öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıPredstavte si, že znevýhodnení študenti by mohli získať rovnaký prístup k pokročilým kurzom vedy a matematiky
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıTänk om ogynnsamma studenter kunde få jämnlik tillgång till avancerad vetenskap och matematik klasser
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıThưởng tượng rằng học sinh khó khăn có cơ hội ngang bằng học tại các lớp khoa học tiến bộ
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıПредставьте себе, что студенты с ограниченными возможностями смогут изучать высшую математику и науку.
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıУявіть собі, що малозабезпечені студенти мають змогу навчатися у кращих університетах
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Acum imaginați-vă ce se întâmplă când colegii se ajută între ei în sala de clasă.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Agora imaginem o que acontece — falámos sobre os colegas ensinarem-se uns aos outros dentro da sala de aula.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Agora imaginem o que acontece - nós falamos sobre colegas ensinando uns aos outros dentro da sala de aula.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Forestil jer så også - vi talte om elever, der hjælper hinanden i klasseværelset.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Giờ thì tưởng tượng điều gì xảy ra khi -- chúng ta nói về học sinh giúp nhau học trong một lớp.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.우리가 앞서 말했던 교실 내에서 학생이 서로 가르치는 것에 어떤 일이 일어날지 상상해보세요.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Kuvitelkaa nyt, mitä tapahtuu kun -- äsken puhuttiin vertaisista opettamassa toisiaan luokkahuoneen sisällä.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Most képzeljük el, mi történik ahol -- beszéltünk arról, hogy osztálytársak tanítják egymást az iskolában.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Nu föreställa sig vad som händer där-- Vi talade om motparterna undervisa varandra inne i ett klassrum.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Predstavte si, čo sa stane keď -- hovorili sme o tom, ako sa spolužiaci navzájom doučujú.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Představte si, co se stane -- když jsme mluvili o spolužácích, kteří si pomáhaní v rámci třídy.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Sekarang bayangkan bila -- kita sudah membahas para siswa yang mengajari siswa lain di dalam kelas.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Stel je nu eens wat er gebeurt, waar - we hadden het over leerlingen die elkaar onderrichten in klasverband.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Tänk dig också vad som händer - vi talade tidigare om elever som hjälper varandra i klassrummet.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Сега помислете за следното - говорихме за помощ между връстници в една класна стая.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Тепер уявіть, що відбувається, коли учні вчать один одного на уроці в класі.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.Теперь представьте, что происходит, когда, как мы говорили, ученики учат друг друга на уроке в классе.
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.בקשר למה שהם יודעים או לא. כעת נסו לדמיין מה קורה כאשר -- דיברנו על חברים המלמדים
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.تخيلوا ما سيحدث عندما -- لقد تحدثنا عن تعليم الانداد لبعضهم داخل الفصل الدراسي
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.حول ما يفعلونه أو لا يعلمون. الآن تخيل ما يحدث فيها -- تحدثنا عن بعضها البعض تدريس الأقران
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.クラスメートが教え合うところを 想像してみてください これは同じ1つのシステムですから
Hayal edin sınıfta birbirine yardım eden öğrencilerin olduğu bir ortamda neler olur.教室の中で クラスメートが 教え合うところを 想像してみてください
Her ırka mensup öğrencilerin gidebileceği bir zamanda kuruldu.모든 인종의 학생들에게 개방된 학교였습니다.
Her ırka mensup öğrencilerin gidebileceği bir zamanda kuruldu.בתקופה שבה הורשו ללמוד סטודנטים מכל גזע.
Her ırka mensup öğrencilerin gidebileceği bir zamanda kuruldu.وأُنشئت في وقت كان يستطيع طلاب من كل جنس الذهاب إليها.
Her ırka mensup öğrencilerin gidebileceği bir zamanda kuruldu.黒人 白人その他様々な 人種の学生がいました
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.A gdy byli nasyceni, rzekł uczniom swoim: Zbierzcie te ułomki, które zbywają, żeby nic nie zginęło.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.A když byli nasyceni, řekl učedlníkům svým: Sbeřte ty drobty, kteříž zůstali, ať nezhynou.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.A keď sa nasýtili, povedal svojim učeníkom: Soberte zvýšené kúsky, aby nič nezhynulo!
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.Da sie aber satt waren, sprach er zu seinen Jüngern: Sammelt die übrigen Brocken, daß nichts umkommt.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.E quando furono saziati, disse ai discepoli: «Raccogliete i pezzi avanzati, perché nulla vada perduto»
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.저희가 배부른 후에 예수께서 제자들에게 이르시되 남은 조각을 거두고 버리는 것이 없게 하라 하시므로
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.Ko se pa nasitijo, veli učencem svojim: Zberite ostale kosce, da nič ne pogine.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.И когда насытились, то сказал ученикам Своим: соберите оставшиеся куски, чтобы ничего не пропало.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.Як же наситились, рече ученикам своїм: Позбирайте останки окрушин, щоб не пропало нїщо.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.ויהי כאשר שבעו ויאמר אל תלמידיו אספו את פתותי לחם הנותרים למען לא יאבד מאומה׃
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.فلما شبعوا قال لتلاميذه اجمعوا الكسر الفاضلة لكي لا يضيع شيء.
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.他 們 喫 飽 了 、 耶 穌 對 門 徒 說 、 把 剩 下 的 零 碎 、 收 拾 起 來 、 免 得 有 蹧 蹋 的
Herkes doyunca İsa öğrencilerine, ‹‹Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın›› dedi.他 們喫飽 了 、 耶穌對 門徒 說 、 把 剩下 的 零碎 、 收拾 起來 、 免得 有 蹧蹋的
Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı. (kahkahalar)Foi a perceção brutal, na primeira manhã, de que os estudantes indianos eram melhores que eu.
Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.충격적인 사실, 즉 인도 학생들이 저보다 더 훌륭하다는 것 때문이었습니다.
Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.la primera mañana, de que los estudiantes indios eran mejores que yo.
Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.בבוקר הראשון, שהסטודנטים ההודים היו יותר טובים ממני.
Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.منذ الصباح الأول أن الطلبة الهنود كانوا أفضل مني.
Hintli öğrencilerin benden daha iyi olduklarının farkına varmamdı.インドの学生は私よりも優秀でした。 (笑)
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.A keď vstal od modlitby a prišiel k učeníkom, našiel ich spať od zármutku
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Après avoir prié, il se leva, et vint vers les disciples, qu`il trouva endormis de tristesse,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.A vstav od modlitby, a přišed k učedlníkům, nalezl je, ani spí zámutkem.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.A wstawszy od modlitwy, przyszedł do uczniów, i znalazł je śpiące od smutku.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Cầu nguyện xong, Ngài đứng dậy trở lại cùng các môn đồ, thấy đương ngủ mê vì buồn rầu.
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Cầu_nguyện xong , Ngài đứng_dậy trở_lại cùng các môn_đồ , thấy đương ngủ_mê vì buồn_rầu .
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Cuando se levantó de orar y volvió a sus discípulos, los halló dormidos por causa de la tristeza
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.Depois, levantando-se da oração, veio para os seus discípulos, e achou-os dormindo de tristeza;
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.După ce S'a rugat, S'a sculat, şi a venit la ucenici; i -a găsit adormiţi de întristare,
İsa duadan kalkıp öğrencilerin yanına dönünce onları üzüntüden uyumuş buldu.És minekutána fölkelt az imádkozástól, az õ tanítványaihoz menvén, aludva találá õket a szomorúság miatt,

İlgili Sayfalar