öğrenme ile cümle
öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.New parents are astonished by the rapidity of this learning.
Akran şiddeti çok yaygındır. Hayatta kalmayı bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorlardı.The older children bully the little ones.
Basit bazı şeyleri öğrenmemiş çok fazla zeki çocuğa rastlıyorum, örneğin dakik biri olmak gibi.I'm seeing too many of these smart kids who haven't learned basic things, like how to be on time.
Birşeyler inşa ettim. Ve ayrıca verilen görevleri nasıl yapacağımı da öğrenmek zorundaydım.I was building things, and I also had to learn how to do assignments.
Başka birşeyler yapmayı da öğrenmek zorundalar. diyelim ki çocuk legolara fikse olmuş durumda.They've got to learn how to do something else. Let's say the kid is fixated on Legos.
Çünkü otistik olmanın bir yönü bu, piyesler gibi sosyal seyleri öğrenmek zorundaydımBecause the thing about being autistic is, I had to learn social skills like being in a play.
Bir şekilde öğrenmek zorunda kalıyorsunuz.It's just kind of -- you just have to learn it.
Diyelimki ben Amerikada yaşayan bütün erkeklerin boy ortlamasını öğrenmek istiyorum, doğru mu?Let's say I wanted to know the average height of all men in America, right?
Bunlar memeli karakteristiği. hayvanların öğrenme yeteneği hayatidir.These are mammalian characteristics. Vital if an animal is to learn.
Öğrenmeye olan tutkumuz bizi hayatta tutan temel içgüdümüzdür.Our passion for learning is the tool for our survival.
Bir ısınma problemi ile başlayalım ki yeni şeyler öğrenmekten zihnimize kramplar girmesin.Let's start with a warm-up problem to avoid getting any mental cramps as we learn new things.
Bize gelmemiz ve öğrenmemizi söyleyen yaşamın sesi o.It is the voice of life that calls us to come and learn.
Umarım sizlere dünyayı yeni gözlerle görmeyi öğrenme isteğini verebilmişimdir.I hope that I've given you the desire to learn to see the world with new eyes.
Çünkü bir şeyi öğrenmek güzel olsa da, asıl eğlenceli olan öğrendiklerimizi kullanmak.Because it's one thing to know something, but it's a lot more fun to use it.
Ailem asla bunu öğrenmedi.So my parents never found out about it.
Adapte olabilmeye, nasıl yaratıcı ve inovatif olabiliriz öğrenmeye ihtiyacımız var.We need adaptability, the ability to learn how to be creative and innovative.
Öğrenme kabiliyetimizi geliştirir.It improves our ability to learn.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.The quest for the truth, in and of itself, is a story that's filled with insights.
Bizi gelip öğrenmeye çağıran, hayatın ta kendisinin sesidir."It is the voice of life, which calls us to come and learn."
Kendi başıma Japonca öğrenmekten vazgeçtim Fakat Gengo sayesinde Japonya'da yaşamayı başarabiliyorumIf you're interested join our international team and let's break down the language barrier together!
Şimdi, sonra ne olduğunu öğrenmek için kitabı açmalıyız.And now, we have to open it up to find out what's going to happen next.
Hikayenin anlatılmayan kısmını öğrenmek için sorun.Ask for the part of the story that's not being told.
O insanların hangi yolla size gelip, anlatabileceğini öğrenmek zorundasınız.You have to learn how to get these people to come and talk to you.
Odamda yalnız başına Photoshop kullanımını öğrenmeye başladımI pretty much taught myself everything I know by playing around with Photoshop.
Uzaylılarla iletişime geçebilmek için ikilik sayı sistemini öğrenmem gerek.In order to communicate with aliens, I should learn the binary system.
Mutlaka öğrenmeliyim.Yanına yıldız koy.This is a must learn. Put a star next to this.
Ve işte bu nedenle öğrenme yoluyla hayvanlar zeki olurlar ... insanlar da öyle.And this is the way animals become intelligent or humans become intelligent by learning.
Bu fikir beyinin kendini bir şekilde inşa ettiğini... öğrenme deneyimlerinden.There is this idea that somehow the brain built itself from experience by learning.
