öğrenciler ile cümle

öğrenciler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bir öğretmen öğrencilerine karşı adil olmalı.Opettajan täytyy olla oikeudenmukainen oppilaitaan kohtaan.
Öğretmen öğrencileri ciddi olarak azarladı.Opettaja rankaisi oppilaita ankarasti.
Öğrenciler birbiri ardına sorular sordu.Opiskelijat esittivät kysymyksiä yksi toisensa perästä.
Vilna Gaon’un öğrencilerinin neslindendir.Είναι απόγονος των μαθητών του Vilna Gaon.
İlk IGSM, Delft Teknik Üniversitesi’ndeki Jeodezi öğrencileri tarafından Hollanda’da düzenlendi.Το πρώτο IGSM οργανώθηκε στην Ολλανδία από φοιτητές Γεωδαισίας του TU Delft.
IGSO üyeleri jeodezi öğrencilerini temsil eden üniversite dernekleridir.Τα μέλη του IGSO είναι οργανισμοί από πανεπιστήμια που εκπροσωπούν φοιτητές Γεωδαισίας.
Bu öğrenciler kendilerini "Dumbledore'un Ordusu(DO)" olarak adlandırırlar.Η ομάδα πήρε τον τίτλο "Στρατός του Ντάμπλντορ".
IGSO, her yıl farklı bir ülkede Uluslararası Jeodezi Öğrencileri Buluşması (IGSM) düzenler.Κάθε χρόνο ο IGSO οργανώνει το Συνέδριο Διεθνών Φοιτητών Γεωδαισίας (IGSM) σε μία διαφορετική χώρα.
Öğrencilerinden biri daha sonra çok başarılı olacak Ernest Rutherford’du.Ένας από τους μαθητές του ήταν ο Έρνεστ Ράδερφορντ, ο οποίος ο οποίος αργότερα τον διαδέχθηκε.
2010 yılında UIST öğrencileri tarafından ilk supercomputer (cluster computer) ülke içinde yapıldı .Το 2010, οι μαθητές του UIST δημιούργησαν τον πρώτο υπερυπολογιστή (συγκρότημα υπολογιστών) στη πΓΔΜ.
Bu papirüs, aritmetik ve geometride öğrenciler için bir talimat el kitabı niteliğindedir.Πρόκειται για ένα εγχειρίδιο οδηγιών για μαθητές στην αριθμητική και τη γεωμετρία.
Bunun yerine öğrenciler yeteneklerine göre belirlenmiş derslere yerleştirilirler.Αντί αυτών, τα παιδιά τοποθετούνται ανάλογα με την ικανότητά τους σε κάθε δεδομένο μάθημα.
38.000 civarında öğrencisi bulunmakla birlikte, bu öğrencilerin 5.500'ü yükseklisans eğitimi görmektedir.Έχει εγγεγραμένους περίπου 38.000 φοιτητές (συμπεριλαμβανομένων 5.500 μεταπτυχιακών φοιτητών).
Bu akım bazı ilkokul öğrencilerinde de yayılmaktadır.Το πρόγραμμα αυτό είναι ανοικτό και σε προπτυχιακούς φοιτητές άλλων ΑΕΙ.
Doktora öğrencileri bu sayının 3,900'ünü oluşturmaktadır.Περίπου 100 καθηγητές διδάσκουν τους 4.900 φοιτητές του πανεπιστημίου.
Fakültenin birinci sınıfları, bütün öğrenciler için temel tasarım stüdyosu içerir.Το Πανεπιστήμιο εγγυάται στέγαση σε κάθε πρωτοετή φοιτητή.
Öğrenciler hangi bölümün deneysel olduğunu bilmezler.Δεν είναι σαφές με ποιον Δάσκαλο σπούδασε.
Toplu taşıma hizmeti öğrencilere ücretsiz olarak veriliyor.Τη σίτιση και δωρεάν μεταφορά των μαθητών.
Ölümlerinden sonra Slav halkları arasındaki çalışmalarına öğrencileri tarafından devam edilmiştir.Μετά το θάνατό τους οι μαθητές τους συνέχισαν το ιεραποστολικό έργο τους μεταξύ άλλων Σλάβων.
Öğrencilere verilecek eğitimin içeriğinde gereksiz ayrıntılara yer verilmez.Κανένας νέος που θέλει να φοιτήσει δεν αποκλείεται.
Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir.Οι φοιτητές καλούνται να επιλέξουν την κατευθυνση-κλίση που τους ενδιαφέρει.
1995 yılında ise ilk öğrencilerini aldı.Την ιδία χρόνια άρχισε να δέχεται φοιτητές.
Bu okullarımızın öğrencileri taşımalı eğitim uygulamasından yararlanmaktadır.Εμείς πρέπει να παρακινούμε τους μαθητές προς την εργασία.
Yeni bina 3000 öğrenciler için tasarlanmıştır.Τους συνόδευαν 3.000 φοιτητές.
Öğrencilerin %10'luk bölümü üniversite yerleşkesinde yaşamaktadır.Περί το 60% των προπτυχιακών φοιτητών διαμένουν μέσα στην πανεπιστημιόπολη.
Okul Mahkemesi, okul kurallarına uymayan öğrenciler ve personelle ilgili karar veren topluluktur.Το δικαστήριο είναι η σχολική συνέλευση που ασχολείται με άτομα που παραβιάζουν τους κανονισμούς του σχολείου.
Özellikle sayısal ve eşit ağırlık öğrencileri vardır.Διακρίνεται σε Γενική και Ειδική Διδακτική.
