öğrenme ile cümle
öğrenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve bu makine öğrenme teknikleri bunu mümkün kılan, teknikleri sağlar.And these machine learning techniques are the enabling techniques that make that possible.
Hangi şirketler veri kullanarak makine öğrenmesi yapmaları ile meşhurdur?What companies are famous for machine learning using data?
Peki, nasıl daha çok çocuğa öğrenmeyi gerçekten sevdirebiliriz ?"Well how could we get more kids to really love to learn?"
Tutkulu olmayı öğrenebilirler, özellikle öğrenme isteği ve soru sorma fikrini sevme konusunda.They can be taught to be passionate about wanting to learn and to love the idea of asking questions.
Zeki olmanız, basitçe, öğrenmeye hazır olmanız demektir.Smart simply means you're ready to learn.
Öğrenmeye heveslisiniz ve güzel sorular sormak istiyorsunuz.You're excited about learning and you want to ask good questions.
Arapça'yı öğrenmeye karar verdim.I decided that I would learn Arabic, which turns out to be a supremely logical language.
Ve bu bir an önce öğrenmemiz gereken şeylerden biri, bir an önce.And it's something we need to learn, and we need to learn it really soon.
Öğrenmeyi neden başaramıyorlar?What are they failing to learn?
İngilizce Güney Kore'de çok önemliydi ve bu yüzden 3. dilimi öğrenmek zorundaydım.English was so important in South Korea, so I had to start learning my third language.
Sanat ile ilgili hiçbirşey öğrenmedim.I've never studied art or anything.
"Stratejim bu," diyebilirsiniz ama bu, MVP'den öğrenmeye zıt düşer.You might decide that's a strategy but that's kind of a counter in learning from an MVP.
Artık öğrenmek icin çıldırdığınızı biliyorum. bu nedir ve bundan bir tane nerden alabilirsiniz.By now I know you're dying to know what it is and where you can get one.
Onların konunun içine girmesini ve tüm benlikleri ile öğrenmeyi hissetmelerini istedim.I wanted to have them be immersed and learn the feeling of learning through their bodies.
Biliyoruz ki bu öğrenmenin özgün bir değerlendirmesi.We know that's an authentic assessment of learning.
Öğretmenler "Bu derinlemesine öğrenme mi?" diye sordular.The teachers said, "Is this deep learning?"
Kendi Kendine Düzenlenmiş Öğrenme Ortamları olarak adlandırılıyorlar.Self Organized Learning Environments.
Yabancı bir dili öğrenirken, aynı zamanda o ülkenin... ...kültürünü de öğrenmeliyiz.When we learn of foreign languages, we should also learn about... that country's culture...
Eğer bitişteki elma sayısını öğrenmek istiyorsanız. Başlangıçta 25 tane vardı.If you want to know the number of apples we end up with, we started with twenty-five apples.
Gerçekten yaratıcı bir insan ise aslında yanlışlardan öğrenmeyi sever.Someone who's creative actually loves to learn from mistakes.
Ţimdi, Stokiyometri yi ogrenmek icin haziriz.Now, we're ready to learn about stoichiometry.
Ve Matthieu hakkında öğrenmek benim işime bakışımı değiştirdi.And learning about Matthieu gave me a new angle to look at my work.
Yani küçük yaşta öğrenmeye başladığım bu sürekli gelir modelini seviyorum.So I love that recurring revenue model I started to learn at a young age.
Kimse bunu bize söylemiyor. Belki de bunu anaokulunda öğrenmeliyiz:Nobody told us; maybe we should learn this from primary school.
Bu, bir şeyi, bir düşünceyi bir organizmadan öğrenmek ve sonra onu uygulamaktır.This is learning something, learning an idea, from an organism and then applying it.
Doğayı öğrenmek bir şeydir; doğadan öğrenmek...Değişim budur.Learning about the natural world is one thing; learning from the natural world -- that's the switch.
