öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Überall kann man Lehrer finden, denen es gelingt, Schüler zu außergewöhnlichen Leistungen zu bringen.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Власне, по цілій країні є вчителі, які допомагають своїм студентам досягнути неймовірних результатів.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Всъщност, има учители в страната, които помагат на учениците си да правят изключителни неща.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.Действительно, по всей стране есть учителя, которые помогают своим ученикам добиваться невероятных успехов.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.למעשה, יש מורים ברחבי המדינה שעוזרים לתלמידים שלהם להגיע להישגים בלתי רגילים.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.في الواقع، هناك في جميع أنحاء البلاد مدرسين يساعدون طلابهم على تحقيق تطور مدهش.
Gerçekte, ülkenin her yerinde öğrencilerin olağanüstü kazançlar sağlamalarına yardımcı olan öğretmenler var.全国にいます 平均的な教師が
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.A zis: "Atât timp cât vă autofinanțați, vă puteți aduce studenții ca să construiască."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Azt mondta, "Amíg magad összegyűjtöd a pénzt, és hozod a diákjaidat építeni, csinálhatod."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Dijo, "Mientras juntes el dinero por ti mismo, trae a tus alumnos a construir, puedes hacerlo".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Disse-me: "Desde que recolha dinheiro você mesmo, "e traga os seus alunos para construirem, pode fazê-lo."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Er sagte: "Sie können das machen, wenn Sie das Geld dafür sammeln und die Studenten zum Bau mitbringen."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Ha detto, "Finché raccogli denaro per conto tuo, porti i tuoi studenti a costruire, lo puoi fare."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Han sa: "Om du samlar in pengarna själv och anlitar dina studenter, får du bygga kyrkan".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Hij zei: "Als je het geld zelf bijeenhaalt en ze bouwt met je studenten, dan mag je."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Katanya, "Asalkan kamu mengumpulkan dananya sendiri, dan membawa murid-muridmu untuk membangunnya, silahkan."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.그가 말하길, "교수님께서 돈을 모아오고 학생들을 데리고 와서 짓는다고 하면 그렇게 하십시오."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Ông ấy nói, "Miễn là anh tự góp nhặt tiền, mang sinh viên của anh tới để xây dựng, anh có thể làm."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Povedal: "Ak sám vyzbieraš peniaze a prinesieš študentov, môžete stavať."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Powiedział: "Jeśli pan zbierze pieniądze i studenci pomogą, możecie budować".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Він сказав: "Поки ти збираєш гроші сам, візьми студентів з собою на будівництво, ти це можеш".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Он сказал: "Пока вы сами собираете деньги, берите своих студентов и стройте, вы можете это делать".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.Той каза, "Ако съберете парите сам и доведете учениците си да строят, можете да го направите."
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.הוא אמר "ככל שתגייס את הכסף בעצמך ותביא את הסטודנטים שלך לעסוק במלאכת הבניה, רשותי נתונה לך".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.وقال "طالما تقوم بجمع المال بنفسك، وبإحضار طلابك لأجل البناء يمكنك أن تفعل ذلك ".
"Gerekli parayı kendi başına toplaman koşuluyla, öğrencilerini yapım için getirip, çalışabilirsin." dedi.いいですよ」と 言ってもらいました 5週間で 教会を再建しました
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.A keď prišiel, zase ich našiel spať, lebo ich oči boly obtiažené.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.A przyszedłszy, znalazł je zasię śpiące; albowiem oczy ich były obciążone.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Cuando volvió otra vez, los halló durmiendo, porque los ojos de ellos estaban cargados de sueño
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.És mikor visszatér vala, ismét aluva találá õket; mert megnehezedtek vala az õ szemeik.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.E tornato di nuovo trovò i suoi che dormivano, perché gli occhi loro si erano appesantiti
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.E, voltando outra vez, achou-os dormindo, porque seus olhos estavam carregados.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Il revint, et les trouva encore endormis; car leurs yeux étaient appesantis.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.In ko se vrne, zopet jih najde speče, bile so jim namreč oči utrujene.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.I přišed k nim, nalezl je, a oni zase spí; nebo byly oči jejich obtíženy.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Ja tullessaan hän taas tapasi heidät nukkumasta, sillä heidän silmänsä olivat käyneet raukeiksi.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.다시 오사 보신즉 저희가 자니 이는 저희 눈이 피곤함일러라
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.När han sedan kom tillbaka, fann han dem åter sovande, ty deras ögon voro förtyngda.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Ngài trở lại nữa, thì thấy môn đồ còn ngủ; vì mắt họ đã đừ quá rồi.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Ngài trở_lại nữa , thì thấy môn_đồ còn ngủ ; vì mắt họ đã đừ quá rồi .
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Og han kom og fandt dem atter sovende, thi deres Øjne vare betyngede.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Og han kom og fant dem atter sovende; for deres øine var tunge.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.S'a întors iarăş la ucenici, şi i -a găsit dormind; pentrucă li se îngreuiaseră ochii de somn.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Toen Hij weer bij hen terugkwam, zag Hij dat ze door slaap waren overmand.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Und er kam und fand sie abermals schlafend, und ihre Augen waren voll Schlafs.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.Και ελθων ευρισκει αυτους παλιν κοιμωμενους διοτι οι οφθαλμοι αυτων ησαν βεβαρημενοι.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.И, придя, находит их опять спящими, ибо у них глаза отяжелели.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.І, прийшовши, знаходить їх знов сплячих, були бо очі в них важкі.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.ויבא וימצאם גם בפעם הזאת ישנים כי עיניהם היו כבדות׃
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.ثم جاء فوجدهم ايضا نياما. اذ كانت اعينهم ثقيلة.
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.又 來 見 他 們 睡 著 了 、 因 為 他 們 的 眼 睛 困 倦
Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına ağırlık çökmüştü.又 來見 他 們 睡著 了 、 因為 他 們 的 眼睛 困倦
Gittim ve eşimin dersine girdim Eşim derse öğrencilerineIch nahm tatsächlich am Unterricht teil.
Gittim ve eşimin dersine girdim Eşim derse öğrencilerineЯ прийшов і відсидів цілий урок.
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.무리가 거기 예수도 없으시고 제자들도 없음을 보고 곧 배들을 타고 예수를 찾으러 가버나움으로 가서
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.ויהי כראות המון העם כי ישוע איננו שם אף לא תלמידיו וירדו גם הם באניות ויבאו אל כפר נחום לבקש את ישוע׃
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.فلما رأى الجمع ان يسوع ليس هو هناك ولا تلاميذه دخلوا هم ايضا السفن وجاءوا الى كفرناحوم يطلبون يسوع.
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.眾 人 見 耶 穌 和 門 徒 都 不 在 那 裡 、 就 上 了 船 、 往 迦 百 農 去 找 耶 穌
Halk, İsanın ve öğrencilerinin orada olmadığını görünce teknelere binerek Kefarnahuma, İsayı aramaya gitti.眾人見耶穌 和 門徒 都 不 在 那 裡 、 就 上 了 船 、 往迦 百 農 去 找 耶穌
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıPředstavte si, kdyby znevýhodnění studenti mohli získat rovný přístup k pokročilé vědě a matematice

İlgili Sayfalar