öğrenciler ile cümle

öğrenciler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öğrenciler tarafından yapılan 19 Nisan İhtilali sonucu Rhee, 26 Nisan'da istifa etti.Rhee indleverede sin formelle afskedsansøgning dagen efter, den 26. april.
Henüz büyük bir hayalim var, ve öğrencilere yardımcı olmak istiyorum "dedi.Mine forældres ønske, først og fremmest, om at jeg skulle studere."
Öğrencilerin %60 kadarı VMBO programına dahildirler.90 % af studiepladserne ved den universitetsforberedende uddannelse er forbeholdt bumiputera.
Uçuş Dersleri, öğrencilerin süpürgeleriyle uçmayı öğrendikleri derstir.Kattene lærer let.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Det var imidlertid ikke hans hensigt at bruge denne eksamen.
1964 yılında okula yeniden kız öğrenciler de kabul edilmeye başladı.I 1964 blev de første piger optaget på skolen.
Yine de bu öğrenciler okuldan ihraç edilmiştir.Studerende blev evakuerede fra området.
Cinéfondation bölümü, öğrencilerin film okullarındaki filmlerine odaklanmaktadır.Det er nødvendigt med abonnement for at se filmene i undervisningssektionen.
Yurtlarda kalan öğrencilerin en geç 22:00'da yerleşkede olmaları gerekir.Üütjschiten må kun praktiseres efter kl. 22.
Lützowsches Freikorps gibi öğrencilerin oluşturduğu birlikler bu eğilimin örnekleridir.Opprettelsen av slike studentmilitser som Lützow Frikorps eksemplifiserte denne tendensen.
Tayvanlı ve Hong Konglu pek çok ünlü, şarkılar söyledi ve Pekin'deki öğrencilere desteklerini gösterdi.Mange kjente personligheter fra Hongkong og Taiwan sang og uttrykte sin støtte til studentene i Beijing.
Öğrenciler eğitimlerini en iyi şekilde almaktadırlar.Her kommer elevene til å gjøre sitt beste.
Lisansüstü öğrencilere sunulan yeni alanlar hızla artmaktadır.Tilgangen til nye elever steg.
Öğrenciler, beş yıl boyunca eğitim alıyordu.Elevene gikk på skolen i fem år.
Hocalar sıkça öğrencilerine yalın hâldeki soyadlarıyla hitap ederler.Intet studenternavn kommer så ofte igjen i politiets bøker som Lerches.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Hans forelesninger ble satt stor pris på av studentene.
En iyi arkadaş olan Rahul (Shahrukh Khan) ve Anjali (Kajol) St. Xavier Akademisi öğrencileridirler.Rahul (Shah Rukh Khan) og guttejenta Anjali (Kajol) er studenter på St. Xavier College.
Bu nüfusun yaklaşık 7.000'i üniversitenin öğrencilerinden oluşmaktadır.Samlet har institusjonen ca. 7 000 studenter.
Ama öğrencilerin bundan haberi olmadı.Men dette visste ikke venninnene.
1956 yılında, kırk siyahi öğrenci beyaz öğrencilerin okuduğu bir okula başvuruda bulundu.I januar 1956 prøvde så 27 svarte elever å registrere seg ved hvite skoler.
Ama öğrencilerin çağırdığı iblis çoktan gelmiştir.Det er den typen demon som blir tilkalt først av en lærling.
Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin.Gå derfor og gjør alle folkeslag til disipler!
1788'de Paris'e dönerek Rus değişim öğrencilerinin nezaretinde bulundu.I 1788 vendte han tilbake til Paris som veileder for russiske studenter i utlandet.
Öğrencilerin daha önceden İspanyolca bilmeleri zorunlu değildir.Elevene har i tillegg mulighet til å studere spansk.
Ve okuldaki tüm öğrencilerin içinde onu küçük düşürürdü.Blant hans elever var hans datter Arete.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.Elevene blir delt inn i grupper på 3-5 elever.
Ilk Fen Fakultesi öğrencileri 1965'te alindi.Universitetet fikk sine første studenter i 1965.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.De aller fleste elevene har vært eller er hans elever.
İkinci kuşağı Henri'nin öğrencileri oluşturmuştur.Hennes to bøker Henriks læreaar.
16 yaşında bazı öğrenciler belagat okuluna giderlerdi.I 16-årsalderen ble noen studenter sendt til retorikkskoler.
Bugün pansiyon sadece erkek öğrencilere ayrılmıştır.Skolen har internat for elevene.
Görevi Avrupa'daki öğrencilerin ve kurumların iletişim ve işbirliğini arttırmaktır.Formålet med ESTIEM er å fremme kommunikasjon og samarbeid mellom studenter over hele Europa.
Örneğin aşağıdaki cümledeki tüm kelimeler türemiştir: Gözlük satıcısı öğrencilerle şakalaşıyordu.Der var det skrevet på spøk at den enkle versjonen var ment for spillanmelderere.
