öğrenmeye ile cümle

öğrenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.그뿐만 아니라 기호, 소리, 물건들 사이의 연관성을 알아내기 시작했죠.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Mai mult de atât, au început să învețe asociațiile dintre simboluri, sunete și obiecte.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Más allá de eso, sin embargo, empezaron a aprender relaciones entre símbolos, sonidos y objetos.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Ngoài ra, chúng bắt đầu học sự kết hợp giữa các biểu tượng, các âm thanh và các vật thể.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Oltre a questo, comunque, hanno iniziato a imparare associazioni tra simboli, suoni e oggetti.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.Oprócz tego, zaczęły się uczyć powiązań pomiędzy symbolami, dźwiękami a przedmiotami.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.А ещё они стали запоминать, как связаны друг с другом символы, звуки и предметы.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.מעבר לכך, בכל אופן, הם התחילו ללמוד את האסוציאציות בין הסמלים, הצלילים והאובייקטים.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.وأكثر من ذلك، بدآ تعلم الربط بين الرموز والأصوات والأشياء.
Bunun da ötesinde; semboller, sesler ve hedefler arasındaki bağlantıyı öğrenmeye başladılar.関連付けられるようになり始めました 関連付けられるようになり始めました これは自立的学習です
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.Este es un ejemplo que llegó después de haberle enviado a mi mamá las tarjetas del Día de la Madre.
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.이것은 제가 어머니께 어머니날 카드를 보낸 뒤에 나온 예입니다. 어머니는 스크래치를 배우기로 결심하셨어요.
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.Toen ik mijn moeder die moederdagkaarten had gestuurd, besloot ze dat ze Scratch wilde leren.
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.Це сталося після того, як я надіслав мамі листівку до Дня матері. Після цього вона вирішила вивчити Scratch.
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.אז זו דוגמה שהגיעה אחרי ששלחתי את כרטיס יום האם לאימי, היא החליטה שהיא רוצה ללמוד סקרץ'.
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.هذا مثال حدث بعد أن أرسلت بطاقات عيد الأم لوالدتي، فقد قررت أنها تريد تعلم استخدام سكراتش.
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.呢個例子係關於 我將母親節卡發比媽咪之後 佢決定要學習用 Scratch
Bu örnek anneme Anneler Günü kartını gönderdikten sonra annem Scratch öğrenmeye karar verdiğinde ortaya çıktı.母に送った後に 作られたものです 母はScratchを 学んでみたいと思ったのです それで私の誕生日のための プロジェクトを作り
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Cred că ar trebui să privim învățarea ca fiind produsul auto-organizării educaționale.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Creo que lo que tenemos que mirar es al aprendizaje como el producto de la autoorganización educacional.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Ich glaube, wir müssen das Lernen als ein Produkt selbstorganisierter Bildung betrachten.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.제 생각에 우리가 살펴봐야 할 것은 우리는 배우는 것을 교육적인 자기 조직화의 결과로서 봐야 합니다.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Luulen että meidän täytyy nähdä, meidän täytyy nähdä oppiminen opetuksen itsenäisen järjestämisen tuloksena.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Myslím, že to, na co se musíme zaměřit, je učení jako produkt samoorganizace vzdělávání.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Szerintem amit látunk, a tanulás az nem más, mint az önszerveződő oktatás terméke.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Volgens mij moeten we het leerproces zien als een product van onderwijskundige zelforganisatie.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Warto chyba, byśmy spojrzeli na proces uczenia się jako efekt samo-organizacji.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Αυτό που νομίζω ότι χρειάζεται να κάνουμε, είναι να δούμε τη μάθηση ως προϊόν εκπαιδευτικής αυτο-οργάνωσης.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Мисля, че е нужно да погледнем на обучението като на продукт от образователна самоорганизация.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Я гадаю, що нам варто подивитися на навчання як на плід освітньої самоорганізації.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.Я думаю, что мы должны обратить внимание на обучение как продукт самоорганизации.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.לדעתי, אנחנו צריכים להסתכל על למידה, כתוצר של התארגנות עצמית חינוכית.
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.اعتقد ان ما يجب النظر فيه هو التعلّم كناتج لتنظيم التعلم الذاتي
Burada bakacağımız nokta öğrenmeye eğitimsel kendini örgütlemenin bir ürünü olarak bakmak.教育的な自己管理の結果としての 学習ではないでしょうか 教育のプロセスを 生徒の自己管理に任せれば
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Když jsme se dostali až sem, zjistili jsme, že bakterie spolu mluví tímto chemickým jazykem.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.연구가 여기까지 진행된 후 우리는 박테리아가 화학적 언어로 대화한다는 것을 알게 되었습니다.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Mire odáig jutottunk, kezdtük megérteni, hogy a baktériumok egy kémiai nyelven beszélgetnek egymással.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.När vi väl kommit så långt började vi inse att bakterier kan samtala med det här kemiska språket.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Nato smo spoznali, da se bakterije sporazumevajo s tem kemičnim jezikom.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Quando chegámos a esta fase, começámos a compreender que as bactérias comunicam com esta linguagem química.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Toen we dit wisten begonnen we te ontdekken dat bacteriën met elkaar kunnen spreken in deze chemische taal.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Αφού φτάσαμε ως εκεί, αρχίσαμε να μαθαίνουμε ότι τα βακτήρια συνομιλούν μεταξύ τους, με αυτή τη χημική γλώσσα.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Дійшовши до цього, ми почали розуміти, що бактерії спілкуються між собою цією хімічною мовою.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Когато стигнахме дотук, започнахме да разбираме, че бактериите си говорят чрез този химически език.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.Преуспев в этом, мы начали понимать, что бактерии могут разговаривать друг с другом этим химическим языком.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.בשלב זה, כבר הבנו שחיידקים יכולים לתקשר בעזרת שפה כימית זו.
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.عندما و صلنا الى هذه المرحلة، بدانا ندرك أن بإستطاعة البكتيريا التواصل مع بعضها البعض عن طريق اللغة الكيميائية
Buraya geldiğimizde, bakterilerin bu kimyasal dil yardımıyla birbirleriyle konuşabildiğini öğrenmeye başladık.細菌がこの化学言語で話し合えることを知りました そこで考えたのは、ここで私たちにも実用的な何かが
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Am venit aici să învăt design, nu să folosesc un computer.'
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Dostałem się tutaj, żeby nauczyć jak projektować, a nie jak używać komputera'.
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Ich kam hierher um zu lernen wie man designt, nicht wie man einen Computer benutzt.'
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Ik kwam hier om design te leren, niet voor computerlessen'
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Je suis venu ici pour apprendre comment designer, pas comment utiliser un ordinateur.'
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''저는 디자인을 어떻게 하는지 배우러 온 거지 컴퓨터를 배우러 온 게 아니에요.'
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Sono venuto qui per imparare a progettare, non ad usare un computer '.
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Tôi đến đây để học thiết kế, không phải cách sử dụng máy tính'
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''Vine aquí para aprender diseño, no para aprender a usar una computadora'.
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.'"Дошъл съм тук да се уча на дизайн, а не как да използвам компютър."
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.'"Я пришёл сюда, чтобы научиться как стать дизайнером, а не как пользоваться компьютером".
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.''באתי לכאן כדי ללמוד איך לעצב,לא איך להשתמש במחשב.'

İlgili Sayfalar