öğretim ile cümle

öğretim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2001 yılında da ikinci öğretimi açılmıştır.V roce 2001 byla zahájena výuka režie.
Gelişim, Öğrenme ve Öğretim.Výuka a vzdělání.
26 Temmuz - ODTÜ yeniden öğretime açıldı.26 mai – Reintegrat în învățământ.
1902'de, öğretimini bir kenara bırakıp Prag'a döndü.În 1902 a trecut examenul de profesor și s-a întors la Praga.
Rutgers Üniversitesi, New Jersey Eyaletinin yüksek öğretim için en büyük kuruluşudur.Rutgers este cea mai mare universitate din sistemul universitar de stat din New Jersey.
2011 yılında Çinlilerin %81,4'ü orta öğretimi görmüştür.În 2011, în jur de 81,4% dintre chinezi absolviseră gimnaziul.
Öğretim üyesiyken siyasetle ilgilenmeye başladı.În facultate, a devenit interesat de politică.
Burada öğretim görevlisi olarak çalıştı.Aici a lucrat ca învățătoare.
Üniversitenin Beytepe Yerleşkesinde olup; öğretim dili Türkçedir.Cu toate acestea, limba în care se preda în universitate era siriaca.
Times Yüksek Öğretim.Pedagogia poveștii.
Kız ve erkek öğrencilere gündüzlü, tam gün öğretim uygulanır.Elevilor și studenților le sunt oferite zilnic vizite ghidate.
Yeni öğrencileri ve yenilenen eğitim kadrosuyla öğretimine devam etmektedir.Aceștia caută un loc pentru repetiții și noi membri pentru formație.
Eğitlence, eğlendirerek eğitmeyi amaçlayan öğretim yöntemi.Dezvoltarea de învățare într-un mod distractiv.
Harekelerin kullanımı neredeyse sadece Kur'an ve Arapça öğretim kitaplarına sınırlıdır.Aceștia se confruntă cu restricții în ceea ce privește utilizarea limbii arabe în școli și nu numai.
Aynı öğretim yılı içinde Yüksek Hemşirelik Okulu açılmıştır.În același an a început studiile la Școala Superioară de Război.
Atatürk İlk Öğretim Okulu (Aşşa Okul) 1938 yılında yapılmıştır.Prima promoție a școlii medii Purcari a fost la 1968.
Bu okullarda eğitim-öğretim genellikle belli bir ücret karşılığında verilmektedir.Pe parcursul studiilor la această facultate este premiat de mai multe ori cu clasa prima cu distincțiune.
Fakat Yunan hükümetleri bu dili yasal olarak tanımamışlar ve öğretim kurumlarında yer vermemişlerdir.Totuși legile federale și actele oficiale nu trebuie să fie decretate și în această limbă.
Öğretimdeki yenilikçi tarzı nedeniyle kendini eyalet valisiyle çatışma içinde buldu.În cele din urmă cu minciuna sinuciderii, reușește să-l ademenească în casă pe profesor.
Öğretim üyeleri, Mart 1962'de görevlerine dönebildiler.S-a întors în serviciu în martie, 1922.
Aynı zamanda Manhattan Müzik Okulu'nda öğretim üyesiydi.A fost Profesor universitar la Academia de Muzică din București.
İlkokul, çocukların okul öncesi eğitiminden sonra başlayacağı ilk öğretimi ifade eder.Sunt sigur ca noul ministru va limpezi lucrurile până la începerea noului an școlar.
İlk ödüller sadece profesörlere ve öğretim görevlilerine verilmekteydi.Noul plan a fost dezvăluit doar ofițerilor superiori.
Ayrıca ilçede Selçuk Üniversitesi Ilgın Meslek Yüksek Okulu eğitim öğretim sürdürmektedir.În același timp, învăța la școala serală a tineretului muncitor.
Günden güne eğitim-öğretime verilen değer artmaktadır.Cu toate acestea, din zi în zi, s-a făcut tot mai simțită necesitatea înființării unui liceu.
1956-1957 öğretim yılında hizmete açılmıştır.Din 1956–1957 la liceu se adaugă secția serală.
1998 - 1999 eğitim öğretim yılında 150 kişi sınavla kayıt yaptırmış ve 5 sınıf oluşturulmuştur.În anul de studiu 2006-2007 erau înmatriculați 695 elevi, instruiți de 55 profesori.
1924 yılında, daha önce babasının da öğretim üyeliği yaptığı Milano Üniversitesi’nde hukuk okumaya başladı.1924-ben beiratkozik a Milánói Egyetem jogi fakultására, ahol korábban az apja is tanított.
Ayrıca West Point'te öğretim görevlisi olarak çalıştı.Adjunktusként tanított a West Point tisztképzőn.
Sparta'da tüm erkek vatandaşlar eğitim öğretimlerine devam ettikleri sürece eşitlerdi.Spártában minden férfi polgárnak az „egyenlő” címet adták, amikor befejeződött a nevelésük.
