öğrenmek ile cümle
öğrenmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Gli investigatori cominciarono ad analizzare il relitto dell'aereo.
Çocuklar bir şeyler öğrenmek için okula giderler.Дети ходят в школу, чтобы учиться.
Çiçek düzenlemeyi öğrenmek istiyorum.Я хотел бы научиться аранжировке цветов.
Java öğrenmek çok eğlenceli.Изучать Java очень занимательно.
Fransızca öğrenmek zor mu?Сложно выучить французский?
Yerli bir konuşucuyla Fransızca öğrenmek istiyorsan, lütfen benimle irtibat kur.Если ты захочешь изучать французский с носителем языка, пожалуйста, свяжись со мной.
Esperanto dilini öğrenmek çok eğlencelidir.Изучать эсперанто очень весело.
Dil öğrenmek ona kolay gelir.Изучение иностранных языков даётся ей легко.
Bugünün gençliği için İngilizce öğrenmek önemlidir.Для сегодняшней молодёжи важно учить английский.
Bugünün gençleri için İngilizce öğrenmek önemlidir.Для сегодняшней молодёжи важно учить английский.
Almanca öğrenmek ilgini çekiyor mu?Вы заинтересованы в изучении немецкого?
Tom zor olmasına rağmen Rusça'yı öğrenmek istiyor.Русский язык трудный, однако Том хочет его выучить.
Jason, Julia ve Rick gerçeği öğrenmek üzereler.Джейсон, Джулия и Рик вот-вот узнают это.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.За первый год проживания в стране выучил испанский.
Antrenmana başlamadan önce risklerini öğrenmek gerekir.Прежде чем выступать на соревнованиях, лошадь должна пройти подготовку.
Ayrıca Arapça öğrenmektedir.Выучил арабский язык.
Bir genç GLF üyesi onların kim olduklarını ve onların itimatların neler olduklarını öğrenmek istedi.Молодой член Фронта потребовал от них сказать, кто они такие и что они здесь делают?
Bir çocuğun ilgiye, sevgiye ihtiyacı var, şarkı söylemeyi oyun oynayarak öğrenmek ister."Главное, чтобы дети полюбили песенки и выучились играть».
Onun gerçekten kim olduğunu öğrenmek..." dedi.Ты и так знаешь, кто ты».
Sherlock, taksici ölürken kendisinin "hayranını" ve taksicinin sponsorunu öğrenmek ister.Диксон продолжает искать пути для оправдания таксиста и себя.
Gerçeği öğrenmek için Zhang Heng'i beklemek gerekiyordu.Сяо Цюнь приходится сказать ей правду.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Для выяснения причин аварии была сформирована аварийная комиссия.
Bakanlığın izniyle İsviçre'nin Lozan şehrine Fransızca öğrenmek için gönderildi.و أرسلت لمدينة لوزان بسويسرا لتعلم اللغة الفرنسية وذلك بتصريح من الوزارة.
Sonra kendi kutusunu öğrenmek için geriye kalan kutuları açmaya başlar.وتستمر المفاوضات حتى فتح آخر علبة، للتوصل في النهاية إلى فتح صندوقه الخاص.
Bu şehirde Fransızca öğrenmek amacıyla Champollion Lisesi'ne devam etti.وفي تلك المدينة درس بثانوية شمبليون لكي يتقن اللغة الفرنسية.
Aralarında İnsanların kısa şakıyan dilleri de olmak üzere pek çok dil öğrenmekten büyük zevk aldılar.من ناحية أخرى ، يقدم معلومات قليلة جدًا عن الأشخاص الذين يتحدثون اللغة.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.فتحت شعبة التحقيق في الحوادث الجوية تحقيقًا لفهمِ ما حصل.
Sara, onun psikiyarik durumunu öğrenmek için psikiyatristini ziyarete gitti.خلال محاكمتها، خضعت ماري لفحص الاضطراب النفسي.
Galatasaray neden böyle bir şey yaptı bilemiyoruz ve bunu öğrenmek istiyoruz.تتفاجأ رينيه بتعلم هذا وآستعجب أفيري لماذا قد يفاجئها ذلك.