Okulunda hemen kendini fark ettirdi ve üniversite öğrencilerine verilen bir bursu almaya hak kazandı.Απεφοίτησε από το τοπικό κολέγιο και κέρδισε υποτροφία για να συνεχίσει τις σπουδές του στο πανεπιστήμιο.
Üniversite ilk öğrencilerini 2013-2014 akademik yılında aldı.Το νέο Τμήμα δέχθηκε για πρώτη φορά εισακτέους το ακαδημαϊκό έτος 2013-2014.
Öğrencilerinden ikisinin ünü zamanla kendisini geçti: Johann Baptist Cramer ve John Field.Αργότερα ετάφησαν μαζί του οι μαθητές του Johann Baptist Cramer, John Field και Ignaz Moscheles.
Öğrencilerin şehit olduğu haberi okula ulaşınca, okul koyu bir yas havasına bürünür.Λέει ότι όταν το αγόρι γύρισε στην τάξη μετά τη συνάντηση, η ανάσα του μύριζε οινόπνευμα.
Birinci sınıfta tüm öğrenciler çekirdek programa tabi tutulurlar.Στις δυο πρώτες τάξεις, όλοι οι μαθητές διδάσκονται τα ίδια μαθήματα.
Tenis, öğrenciler arasında çok popülerdir.Το τένις είναι πολύ δημοφιλές μεταξύ των φοιτητών.
Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin.Gå derfor hen og gør alle folkeslagene til mine disciple."
Hogwarts öğrencileri kazanlarını Diagon Yolu'ndaki kazan dükkânından alabilirler.Eleverne på Hogwarts kan købe deres kedler i en butik i Diagonalstræde.
Bundan sonra müslüman öğrencileri örgütledi.Muslimske studerende går sammen.
Konu öğrencilere atanır.Vi kæmper elevernes sag.
Gemici fukunun eski öğrenciler için nostaljik bir önemi vardır ve genellikle kaygısız gençlikle bağdaştırılır.Sailor fuku har nostalgisk betydning for tidligere elever og forbindes ofte med den sorgløse ungdom.
Hatta o kadar yakındırlar ki öğrenciler bile ona ilk ismiyle seslenir.Han er meget selvsikker og kalder læreren ved fornavn.
Bu sayede öğrenciler çok kaliteli bir eğitim almaktadır.Her får eleverne en grundlæggende erhvervsuddannelse.
Bu nüfusun yaklaşık 7.000'i üniversitenin öğrencilerinden oluşmaktadır.Samlet har institutionen ca. 7.000 studerende.
Her sene yeni katılan öğrencilere Geleneksel Rozet Takma Töreni düzenlenir.Det er en tradition, at de nybagte studenter hvert år danser omkring statuen.
Öğrenciler anaokulundan 12. sınıfa kadar değişen bir yaş aralığında bulunmaktadır.Skolen har klasser fra før børnehavealderen til 12. klasse.
Ayrıca, öğrencilerin kendi yemeklerini yapabilecekleri hobi mutfağı bulunmaktadır.Der fandtes desuden en restaurant, hvor gæsterne kunne nyde elevernes madlavning.
İspanya'daki bu çalışmaları sırasında ressama, öğrencileri olan Aniello Rossi ve Matteo Pacelli yardımcı oldu.I Spanien havde han eleverne Aniello Rossi og Matteo Pacelli.
Öğrenciler on katılımcının postcardına görev almıştır.Efterskolen optager kun 10. klasseselever.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Hans største betydning lå i den rent personlige indflydelse, han udøvede på sine elever.
Medresede okuyan öğrenciler, darüşşifadaki uzman hekimler yanında yetiştirilmekteydi.Blindeinstitutter og blev opdraget sammen med andre blinde.
Öğrenciler genellikle yaşlı ve eğitim seviyeleri düşüktür.Eleverne er ofte ældre elever.
Değişim öğrencileri için başvuru prosedürleri OMÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi tarafından yönetilmektedir.Koordinering af tilsynsmyndigheder vil udføres af Det Europæiske Databeskyttelsesråd.
Müzisyenler, şarkıcılar, öğrenciler ve öğretmenlerin koruyucu azizidir.Førere, opdragere og forbilleder behøver Europa.
Öğrencileri çeşitli üniversitelere yerleştirilmiştir.Pigerne blev indsat i forskellige skoler.
ABD'de, fakültelere kabul edilen öğrencilerin yaklaşık %80'i kız öğrencilerdir.Omkring 80 % af de amerikanske collegestuderende studerer på offentlige universiteter.
Tersi durumda ise, öğrenciler sınıfın dışında model ararlar.Derfor er det nødvendigt for forskerne at kigge udenfor standardmodellen grænser.
İlk öğrencilerini 2011-2012 eğitim-öğretim yılında almıştır.De tre skoler blev slået sammen i skoleåret 2011-2012.
Günümüzde nüfusu yoğun olarak öğrenciler ve emeklilerden oluşmaktadır.I dag beboes Skibhuskvarteret i høj grad af studerende og børnefamilier.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Afdelingen har 126 elever, fordelt på 0.-6. klassetrin.
Bugün pansiyon sadece erkek öğrencilere ayrılmıştır.Her fortsatte forældrene med at drive et pensionat for mandlige studerende.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Eleverne er bosiddende på skolen.
Bunun üzerine öğrenciler beyaz çarşaflar göstererek teslim olmuştur.Så hans underhøvding måtte overgive sig til de hvide mænd.

İlgili Sayfalar