Çevre köylere kıyasla eğitim ve öğretim seviyesi yüksektir.A szomszédos országokhoz képest magas az oktatás színvonala.
Okulun öğretim dili Almancaydı fakat Kafka ayrıca Çekçe konuşma ve yazma eğitimi aldı.Az oktatás nyelve a német volt, de Kafka csehül is megtanult írni és olvasni.
Ankara Tıp Fakültesi'nin kurucu öğretim üyelerindendir.A pécsi orvostudományi képzés egyik legjelentősebb képviselője.
Tamgün çalışan 450'den fazla elemanı var; bunların 335'i öğretim üyeleridir.Az intézménynek több mint 4000 dolgozója van, akik közül 365 fő professzorként dolgozott.
İlköğretim ve orta öğretim okulları, belediye veya il yönetimleri aracılığıyla devletten mali yardım alırlar.A terjesztő pedig olyan segítséget kap, mely minden állami/önkormányzati segélynél gyorsabb.
Ömrünün sonuna dek öğretim üyeliğini sürdürdü.Így folytathatta a kamarazene tanítást élete végéig.
İlk öğretim yılında toplam 580 öğrenci kayıt olmuştur.1913-ban 580 hallgató tanult a főiskolán.
Bir yıl KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı.Egy évet a kairói jugoszláv nagykövetségen tevékenykedett gazdasági tanácsosként.
Orta öğretimdeyken okulu bıraktı ve 15 yaşındayken anne-babasını bırakıp evden kaçtı.A fiú a városi középiskolában tanult, tizenöt éves volt, amikor szülei végleg visszatértek.
Times Yüksek Öğretim.I. Általános tanítástan.
2011-2012 eğitim-öğretim yılında Yabancı Diller Hazırlık Okulu faaliyete girdi.2005/2006-os tanévtől intézményünkben nyelvi előkészítő osztály indult.
Okulunda 20'si erkek 30'u kız, 50 öğrenci ile eğitim öğretime başlar.Az egyikbe 20, a másikba 30 tanuló jár.
1999'da Öğretim Görevlisi olmuştur.1999-től oktatott a hivatalos bíróképzésen.
Darmstadt Teknik Üniversitesi'nde 1996 ve 1999 yıllarında misafir öğretim üyesi olarak bulundu.1990 és 1991 között a darmstadti Műszaki Főiskola vendégprofesszora volt.
GFÜ'deki öğretim görevlilerinin %87'si derecelerini başka üniversitelerden almıştır.Az iskolák 79% -ában kérik arra a dalit diákokat, hogy üljenek a hátsó padba.
Eğitim ve öğretim taşımalı sistem ile sağlanmaktadır.A jó tanácsot és oktatást meg-adással fogadja.
1998 yılında Maltepe'de Maltepe Üniversitesi kurulmuş ve öğretime başlamıştır.1998-ban alapították a dinamikusan fejlődő Maltepe Egyetemet.
Bölümde 2012 yılı itibarıyla 17 tam zamanlı 8 yarı zamanlı öğretim görevisi ve üyesi görev yapmaktadır.Az akadémiának egyszerre negyvennyolc hetvenedik életévét be nem töltött tagja lehet.
Eğitim ve öğretimi annesi Emine hanım tarafından yürütüldü.A vőlegény neveltetéséről és oktatásáról Anne de France hercegnő gondoskodott.
Okulumuz onun öğretim metotlarını benimsedi.Iskolánk átvette a tanítási módszerüket.
Halen eğitim-öğretim aynı binada devam etmektedir.Koulu sijaitsee yhä samassa rakennuksessa.
1896'da öğretim üyesi oldu ve 1902 yılında Professor extraordinarius oldu.Vuonna 1896 hänet nimitettiin yliopiston lehtoriksi ja vuonna 1902 Professor extraordinariukseksi.
Halen 10 programda öğretim yapılmaktadır.Opetusta järjestetään kymmenessä yliopistossa.
Gelişim, Öğrenme ve Öğretim.Puhua, vastata, opettaa.
Profesörler, öğretim ve araştırma üyeleri sayısı 8.500'dür.Työntekijöitä ja luennoitsijoita on 850.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde öğretime bir hafta süreyle ara verildi.Säijään saatiin koulu yli sata vuotta sitten.
ODTÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesidir.Hän on koulutukseltaan fyysikko ja sähköinsinööri.
Üniversitede 1000'e yakın öğretim elemanı, 900 civarında yönetim elemanı görev yapmaktadır.Noin 900 oppilaan koulussa rehtorina toimii Outi Ervasti.
मुंबई विद्यापीठ), Hindistan'ın Mumbai şehrinde bulunan yüksek öğretim kurumu.Mumbain yliopisto on Intian Mumbaissa toimiva yliopisto.
1.500 öğrenciye eğitim-öğretim vermektedir.Ammattikouluista valmistui 19 500 oppilasta.

İlgili Sayfalar