öğrenme ile cümle
öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çarın ölümünü öğrenmesi üzerine II. Basileios, Konstantinopolis'ten ayrıldı.Узнав о смерти царя, Василий II покинул Константинополь.
Aydınlığa erişmiş Vasudeva Siddhartha’ya ırmağın sesini dinlemeyi ve o sesten bir şeyler öğrenmesini öğretir.Тот учит Сиддхартху внимательно слушать реку и учиться у неё.
Wittek burada Türkçe öğrenmeye başladı.Здесь Хурган начал учить японский язык.
Fransızca öğrenmeye başladı.Начинает изучать французский.
En azından öğrenmeye çalışmalıdır.А научиться придётся.
Öğrenme kapasitesi, şu anda bilinenden daha önemlidir.Способность узнавать нечто новое более важна, чем то знание, которым мы располагаем в текущий момент.
Sürekli araştırır, ve yeni şeyler öğrenmeye çalışırlar.Они постоянно исследуются и развиваются, и ведется поиск новых.
İkincisi öğrenmenin değerlendirilmesi olarak sayabiliriz.Во-вторых, мы знаем, как это может быть строго доказано.
6) Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek.Сперва любить — потом учить.
Bütün günümü İspanyolca öğrenmek için harcamaya başladım.За первый год проживания в стране выучил испанский.
Filler yaklaşık on yıl gibi uzun bir süre öğrenme evresinden geçer.Слоны обучаются примерно за 10 лет.
Gelişim, Öğrenme ve Öğretim.Учиться, учиться, учиться.
Karar verme sürecinin kendisi bir öğrenme sürecidir.Принятие решений само по себе есть процесс обучения.
Yani, insanlar doğumlarından itibaren bir yaşayarak öğrenme süreci içerisine girerler.Как люди, слоны учатся выживанию с самого рождения.
Çoduraa Tumat, hömey sanatını çocukluktan beri öğrenmeye başlamıştır.Изобразительное искусство начал изучать с раннего детства.
Amy, Doktor'un devam etmesini ister, ama Doktor istemediği şeyleri öğrenme ihtimali olduğu için kabul etmez.Он не навредит Энн, но Доктор указывает, что он схватил не ту.
Teknoloji alanındaki gelişmeler insanların öğrenme yolarında da değişikliklere yol açtı.Изменения в технологическом аспекте работы СМИ также были вызваны работой Семинара в плане передачи опыта.
Devamlı öğrenme ve eğitim beklerler.Она требует постоянного внимания и воспитания.
İzleme yoluyla öğrenme. b.Наблюдение природы b.
Ichigo’nun annesi Masaki Kurosaki, karate öğrenmesi için 4 yaşındayken Ichigo’yu dōjōya götürmeye başlamıştı.Когда Ичиго Куросаки было четыре года, мать водила его на занятия по карате.
Antrenmana başlamadan önce risklerini öğrenmek gerekir.Прежде чем выступать на соревнованиях, лошадь должна пройти подготовку.
Ayrıca Arapça öğrenmektedir.Выучил арабский язык.
Bir genç GLF üyesi onların kim olduklarını ve onların itimatların neler olduklarını öğrenmek istedi.Молодой член Фронта потребовал от них сказать, кто они такие и что они здесь делают?
Bir çocuğun ilgiye, sevgiye ihtiyacı var, şarkı söylemeyi oyun oynayarak öğrenmek ister."Главное, чтобы дети полюбили песенки и выучились играть».
Bu gruplardaki insanlar, çoğu öğretmen ve öğrenciye kıyasla öğrenme nesneleriyle daha ilgilidir.На этот раз некоторые из школьников выглядят более заинтересованными и информированными.
Öğrenme yeteneği, yani zekası en yüksek olan pokemondur.О разуме, как высшей познавательной способности.
Jane zaman geçtikçe teyzesinin sırlarını öğrenmeye başlar.Постепенно открывает Джен тайну её происхождения.
Yeni bir şekilde düşünmeyi öğrenmemiz lazım.Нужно только деталь придумать.
Onun gerçekten kim olduğunu öğrenmek..." dedi.Ты и так знаешь, кто ты».
Uzun dönemler Şilinin'da geçmiş ve Peru'nun liman şehirleri onun İspanyolca öğrenmesine de olanak tanımıştı.Длительные стоянки в чилийских и перуанских портах позволили Клементсу изучить испанский язык.
Ne sakladığını öğrenmeye çalışır.Он просит Холмса выяснить, что она скрывает.
Sherlock, taksici ölürken kendisinin "hayranını" ve taksicinin sponsorunu öğrenmek ister.Диксон продолжает искать пути для оправдания таксиста и себя.
Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır.Для детей школьного возраста седативные побочные эффекты могут повредить обучению в классе.
Babası onu lisan öğrenmesi için özel bir gayret göstererek yetiştirdi.Мама делала мне большой подарок, когда учила меня.
Yeğen bu kültün babası için neden bu kadar çekici geldiğini öğrenmeye başlıyor.Мэри спрашивает у отца сможет ли он ужиться с таким зятем?
Gerçeği öğrenmek için Zhang Heng'i beklemek gerekiyordu.Сяо Цюнь приходится сказать ей правду.
Tanığa sus payı vermek ya da tanığı öldürmek suretiyle olayı polislerin öğrenmesi engellenebilir.Мог означать показания свидетелей или процедуру поиска пропавшей вещи.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Замените память наглядной информацией: мировое знание.
Mesela İngilizce öğrenmeye başladım.Стал давать уроки английского языка.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.Для выяснения причин аварии была сформирована аварийная комиссия.
Bu görevden köpeğin ölümüne değecek kadar çok şey öğrenmedik."لم نتعلّم مافيه الكفاية من هذه المهمّة، حتى نبرر موت الكلبة.».
Fransızca öğrenmeye başladı.وبدأ تعلم اللغة الفرنسية.
Batı edebiyatını öğrenmeye başladı, ilgisi nesre yöneldi.وبدأ بتعلم الأدب الغرب، واتجه اهتمامه للنثر.
Bu etki öğreneni zorlar, ancak uzun süreçte daha iyi öğrenme sağlar.حيث أنه يتحدى المتعلم ولكنه يؤدي إلى تعلم أفضل على المدى الطويل.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.التعليم المعزز يتطلب ذكي استكشاف الآليات.
Karar verme sürecinin kendisi bir öğrenme sürecidir.صنع القرار هو في حد ذاته عملية تعلم.
Öğrenmeye hazır olma istekliliği yaratır.النتيجة هي كونٌ مُعدٌّ للاكتشاف.
Annesinin sağlık durumunu öğrenmesi bir zarar oldu, Madonna sık sık ağlayarak bu konuda annesini sorguladı.وكان معرفة وضع والدتها مضراً لها، وكانت مادونا تبكي باستمرار بسبب شكوكها في هذا الموضوع.
Bakanlığın izniyle İsviçre'nin Lozan şehrine Fransızca öğrenmek için gönderildi.و أرسلت لمدينة لوزان بسويسرا لتعلم اللغة الفرنسية وذلك بتصريح من الوزارة.
Sürekli kahramanlarımızın sırrını öğrenmeye çalışmaktadır.وهي دائما على بينة من خطط اخويها.
El-Şerif videoda "Bu, bu ülkenin kızlarının öğrenmesine yardımcı olacak gönüllü bir kampanyadır.وخلال الفيديو، قالت الشريف: "هذه حملة تطوعية تهدف إلى تعليم الفتيات في هذا البلد كيفية القيادة.
Sonra kendi kutusunu öğrenmek için geriye kalan kutuları açmaya başlar.وتستمر المفاوضات حتى فتح آخر علبة، للتوصل في النهاية إلى فتح صندوقه الخاص.
Bu şehirde Fransızca öğrenmek amacıyla Champollion Lisesi'ne devam etti.وفي تلك المدينة درس بثانوية شمبليون لكي يتقن اللغة الفرنسية.
2004 yılında, Super Junior'dan Siwon ile birlikte, Pekin'e Çince öğrenmeye gönderildi.في عام 2004، أرسلت مع تشوي شي وون المغني في فرقة سوبر جونيور، لدراسة اللغة الصينية في بكين.
Cengiz: “Ölümümü kimsenin öğrenmesine izin vermeyin."نصرالله : لا تجربونا مرة أخری".
Aralarında İnsanların kısa şakıyan dilleri de olmak üzere pek çok dil öğrenmekten büyük zevk aldılar.من ناحية أخرى ، يقدم معلومات قليلة جدًا عن الأشخاص الذين يتحدثون اللغة.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.هدف الوكيل في التعليم المعزز هو جمع أكبر قدر من المكافأة.
Lübnanlı yetkililer uçağın düşüş sebebini öğrenmek için soruşturma açtıklarını belirtti.فتحت شعبة التحقيق في الحوادث الجوية تحقيقًا لفهمِ ما حصل.
Her ikisi de birbirlerinin hareketlerini önceden öğrenmeye çalışırdı.و حاول معرفة كيفية عملهم جميعا مع بعضهم البعض .
E-öğrenme, sınıftaki öğrenmeye alternatif bir öğrenme biçimidir.التعلم الذاتي هو السمة الثالثة للتعلم مدى الحياة.