Ön sevişmeyle ilgili bir şeyler söyleyin; benim...bizim 12'yi de öğrenmemiz gerekiyor, ama hızlıca.Talk about foreplay, I -- we need to get to 12, but really quickly.
Son 3 yıldır uçucuların kimyasını... ...öğrenmem gerekti.And I had to learn chemistry on the fly in the last three years.
Sosyal öğrenme gerçekten görsel yoldan yankesicilik yapmaktır.Social learning really is visual theft.
Neden bunu öğrenmeliyim?Why do I need to learn that?
Evet, ayrıca orada yeni hiçbirşey öğrenmedim, apaçık ortada.And OK, I didn't learn anything new there as well -- that's pretty obvious.
"Buna beyin donması derler, bunları öğrenmen gerek""It's called a brain freeze, you need to learn this up."
Öğrenmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to find out.
İngilizce öğrenmek zormuş.English is difficult
Şimid yeni birşeyi, evrendeki temel kuvvetlerden birini öğrenmenin zamanı geldi.So, time to learn about a new fundamental force of the universe.
Çünkü gerçeği öğrenmemizi engellemeye çalışıyormuş.Because he didn't want us to get too close to the truth.
Öğrenmemiz gereken ilk şey gelir modelimizin ne olduğudur.And the first thing we need to figure out is, what is our revenue model.
Öğrenmedim, ben sadece...I didn't learn it, I just . . .
Ve nasıl bir çifti için paslanmaz maidenhoods Play'd kazanan maç, kaybetmek bana öğrenmek:And learn me how to lose a winning match, Play'd for a pair of stainless maidenhoods:
O, neyi öğrenme - Efendim, ben my lady gelecek anlatacağım.O, what learning is!-- My lord, I'll tell my lady you will come.
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.So the thing is that my son Gavin has never
Sinek optik olarak pekiştirilmiş kokudan sakınmayı öğrenmeli.The fly should learn to avoid the optically reinforced odor.
Neredeyse her şeyi öğrenmemiz gerekiyordu.We had to learn virtually everything.
Birinin sizin akrabanız olduğunu öğrenmeniz libidonuzu öldürür.Knowing somebody's your kin typically kills the libido.
Okuldaki herhangi bir günde soruların yanıtlarını öğrenmek için bitmez tükenmez saatler harcarız.On a typical day at school, endless hours are spent learning the answers to questions.
Ve biraz daha tuhaf şeyler çizeceğim, sadece onları görünce tanımayı öğrenmeniz için.Let's try a point, let's try 2 again. If you had the point 2, f(2) is 8. So f(2) is equal to 8.
Öğrenmenin gelecekte konumu ne olacak?What is going to be the future of learning?
Yoksa zaten öğrenmemeliler mi?Or should they not?
Eğer eğitim sürecinin kendini örgütlemeyle olmasına izin verirseniz öğrenme gerçekleşir.If you allow the educational process to self-organize, then learning emerges.
Konu öğrenmenin meydana gelmesi değil.It's not about making learning happen.
Öz denetimli Öğrenme Ortamı yaratmaya karar verdim.Well, I intend to build these Self-Organized Learning Environments.
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Here's a SOLE in action. (Children talking)
Benim dileğim öğrenmenin geleceğini tasarlamak.My wish is that we design the future of learning.
Öğrenmenin geleceğini tasarlamalıyız.So we need to design a future for learning.
Araba kullanmayı öğrenmek istediğini söylemiştin, değil mi?You wanted to learn how to drive, right?
Özellikle öğrenmek istediğin bir şey var mı?Ok, yes, is there anything in particular you would like to know about ?
Çünkü felsefe alanında makale yazmak, öğrenmesi zor bir şeydir.Because writing a philosophy paper is a difficult thing to
Araba kullanmayı öğrenmem lazım.I should have learned how to drive.
Öğrenmek için bir kulübe katıldım er ya da geç öğrenirim.I joined a club to Iearn and do it eventually.
Hikayenin tümünü öğrenmek istiyor musun?You want to know the whole story?