öğrencilerin ile cümle

öğrencilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Uçuş Dersleri, öğrencilerin süpürgeleriyle uçmayı öğrendikleri derstir.Repüléstan – A diákok megtanulnak seprűn repülni, közlekedni.
Mezun olan ilk Türk öğrencilerinden biridir.Az egyetemen Török Aurél tanítványa volt.
Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar.Pedagógusként arra törekedett, hogy az elméleti oktatást lehetőség szerint összekapcsolja a gyakorlattal.
Öğrencilerin 11 farklı ders seçeneği var.11 egyetemi kar közül választhatnak a tanulók.
Ögrencilerine seralarda ders verir.Például feldíszítik az osztálytermüket.
Bayramlar ve hafta sonları dışında öğrencilerin tatilleri yoktur.Oppilailla ei ole edellä mainittujen lomien ja viikonloppujen lisäksi muita lomia.
Bleu sonunda prestijli Debbie Allen Dans Akademisi'nde ilk öğrencilerinden biri haline dans eğitimi .Corbin oli ensimmäisiä Debbie Allen Dance Academy'n oppilaita.
Gryffindor öğrencilerine daima yardımcı olur.Gregoria on aina valmis auttamaan muita.
IGSO üyeleri jeodezi öğrencilerini temsil eden üniversite dernekleridir.IGSO:n jäsenet ovat yliopistojen järjestöt jotka edustavat geomatiikan opiskelijoita.
İlk öğrencilerini Ekim 1994'te almıştır.Hän synnytti esikoislapsensa lokakuussa 1994.
Öğrencilerinden biri daha sonra çok başarılı olacak Ernest Rutherford’du.Vastaavaan tulokseen päätyi hieman myöhemmin uusiseelantilainen Ernest Rutherford.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Oppilaat jauhoivat antaumuksella.
Bu uygulama öğrencilerin teorik bilgilerini pratik beceri ile birleştirmesini sağlar.Osaaminen tarkoittaa sitä, että opiskelija pystyy yhdistämään teoreettisen tiedon käytännön työhön.
Üniversitelerde bu konu ileri düzey lisans öğrencilerine öğretilmektedir.Länsimaissa opetetaan lähinnä näiden ylempien tasojen harjoituksia.
Buradaki 12. sınıf öğrencilerinin %64,4 kadarı yeterlik sınavı sertifikası almaya hak kazanmaktadır.43,3 % 12. vuosiluokan opiskelijoista oli suorittanut ylioppilastutkinnon.
Birçok üniversite hocası işten çıkarıldı öğrencilerin çoğu kovuldu.Ylemmät kouluasteet lopetettiin ja monet hengissä olevat koulutetut teloitettiin.
Öğrencilerin bir kısmı yatılı; diğerleri gündüzlü idi.Muut olivat käyneet oppikouluakin ja osa oli ylioppilaita.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Oppilaat itse eivät saaneet suorittaa kokeita.
Öğrencilerin neleri öğrenmeleri gerektiği okul ve ailenin sorumluluğudur.Opiskelijakunnan päätöksenteosta ja toiminnasta vastaavat opiskelijat.
Aikido öğrencilerine aikidoka denir.Akavan opiskelijatoiminta tapahtuu Akavan opiskelijat -nimellä.
Hogwarts öğrencilerinin Hogsmeade gezilerinde sık sık gittiği bir yerdir.Hodorkovskin liiketoimiin sijoittaneet joutuivat usein pettymään.
Oxford öğrencilerinin eğitimleri sırasında maddi destek için değerlendirebilecekleri pek çok imkân mevcuttur.Oxfordin opiskelijoilla on myös mahdollisuus saada stipendirahoitusta omille opinnoilleen.
Öğrencilerinden hiçbirisi soruyu çözemedi.Kukaan hänen oppilaistaan ei osannut ratkaista tehtävää.
Öğrencilerin çoğu yorgundu.Monet opiskelijoista olivat väsyneitä.
Bir öğretmen öğrencilerine karşı adil olmalı.Opettajan täytyy olla oikeudenmukainen oppilaitaan kohtaan.
Vilna Gaon’un öğrencilerinin neslindendir.Είναι απόγονος των μαθητών του Vilna Gaon.
IGSO üyeleri jeodezi öğrencilerini temsil eden üniversite dernekleridir.Τα μέλη του IGSO είναι οργανισμοί από πανεπιστήμια που εκπροσωπούν φοιτητές Γεωδαισίας.
Öğrencilerinden biri daha sonra çok başarılı olacak Ernest Rutherford’du.Ένας από τους μαθητές του ήταν ο Έρνεστ Ράδερφορντ, ο οποίος ο οποίος αργότερα τον διαδέχθηκε.
38.000 civarında öğrencisi bulunmakla birlikte, bu öğrencilerin 5.500'ü yükseklisans eğitimi görmektedir.Έχει εγγεγραμένους περίπου 38.000 φοιτητές (συμπεριλαμβανομένων 5.500 μεταπτυχιακών φοιτητών).
