öğrenmeye ile cümle
öğrenmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.'"لقد التحقت بهذه الجامعة لأتعلم كبف أصمم، و ليس لأتعلم كيف أستخدم الكمبيوتر"
'Buraya tasarım yapmayı öğrenmeye geldim, bilgisayarı değil.'デザイン学校は聞き入れました
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Jeśli jesteśmy ciekawscy i lubimy się uczyć, nie mówimy:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,우리는 궁금해하고 배우기를 좋아하는 탐구적인 사람이 됨으로써 그 선택을 할 수 있어요.
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Můžeme si zvolit tím, že budeme zvídaví a všeteční lidé, kteří se rádi učí, kteří neřeknou:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Nós fazemos essa escolha ao sermos pessoas curiosas e inquisitivas que gostam de aprender que não dizem:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Putem face alegerea fiind oameni curioși și iscoditori, cărora le place să știe, care nu spun:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Wij maken die keuze door nieuwsgierige en leergierige mensen te zijn die willen leren, die niet alleen zeggen:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Wir treffen sie, wenn wir neugierig und wissbegierig bleiben, gerne lernen, und nicht sagen:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Мы делаем его, будучи любопытными, интересующимися людьми, которые не говорят:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,Правим този избор, като сме любопитни и задаваме въпроси, обичаме да учим, не казваме:
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,אנו נעשה בחירה זו בכך שנהיה בני אדם סקרנים וחקרנים שאוהבים ללמוד,
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,نحن نقوم بهذا الخيار بكوننا فضوليين، والفضوليين من الناس الذين يحبون التعلم،
Bu seçimi, meraklı,öğrenmeye açık,sorgulayan,「チャイムが鳴ったら授業は終わり もう勉強しなくていい」とか
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Bằng cách này, tôi bắt đầu tìm hiểu thêm về thiên nhiên
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.C'est de cette façon que j'ai commencé à connaître la nature.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.De esta manera, en realidad comencé a aprender acerca de la Naturaleza.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Deste modo, eu comecei de facto a aprender sobre a Natureza.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.În acest mod am început, de fapt, să învăţ despre natură.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.In questo modo ho iniziato a conoscere la natura.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.전 이렇게 자연을 배웠습니다.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Takýmto spôsobom som sa začal učiť o prírode.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Tak zacząłem się uczyć praw natury.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Zo heb ik leren omgaan met de natuur.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Έτσι, άρχισα να μαθαίνω για την φύση.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.По този начин всъщност започнах да уча за природата.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.(צחוק)
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.بهذه الطريقة، لقد بدأت في الواقع معرفة الطبيعة.
Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.私は訓練を受けた自然保護論者でもあります
Bu şekilde -- (Kahkaha) Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Auf diese Weise - (Lachen) auf diese Weise habe ich begonnen, von der Natur zu lernen.
Bu şekilde -- (Kahkaha) Bu şekilde, aslında doğa hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım.Таким образом... (Смех) я и начал узнавать природу.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Ce genre de cuisine m'a poussé à apprendre à cuisiner pour moi-même.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Dieses Essen brachte mich dazu, selbst kochen zu lernen.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Dit soort van koken dreef me ertoe zelf te leren koken.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Ez a típusú főzés motivált engem arra, hogy megtanuljak magamnak főzni.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti. (Gülüşme)Este tipo de cocina me llevó a aprender a cocinar por mí mismo (Risas)
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.이런 요리들이 제가 혼자 요리하는 법을 배우게 해주었다는 것을요.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Modul asta de a gati m-a facut sa invat sa-mi gatesc.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Nấu ăn kiểu đó chỉ thôi thúc tôi tự học nấu cho mình ăn.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Sellainen kokkaus sai minut opettelemaan ruoanlaittoa.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Takie jedzenie nauczyło mnie, jak samemu sobie gotować.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Tento typ varenia ma dohnal k tomu, aby som sa naučil variť pre seba.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Tento způsob vaření mě přivedl k tomu, že jsem se naučil vařit sám.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Αυτού του είδους η μαγειρική με οδήγησε στο να μάθω να μαγειρεύω μόνος μου.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Такое приготовление пищи заставило меня научиться готовить самому.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.Този вид готвене ме научи как да си готвя сам.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.הבישול הזה דחף אותי ללמוד לבשל לעצמי.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.هذا النوع من الطبخ هو ما جعلني أتعلم الطبخ بنفسي.
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.因為呢啲咁嘅廚藝驅使我去學煮嘢食畀自己
Bu tür yemekler beni kendi yemeğimi pişirmeyi öğrenmeye itti.(笑)
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Also habe ich mich damit beschäftigt, praktische Dinge zu lernen, die man mit den Händen macht.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Aşa că am încercat să învăţ lucruri practice.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Dlatego uczę się rzeczy, które są praktyczne.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Ik heb dus geleerd om praktische dingen te doen.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Jadi saya belajar melakukan hal-hal yang praktis.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.J'essaye donc d'apprendre à faire des choses avec mes mains.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.그래서 저는 손으로 할 수 있는 것들을 배우기 위해 노력하고 있습니다.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Olen yrittänyt oppia tekemään käytännöllisiä asioita.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Por eso he estado intentando aprender a hacer cosas manuales y prácticas.
Bu yüzden uygulamalı şeyleri yapmayı öğrenmeye çalışıyorum.Portanto, tenho tentado aprender a fazer coisas que sejam práticas.