşturduğu yeni tarzda öğretimi uyguladı.È prima generazione nello stile da lui insegnato.
Alpha Oumar Konaré (2 Şubat 1946, Kayes), Malili öğretim görevlisi ve siyasetçi.Alpha Oumar Konaré (Kayes, 2 febbraio 1946) è un politico maliano.
Oxford'da öğretim 1096 tarihinde mevcut olsa da, üniversitenin ne zaman kurulmuş olduğu kesin değildir.Nel 1611 entrò all'Università di Oxford ma non è noto in quale college abbia fatto il suo accesso.
Beldemizde 2 Orta Öğretim Okulu Bulunur.Ci sono principalmente scuole medie inferiori.
Türkiye'de ve yurtdışında pek çok üniversitede öğretim üyeliği yaptı.Ha ricoperto numerosi incarichi di insegnamento presso università in Germania e all'estero.
Aynı zamanda Manhattan Müzik Okulu'nda öğretim üyesiydi.È stata insegnante alla Manhattan School of Music.
Fakülte'de 100’ün üzerinde öğretim elemanı bulunmaktadır.Voce principale: 100 cose da fare prima del liceo.
Okul 2010-2011 öğretim yılından başlayarak Fransızca eğitimine son vermiştir.Il piano di studi previsto a partire dall'anno scolastico 2010/2011 è il seguente.
Okul faal durumda olup, eğitim - öğretim devam etmektedir.Rappresenta il livello didattico, cioè l'insegnamento.
Eğitim Programları ve Öğretim (M.Ed.)Educazione e Sport); MS (min.
ODTÜ Kimya bölümü öğretim üyesidir.Diviene poi docente di chimica della scuola secondaria di II grado.
Orta öğretim mezunudur.CHUDEN, l'insegnamento mediano.
Ayrıca ilçede Selçuk Üniversitesi Ilgın Meslek Yüksek Okulu eğitim öğretim sürdürmektedir.Attualmente ospita la "Scuola di Alta Formazione in Sicurezza sul lavoro".
Devlet üniversitelerinde öğretim üyelerinin çalışma şekilleri zaman zaman tartışma konusu olmuştur.La presenza di gruppi sociali nelle scuole superiori è stato un frequente argomento di discussione.
Yaș uzun süre boyunca yüksek öğretimin kalbi olmuştur.È stata il cuore dell'università per molti anni.
Halen dördü aktif dokuz bölüm ile eğitim öğretim programları yürütülmektedir.Quattro altri volumi d'accompagnamento al manuale scolastico lo seguono.
Ardından Dumlupınar Lisesinden mezun olmuş ve orta öğretimini tamamlamıştır.Lascia la Campania subito dopo aver completato le scuole medie.
Bir sonraki eğitim-öğretim yılında ise aynı okulda lise öğrenimine başlamıştır.Inizia quindi un nuovo anno scolastico, questa volta alle scuole superiori.
1910 ile 1919 yılları arasında öğretim görevliliği yaptı.Insegnò lì per quasi dieci anni, dal 1912 al 1921.
2005-2006 Eğitim-Öğretim yılında hizmete açılmıştır.Anno accademico 2005/2006.
Öğretimini sürdürürken yaptığı vaazlarla dikkat çekti.Morì mentre insegnava.
2005-2006 Eğitim-Öğretim Yılı MEB Halk Oyunları Yarışması Gençler Sahnelemeli Dal Bursa İl Birinciliği.Il 2005/2006 è anche l'anno del primo titolo di campionesse svizzere per il Ladies Team.
Örgün eğitim, öğretimin en iyi şeklidir.Преподавание — лучшая форма обучения.
Ali ikinci öğretim okudu.Али учился в вечерней школе.
1956 - 1957 yılında öğretim yılında enstitü beş yıllık eğitim sistemine geçirildi.В 1956—1957 учебном году институт был переведен на пятилетний срок обучения.
Büyük Selçuklular, kendilerinden önce var olan medreselerde öğretimi sürdürdüler, ama bununla yetinmediler.Утверждают, что прежним народам было приказано почитать этот день, но они этого не делали.
Manfred Curbach (* 28 Eylül 1956, Dortmund), Alman İnşaat Mühendisi ve Öğretim Üyesi.Manfred Curbach, род. 28 сентября 1956, Дортмунд) — немецкий инженер-строитель и профессор университета.
Ardından yapılan orta öğretimin birinci bölümü (Sekundarstufe I) ise 3 yıl sürer.Первый же полный выпуск средней школы (четырёхлетки) произошёл спустя ещё три года.
İlk öğretim yılında enstitüye 108 kişi kabul edilmiştir.В первом учебном году в институт было принято 108 студентов.
11 öğretim görevlisi 13 idari personel görev yapmaktadır.Тренерским процессом управляют 13 тренеров-преподавателей.
Ocak 2000’de Omsk Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyesi oldu.С января 2000 года — преподаватель юридического факультета Омского государственного университета.
1896'da öğretim üyesi oldu ve 1902 yılında Professor extraordinarius oldu.В 1896 году был назначен на должность преподавателя, в 1902 году стал экстраординарным профессором.
Örgün eğitim veren üniversiteler: (Birçok üniversitenin ikinci öğretim programı da bulunmaktadır.)В программе университета: лекционные занятия (ряд различных лекций проводится в одно и то же время — т. н.
Times Yüksek Öğretim.Высшие курсы журналистики.
Japonya'da eğitim, ilk ve orta öğretim düzeyinde zorunludur.(В Японии школа делится на начальную, среднюю и старшую.)
(KTÜ) Öğretim Görevlisidir.Мадис Кыйв (эст.
Ekim 1960'ta Milli Birlik Komitesi 147 öğretim üyesini üniversitelerden uzaklaştırdı.В октябре 1960 года Госсовет включил колледж в список 64-х ключевых национальных университетов.

İlgili Sayfalar