Aynı zamanda Manhattan Müzik Okulu'nda öğretim üyesiydi.Lisaks tegutses ta õpetajana Tallinna Muusikakeskkoolis.
Satranç Öğretisi.Poeetika gümnaasiumi õpik.
Times Yüksek Öğretim.Keskkoolis ajalooõpetajana.
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.Dat zou een fantastisch onderwijsinstrument voor Afrikaanse ingenieursscholen zijn.
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.- hvilket fantastisk læringsværktøj, som burde findes på afrikanske ingeniørskoler.
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.아프리카의 공학교실에 이런 것을 가르치는 것이 얼마나 환상적이겠습니까?
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.-- sarebbe un fantastico strumento di insegnamento nelle scuole di ingegneria Africane.
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.זהו אמצעי לימוד נפלא עבור בי"ס להנדסה באפריקה.
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.يالها من أداة تدريس رائعة في مدارس الهندسة الافريقية.
Afrika'daki mühendislik okulları için ne harika bir öğretim tekniği.おもしろいのはこの歴史です
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,아프리카의 마을에서 동물들을 어떻게 큰 무리로 지어서
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,אשר מלמדות כפרים באפריקה כיצד לשים את חיותיהם ביחד בעדרים יותר גדולים,
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,自然を真似た放牧の方法 夜間の滞留のしかた等を
Afrika köylerinde hayvanların nasıl büyük sürüler haline getirilebileceğini öğretiyorlar,點樣將啲動物集合
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Accogli la legge dalla sua bocca e poni le sue parole nel tuo cuore
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Aceita, peço-te, a lei da sua boca, e põe as suas palavras no teu coração.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Hãy nhận lãnh luật pháp từ nơi miệng của Ngài. Và để các lời Ngài vào lòng của mình.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Hãy nhận lãnh luật_pháp từ nơi miệng của Ngài . Và để các lời Ngài vào lòng của mình .
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Höre das Gesetz von seinem Munde und fasse seine Reden in dein Herz.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.청컨대 너는 그 입에서 교훈을 받고 그 말씀을 네 마음에 두라
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Luister naar Zijn woorden en berg die op in je hart.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Ota opetusta hänen suustaan ja kätke hänen sanansa sydämeesi.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Prijmi, prosím, zákon z jeho úst a slož jeho reči vo svojom srdci.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Přijmi, prosím, z úst jeho zákon, a slož řeči jeho v srdci svém.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Primeşte învăţătură din gura Lui, şi pune-ţi la inimă cuvintele Lui.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Przyjmij, proszę, z ust jego zakon, a złóż wyroki jego w sercu twojem.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Reçois de sa bouche l`instruction, Et mets dans ton coeur ses paroles.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Sprejmi vendar pouk iz ust Njegovih in vtisni si besede Njegove v srce!
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.tag dog mod Lærdom af ham og læg dig hans Ord på Sinde!
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Tag emot undervisning av hans mun, och förvara hans ord i ditt hjärta.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Ta imot lærdom av hans munn og legg dig hans ord på hjerte!
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Terimalah apa yang diajarkan TUHAN kepadamu; simpanlah itu semua di dalam hatimu
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Toma, pues, de su boca la instrucción y pon sus dichos en tu corazón
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Végy csak oktatást az õ szájából, és vésd szívedbe az õ beszédeit!
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Δεχθητι λοιπον τον νομον εκ του στοματος αυτου, και βαλε τους λογους αυτου εν τη καρδια σου.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Приеми, прочее, закона от устата Му, И съхрани думите Му в сърцето си.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.Прими из уст Его закон и положи слова Его в сердце твое.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.קח נא מפיו תורה ושים אמריו בלבבך׃
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.اقبل الشريعة من فيه وضع كلامه في قلبك.
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.你 當 領 受 他 口 中 的 教 訓 、 將 他 的 言 語 存 在 心 裡
Ağzından çıkan öğretiyi benimse, Sözlerini yüreğinde tut.你 當領 受 他 口中 的 教訓 、 將 他 的 言語 存在 心裡
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Gdy karzą naśmiewcę, prostak mędrszym bywa; a gdy roztropnie postępują z mądrym, przyjmuje naukę.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Keď trescú posmievača, hlúpy múdreje, a keď poučujú múdreho, priberá známosti.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.거만한 자가 벌을 받으면 어리석은 자는 경성하겠고 지혜로운 자가 교훈을 받으면 지식이 더 하리라
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Ko je kaznovan zasmehovalec, spametuje se preprosti, in modri, ko ga poučujejo, sprejema znanje.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Kun pilkkaajaa rangaistaan, viisastuu yksinkertainen; ja kun viisasta neuvotaan, ottaa hän sen opiksensa.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Må Spotter bøde, bliver tankeløs klog, har Vismand Fremgang, da vinder han kundskab.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Mikor a csúfolót büntetik, az együgyû lesz bölcs; mikor pedig a bölcset oktatják, õ veszi eszébe a tudományt.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Når du straffer en spotter, blir den uforstandige vis, og når du lærer en vis, tar han imot kunnskap.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Posměvač když bývá trestán, hloupý bývá moudřejší; a když se uměle nakládá s moudrým, přijímá umění.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Quand on châtie le moqueur, le sot devient sage; Et quand on instruit le sage, il accueille la science.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Straffar man bespottaren, så bliver den fåkunnige vis: och undervisar man den vise, så inhämtar han kunskap.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Οταν ο χλευαστης τιμωρηται, ο απλους γινεται σοφωτερος και ο σοφος διδασκομενος λαμβανει γνωσιν.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Когато се накаже присмивателя, простият става по-мъдър, И когато се поучава мъдрия, той придобива знание,
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.Когда наказывается кощунник, простой делается мудрым; и когда вразумляется мудрый, то он приобретает знание.
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.בענש לץ יחכם פתי ובהשכיל לחכם יקח דעת׃
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.بمعاقبة المستهزئ يصير الاحمق حكيما والحكيم بالارشاد يقبل معرفة
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.褻 慢 的 人 受 刑 罰 、 愚 蒙 的 人 就 得 智 慧 . 智 慧 人 受 訓 誨 、 便 得 知 識
Alaycı cezalandırılınca bön kişi akıllanır, Bilge olan öğretilenden bilgi kazanır.褻慢 的 人 受刑罰 、 愚蒙 的 人 就 得 智慧 . 智慧 人 受 訓誨 、 便得 知識
Alçakgönüllülere adalet yolunda öncülük eder, Kendi yolunu öğretir onlara.(24:9) направляет кротких к правде, и научает кротких путям Своим.