Bu yüzden, öğrenme muhtemelen zekanın en göze çarpan özelliğidir.So learning is probably the most essential characteristic of intelligence.
Yalnızca fani, kısa ömürlü, gelip geçici olan birçok şeyi öğrenmeye çok enerji sarfediyoruz.We give a lot of energy to study many things which are only ephemeral, transient, temporary.
Biz de düşündük ki. onlardan öğrenmenin en iyi yolu tüm bu milyonlarca kitapları okumak.So we were thinking, well the best way to learn from them is to read all of these millions of books.
Google'dakiler, özellikle Jon Orwant, bize öğrenmemiz gereken bir denklemden bahsettiler.Now Google, and Jon Orwant in particular, told us a little equation that we should learn.
Bizler zamanı öğrenmek için zamanı bize söyleyecek bir alete ihtiyaç duyuyoruz.And so for us, if you want to know the time, you have to wear something to tell it.
Bunu göğsü ile nasıl yapacağını hiç öğrenmedi.He has not learned how to do this with the chest.
Herhangi bir öğrenme süreci yok.There is not a learning process.
Bilim dünyasında, bir şeye inanıyorsanız, inanma nedenlerinizi öğrenmek isteriz.In science, we want to know what your reasons are for believing something.
Okullar ambar olamaz 21 yaşında öğrenmeyi durduramayız.Schools can't be silos. We can't stop learning at age 21.
Bu tip öğrenmenin bir de karanlık yüzü vardır, buna "olumsuz tat koşullanması" denir.There's also a dark side to this type of learning, called "taste aversion".
Ben bu özelliğe kollektif öğrenme diyorum.I call this ability collective learning.
Fosil yakıtlar ve kollektif öğrenme etrafımızda gittikçe artan karmaşıklığı açıklıyor.So fossil fuels and collective learning together explain the staggering complexity we see around us.
Uçmasını istiyorsanız uçuş disiplininin kendisini öğrenmeniz gerekiyordu.If you wanted it to fly you had to learn the discipline of flying.
Havacılığı öğrenmek zorundaydınız.You had to learn about aeronautics.
Uçağı havada tutan şeyin ne olduğunu öğrenmeniz gerekliydi.You had to learn what made an airplane stay in the air.
George Washington Carver "Bütün öğrenme, ilişkileri anlamaktır." der.George Washington Carver says all learning is understanding relationships.
Çocukların da öğrenmesi gerekiyor.I should teach it.
Benim öğretmem, onların öğrenmesi gerekiyor.They should learn it. Case closed."
Öğretme ve öğrenme eğlenceli olmalıdır.Teaching and learning should bring joy.
Hayır, ben öğrenmeye çalışıyorum.No, I'm trying to learn.
Ben bir şey bilmiyorum, Ama öğrenmek istiyorum.I know nothing. But I want to learn.
Ben, tüm bu dersleri öğrenmek istemiyorsam!lf I don't want to hear all these lessons?
Ve bence, yetişkinler olarak, oyun oynamanın iyi ya da kötü bir şekli olmadığını öğrenmeliyiz.And I think, as adults, we need to learn that there's no right or wrong way to play.
Giden kızın... ...nereye gittiğini ve kiminle görüştüğünü öğrenmeliyim.The girl who just left... I need to know where she is going and whom she is meeting.
Bende bunu öğrenmek istiyorum.I planned on doing that
Ama bunu ondan öğrenmeliyiz.I must act properly
Fakat sinek kuşu gibi uçmayı öğrenmek için uçmaktan başka yol yok.But there's no way to learn to fly like a hummingbird unless you fly.
Bugünkü konum öğrenme.My subject today is learning.
Öğrenme ne zaman başlar?When does learning begin?
Öğrenme doğumla birilikte başlar.Learning begins at birth.
Peki bu tür bir öğrenme neden yararlıdır?Now why would this kind of fetal learning be useful?
İnsanlar gerçekten yabancı bir dil öğrenmek istiyor.People really, really want to learn a foreign language.