Bu akım bazı ilkokul öğrencilerinde de yayılmaktadır.Το πρόγραμμα αυτό είναι ανοικτό και σε προπτυχιακούς φοιτητές άλλων ΑΕΙ.
1995 yılında ise ilk öğrencilerini aldı.Την ιδία χρόνια άρχισε να δέχεται φοιτητές.
Öğrencilerin %10'luk bölümü üniversite yerleşkesinde yaşamaktadır.Περί το 60% των προπτυχιακών φοιτητών διαμένουν μέσα στην πανεπιστημιόπολη.
Okulunda hemen kendini fark ettirdi ve üniversite öğrencilerine verilen bir bursu almaya hak kazandı.Απεφοίτησε από το τοπικό κολέγιο και κέρδισε υποτροφία για να συνεχίσει τις σπουδές του στο πανεπιστήμιο.
Üniversite ilk öğrencilerini 2013-2014 akademik yılında aldı.Το νέο Τμήμα δέχθηκε για πρώτη φορά εισακτέους το ακαδημαϊκό έτος 2013-2014.
Öğrencilerinden ikisinin ünü zamanla kendisini geçti: Johann Baptist Cramer ve John Field.Αργότερα ετάφησαν μαζί του οι μαθητές του Johann Baptist Cramer, John Field και Ignaz Moscheles.
Öğrencilerin şehit olduğu haberi okula ulaşınca, okul koyu bir yas havasına bürünür.Λέει ότι όταν το αγόρι γύρισε στην τάξη μετά τη συνάντηση, η ανάσα του μύριζε οινόπνευμα.
Bu nüfusun yaklaşık 7.000'i üniversitenin öğrencilerinden oluşmaktadır.Samlet har institutionen ca. 7.000 studerende.
Ayrıca, öğrencilerin kendi yemeklerini yapabilecekleri hobi mutfağı bulunmaktadır.Der fandtes desuden en restaurant, hvor gæsterne kunne nyde elevernes madlavning.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Hans største betydning lå i den rent personlige indflydelse, han udøvede på sine elever.
ABD'de, fakültelere kabul edilen öğrencilerin yaklaşık %80'i kız öğrencilerdir.Omkring 80 % af de amerikanske collegestuderende studerer på offentlige universiteter.
İlk öğrencilerini 2011-2012 eğitim-öğretim yılında almıştır.De tre skoler blev slået sammen i skoleåret 2011-2012.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Eleverne er bosiddende på skolen.
Öğrencilerin %60 kadarı VMBO programına dahildirler.90 % af studiepladserne ved den universitetsforberedende uddannelse er forbeholdt bumiputera.
Uçuş Dersleri, öğrencilerin süpürgeleriyle uçmayı öğrendikleri derstir.Kattene lærer let.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Det var imidlertid ikke hans hensigt at bruge denne eksamen.
Cinéfondation bölümü, öğrencilerin film okullarındaki filmlerine odaklanmaktadır.Det er nødvendigt med abonnement for at se filmene i undervisningssektionen.
Yurtlarda kalan öğrencilerin en geç 22:00'da yerleşkede olmaları gerekir.Üütjschiten må kun praktiseres efter kl. 22.
Lützowsches Freikorps gibi öğrencilerin oluşturduğu birlikler bu eğilimin örnekleridir.Opprettelsen av slike studentmilitser som Lützow Frikorps eksemplifiserte denne tendensen.
Hocalar sıkça öğrencilerine yalın hâldeki soyadlarıyla hitap ederler.Intet studenternavn kommer så ofte igjen i politiets bøker som Lerches.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Hans forelesninger ble satt stor pris på av studentene.
Bu nüfusun yaklaşık 7.000'i üniversitenin öğrencilerinden oluşmaktadır.Samlet har institusjonen ca. 7 000 studenter.
Ama öğrencilerin bundan haberi olmadı.Men dette visste ikke venninnene.
1956 yılında, kırk siyahi öğrenci beyaz öğrencilerin okuduğu bir okula başvuruda bulundu.I januar 1956 prøvde så 27 svarte elever å registrere seg ved hvite skoler.
Ama öğrencilerin çağırdığı iblis çoktan gelmiştir.Det er den typen demon som blir tilkalt først av en lærling.
1788'de Paris'e dönerek Rus değişim öğrencilerinin nezaretinde bulundu.I 1788 vendte han tilbake til Paris som veileder for russiske studenter i utlandet.
Öğrencilerin daha önceden İspanyolca bilmeleri zorunlu değildir.Elevene har i tillegg mulighet til å studere spansk.
Ve okuldaki tüm öğrencilerin içinde onu küçük düşürürdü.Blant hans elever var hans datter Arete.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.De aller fleste elevene har vært eller er hans elever.
Görevi Avrupa'daki öğrencilerin ve kurumların iletişim ve işbirliğini arttırmaktır.Formålet med ESTIEM er å fremme kommunikasjon og samarbeid mellom studenter over hele Europa.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Elevene bor på skolens internat.

İlgili Sayfalar