öğrenen ile cümle
öğrenen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fokidalıların geçidi terk ettiğini bir haberciden öğrenen Leonidas şafakta bir savaş konseyi toplamıştır.Egy hírnök jelentette Leónidasznak a történteket, aki reggelre összehívta a haditanácsot.
Durumu öğrenen Gabriele çok pişman olur.Rachel teljesen összetörik, amikor megtudja.
Bunu öğrenen Pusat kendisine saldırınca onu bıçaklayarak ağır yaralanmasına sebep oldu.Mikor ezt felfedte a lány előtt, az késsel támadt rá és súlyosan megsebezte.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Tizenévesen tanult meg gitározni, majd alapított egy country-folk együttest Buckskin Boys néven.
Andy'nin bir askerî okula kaydolduğunu öğrenen Chucky, kendini paketletip askerî okula postalar.Chucky ottaa selvää Andyn nykyisen sijainnin ja postittaa itsensä sotilaskouluun.
Bu gürültü, neler olduğunu öğrenen daha çok insanı çekti.Sekaannus houkutteli paikalle lisää ihmisiä, joille kerrottiin, mitä oli tapahtunut.
Bunu öğrenen babası Jin'e Jae Lee'yi öldürmesini söyler.Takaumassa Sunin isä saa selville tämän suhteen Jae Leehen.
Bunu öğrenen şirket ortakları bu duruma engel olmaya çalışırlar.Yhteiskuntien on tehtävä kaikkensa estääkseen sitä tapahtumasta.
Bu son öykü Slow Learner (Yavaş Öğrenen) (1984) adlı kitabı içinde yer alır.Pynchon on julkaissut myös novellikokoelman Slow Learner (1984).
Durumu öğrenen Gabriele çok pişman olur.Gabriella bliver ked af det.
Fakat daha sonra her şey ortaya çıkar ve Tezer’in hamile kaldığını öğrenen Utku şok olur.Men det hele snur seg når det blir klart at Zira er gravid.
Bu son öykü Slow Learner (Yavaş Öğrenen) (1984) adlı kitabı içinde yer alır.Noen av hans tidlige noveller ble samlet i Slow Learner (1984).
Bu durumu öğrenen Çapanoğlu, Evci Aşiretine elçiler gönderir .Den som finner dette, må advare sine kamerater.
Filmde kocasına takıntılı bir kadının varlığını öğrenen bir anne ve eş olan Sharon Charles'ı canlandırdı.Ia membintangi Sharon Charles, seorang ibu dan istri yang mempelajari sifat obsesif wanita terhadap suaminya.
Bunu öğrenen Elizabeth kiliseden kaçarcasına çıkar, Darcy Elizabeth'i takip eder ve ona evlenme teklif eder.Bingung, Elizabeth berlari keluar, namun Mr. Darcy memilih untuk mengejarnya dan mengusulkan pernikahan.
Bu gürültü, neler olduğunu öğrenen daha çok insanı çekti.Ia mendapat keterangan dari orang banyak tentang apa yang terjadi.
Uygun ve gerekli eğitimi almış midilliler, ata binmeyi yeni öğrenen küçük çocuklar için ideal bineklerdir.Ngựa lùn được đào tạo đúng là gắn kết thích hợp cho trẻ em đang học đi xe.
Geçici olarak (Yi An onun Eun Byeol olmadığını öğrenene kadar) Yi An'ın dostu olmuştur.緒方 季晋(おがた としくに) 麻子の幼馴染。
Nihayetinde Red John'un kim olduğunu öğrenen Patrick onu öldürmüştür.マンス・レイダーの末路を聞かれたジョンは自分が殺したと認める。
Değişen sayfa yapılarına uyum sağlamak için öğrenen sistemler kullanılmaktadır.構造変化を見つけるために用いられるプログラムがいくつか存在する。
Kendisine karşı sefer hazırlıkları yapıldığını öğrenen Tulayha da hazırlıklara başlar.若使殁而有知,必结草军前。
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.像其他青春期的孩子一样,科恩开始学习弹奏吉他,并组建了一个叫做Buckskin Boys的乡村民谣乐队。
Bunu öğrenen Elizabeth kiliseden kaçarcasına çıkar, Darcy Elizabeth'i takip eder ve ona evlenme teklif eder.心烦意乱的伊丽莎白跑出屋外,但达西追了上来并向她求婚。
Vipo, sıradışı büyük kulaklarını kullanarak uçmasını öğrenen bir köpektir.דמבו הוא פיל בעל אוזניים ענקיות המסוגל להשתמש בהן לתעופה.
İlk Spinjitzu'yu öğrenen kişidir.מהראשונים לדעת על מר ג'ינגלס.
Grove Street Families'in dağıldığını öğrenen CJ, temelli dönmeye karar verir.Дължението за работата на CJ, Grove Street Familes се завърнаха.
Vipo, sıradışı büyük kulaklarını kullanarak uçmasını öğrenen bir köpektir.Випо е малко куче с необикновено дълги уши, чрез които се научава да лети.
Guiscard'ın hareketini öğrenen Aleksios savaş planını değiştirdi.Научавайки за хода на Жискар, Алексий преразглежда бойния си план.