B. Stroustrup: Standart C++'ı Yeni Bir Dil Olarak Öğrenmek.بيارن ستروستروب، مطوِّر لغة سي++.
Savaş komutasını öğrenmek için oradadır.مسؤول عن كتائب الدعوة.
Yabancı dil öğrenmek zordur.تعلم لغة أجنبية صعب.
Tom görünüşe göre Fransızca öğrenmek istiyor.يبدو ان توم يريد ان يتعلم اللغة الفرنسية
Tom bazı Fransızca şarkıları öğrenmek istedi.أراد توم تعلُّم بعض الأغاني الفرنسية.
Tom, Fransızca şarkı söylemeyi öğrenmek istedi.أراد توم تعلم الغناء باللغة الفرنسية.
Bir genç GLF üyesi onların kim olduklarını ve onların itimatların neler olduklarını öğrenmek istedi.Um jovem membro da FLG exigiu saber quem eram e quais eram suas credenciais.
Bu seride Timmy ve arkadaşları paylaşmayı, arkadaş edinmeyi ve hatalarını kabul etmeyi öğrenmek zorundalar.Nesta animação, Timmy e seus amigos precisam aprender a compartilhar, fazer amigos e reconhecer seus erros.
(Esperanto öğrenmek istiyor musun?)(Sim, eles falam esperanto?)
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.Em matemática não percebemos coisas.
Nasıl öğrenmek için bir yabancı dil.Era como estudar uma língua estrangeira.
Gerçeği öğrenmek için Zhang Heng'i beklemek gerekiyordu.Estas ideias influenciavam Zhang Heng a observar as causas do terremoto.
Nasıl olduklarını, içlerinin neye benzediğini ve sosyolojilerini öğrenmek istiyorum.”Eu teria que pensar em políticas, suas abordagens, seu tom."
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.O Comando da Aeronáutica informou que vai apurar as causas do ocorrido.
Fakat bu dili öğrenmek ve kullanmak çok zordur.Isso torna a linguagem mais difícil de se aprender e de implementar.
Diseksiyon anatomi ve fizyolojisini öğrenmek için bir fırsat oluşturur.Marey pretendia fundir a anatomia e a fisiologia.
Billy Gilbert - Meraklı: En meraklı, her şeyi öğrenmek isteyen cücedir.Deixe-me dizer a você, Billie Jean é a pessoa mais perspicaz, a mais esperta que você poderá ver.
Çocuk diğer konularda iyi olmasına rağmen, harf harf okumayı ve yazmayı öğrenmekte zorluk çekiyordu.Diferente da maioria dos subjugados, Cosme sabia ler e escrever.
Bütün Avrupa dillerini öğrenmek istiyorum.Eu gostaria de aprender todos os idiomas europeus.
İngilizce öğrenmek zor değildir.Não é difícil aprender inglês.
Fransızca öğrenmek için asıl nedenin nedir?Qual o principal motivo pelo qual você estuda francês?
Çince ve Japonca öğrenmek istiyorum.Eu quero aprender Chinês e Japonês.
Çince öğrenmek ve Çin'e gitmek istiyorum.Eu quero aprender Chinês e ir à China.
Aynı anda çeşitli diller öğrenmekten hoşlanmıyorum.Eu não gosto de aprender vários idiomas ao mesmo tempo.
Öğrenmek istediğim bir şeyler var.Tenho algumas coisas que quero aprender.
Ben o matematiği özellikle öğrenmek istemiyorum.Het ging hen niet om de abstracte wiskunde.
Amaç, “Türk diye anılan bütün kavimlerin mâzisi, hâli ve eserlerini öğrenmek ve öğretmek”tir.Hij zegt hier <<Gaat en onderwijst alle volkeren>>.
Filler de insanlar gibi büyürken davranışları öğrenmek zorundadır.Net als mensen moeten olifanten bepaalde gedragingen leren tijdens hun groei.
Okul öğrencilerinin %25'i İngilizce öğrenmektedirler.Ongeveer 25% van de scholen biedt Engels aan, 5% Duits.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.Deze beveelt een onderzoek naar de bewoners van de gevangenissen.
Fakat bu dili öğrenmek ve kullanmak çok zordur.Taal kunnen spreken en begrijpen is heel belangrijk.