Böylece farklı öğrenen ve okuyucu tiplerine hitap edilebilir.Така зрителите могат да им се възхищават и изучават.
Coffey'in sırlarını ilk öğrenen odur.Seiji je prva osoba koja otkrije Honeyjin tajni identitet.
Kocasının suçunu öğrenen Procne intikam için oğulları Itys’i öldürür ve yemek olarak kocasına sunar.Prokné zabila svojho syna Itya a pripravila z neho manželovi večeru.
Bunu öğrenen şirket ortakları bu duruma engel olmaya çalışırlar.Obrancovia sa im snažia v tom zabrániť.
Guiscard'ın hareketini öğrenen Aleksios savaş planını değiştirdi.Ko je Aleksej izvedel za Guiscardov premik, je spremenil načrt bitke.
Olayı öğrenen Hagen intikam alacağına yemin eder.Med pripravo na sestanek Ford priseže maščevanje.
1974 yılında, bu olayı öğrenen bir arkadaşı ona dört tane daha penis hediye etti.Ko ga je leta 1974 sin zaprosil za rolko, mu je ta dal eno svojih starih.
Ergenlik döneminde gitar çalmayı öğrenen Cohen, Buckskin Boys isimli bir folk grubu da kurdu.Paauglystėje jis išmoko groti gitara ir subūrė country muziką grojusią grupę, pasivadinusią Buckskin Boys.
Horty’nin bu ikili tutumunu öğrenen Hitler, 1944’te Macaristan’ın işgal edilmesi emrini verdi.Saades teada Horthy kahepalgelisusest käskis Hitler 1944. aasta märtsis Saksa vägedel Ungari okupeerida.
Dizide Hart, 16 yaşında cadı olduğunu öğrenen yarı-ölümlü genç bir lise öğrencisini canlandırdı.Sabrina on teismeline tüdruk, kes saab oma kuueteistkümnendal sünnipäeval teada, et ta on nõid.
Auroranın yaptığı hareketleri tekrarlamayı öğrenen bir robot kola gönderiyorduk.그 신호를 로봇 팔에 보내 오로라가 만들어내는 그 움직임을 재현해보려고 했습니다.
Auroranın yaptığı hareketleri tekrarlamayı öğrenen bir robot kola gönderiyorduk.ושולחים אותן אל זרוע רובוטית שלמדה לשחזר את התנועות שאורורה עשתה.
Auroranın yaptığı hareketleri tekrarlamayı öğrenen bir robot kola gönderiyorduk.ثمّ نقوم بإرساله إلى ذراع آليّة التي نرغب في جعلها تنفّذ نفس الحركات التي تقوم بها أورورا
Auroranın yaptığı hareketleri tekrarlamayı öğrenen bir robot kola gönderiyorduk.オーロラの動きを再現するために 学習させたのです このブレイン・マシン・インターフェースを使って
Babam hakkındaki gerçeği öğrenene kadar... ...geri dönmeyeceğim.Amíg meg nem tudom az igazságot az apámról, nem megyek vissza.
Babam hakkındaki gerçeği öğrenene kadar... ...geri dönmeyeceğim.Δεν ξαναγυρίζω.
Babam hakkındaki gerçeği öğrenene kadar... ...geri dönmeyeceğim.لن اعود حتى اعرف ماضي والدي
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.Jullie zien dadelijk een zeer eenvoudige 'tweebeen' die leert lopen door kunstmatige evolutie.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.잠시후 보실것은 인공진화과정을 통해 걷는 것을 배운 두발달린 캐릭터 입니다.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.Zaraz zobaczycie bardzo prostego dwunoga, który uczy się chodzić, korzystając ze sztucznej ewolucji.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.Вы сейчас увидите, как очень простая двуногая модель учится ходить, используя механизм искусственной эволюции.
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.מה שתראו בעוד רגע זו דמות בעלת שתי רגליים שלומדת איך ללכת בעזרת אבולוציה מלאכותית
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.ما سترونه بعد قليل هو شكل ذو قدمين بسيط جدا كان قد تعلم المشي باستخدام التطور الاصطناعي
Birazdan göreceğiniz şey yapay evrimi kullanarak yürümeyi öğrenen bir, iki ayaklı.歩き方を学習していく様子をご覧頂きましょう 最初は全く歩くことはできませんが
Birden, hatırlayın, bunlar İngilizce öğrenen bebekler,英語を話す環境で育てられている 赤ちゃんです
- Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -인수분해 연습을 조금 더 해봅시다
- Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -Laten we nog een aantal voorbeelden doen. zodat we goed vertrouwd raken hiermee.
Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -On fait en faire d'autres pour bien maîtriser la technique.
Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -Poďme urobiť viac takýchto, aby sme si dobre osvojili túto zručnosť.
- Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -Udělejme jich víc, abychom si tuto dovednost opravdu vypilovali.
Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -Vamos fazer mais exemplos, para isto ficar mesmo bem assente.
Bu konuyu iyice öğrenene kadar birkaç örnek daha yapalım. -Zróbmy jeszcze kilka takich przykładów żeby to naprawdę dobrze opanować.