En çok ün kazanmış olan öğrencileri Domenico Scarlatti ve Benedetto Marcello oldular.Gasparini var også musikkpedagog, hans mest kjente elever er Domenico Scarlatti og Benedetto Marcello.
Sanat öğrencileri olarak Berthe ve Edma, Edma'nın evlenip çocuk sahibi olmasına kadar çok yakın çalıştılar.Søstrene arbeidet tett sammen inntil Edma ble gift og fikk barn.
Öğrencilerin bir kısmı okul pansiyonunda yatılı kalmaktadır.Elevene bor på skolens internat.
Çalışanlar ve öğrenciler arasındaki güçlü ilişkiler sayesinde iyi bir eğitim ortamı oluşmaktadır.Både elever og ansatte har fått gode arbeidsforhold.
Ayrıca isteyen öğrencileri Noel tatilinde evlerine de götürmektedir.Hva ville vi ha vist besøkende hvis de kom hit på ferie?
Platon'un Akademi geleneğini, onun ölümünden sonra öğrencileri ve felsefesini benimseyenler sürdürdüler.Platons etterfølgere i Akademiet førte hans tanker videre.
Nerima'da bulunan Japon öğrenciler, Matsudo'da bulunan ise yabancı öğrencilerin konaklaması içindir.Universitetet har to internater: en for japanske studenter i Nerima og en for utvekslingsstudenter i Matsudo.
1979 yılında yatılık kaldırılarak öğrenciler burslu hale getirildi.På septembermøtet 1979 ble medlemmene inviteret til debatt.
Çoğu ülkede öğrenciler tarafından büyük ilgi görmüştür.Han fikk stor innflytelse på mange av studentene.
Bu alanda öğrencilerimiz ve personelimiz boş vakitlerini değerlendirebilmektedir.Her kan lærer eller studentene ha eneansvaret.
Beldede çevre köylerden de gelen öğrencilere evsahipliği yapan bir ilköğretim okulu bulunmaktadır.Skolen har et attraktivt tilbud til elever fra hele landet.
1973 - Atina'da üniversite öğrencileri, cunta rejimine karşı ayaklandılar.1973 – Studentopprør i Athen mot det greske militærregimet.
Bazı ortaokul ve lisedeki kız öğrenciler bol çoraplarını okul üniformaları ile beraber giymeyi severler.De fleste sørkoreanske ungdomsskoler og videregående skoler har skoleuniformer.
Öğrencileri 11 ile 18 yaş arası erkek çocuklardan oluşur.Organet består av folkevalgte medlemmer i alderen 11 til 18 år.
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Andersen var godt likt og mange av studentene hans har holdt kontakten med ham i mange år.
Bu öğrenciler, aynı zamanda Hotspur Kriket Kulübü'nün de üyeleriydi.Han var også medlem av Melbourne Cricket Club.
Kütüphanede çalışanlar zamanlarının çoğunu öğrencilerle birlikte, onlara yardım ederek geçirir.På skole og fritid er de fleste mennesker sammen med andre mennesker, og de forventer noe av vedkommende.
DHIU, yakın zamanda kapılarını tüm dünyadan gelecek öğrencilere açmaktayı planlamaktadır.Dalam waktu terdekat, DHIU berencana untuk membuka pintu untuk siswa dari seluruh dunia.
Eylül 2005: Yaklaşık 30 üniversite öğrencileri üye oldular, ve ödev olarak maddeler yazdılar.September 2005: Lebih dari 30 mahasiswa mendaftar dan menulis artikel sebagai pekerjaan rumah.
Polis öğrencilere şiddet uyguladı ve tüm toplantılar yasakladı.Polisi memukuli mahasiswa dan melarang semua perkumpulan.
Okulu açtığı ilk zamanlarda işler iyi değildir çünkü öğrencileri birkaç ay orada kalıp ayrılıyorlardır.Pada awalnya bisnis perguruan tidak berjalan lancar karena murid - muridnya hanya bertahan beberapa bulan.
Orada bazı öğrencileri bularak onlara "İman ettiğiniz zaman Kutsal Ruh'u aldınız mı?" diye sordu.Ketika mereka sedang bertransaksi di pasar, mereka akan berkata, "Berapa harganya wahai orang beriman?"
Bununla birlikte öğrenciler Pekin'deki üniversitelerde boykot çağrısında bulundular.Oleh karena itu para pelajar mengadakan sebuah mogok di universitas di Beijing.
Cinéfondation bölümü, öğrencilerin film okullarındaki filmlerine odaklanmaktadır.Sesi Cinéfondation difokuskan untuk film yang dibuat oleh para siswa di sekolah mereka.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Untuk mencapai sarjana Muda, mahasiswa harus menyelesaikan 122 kredit.
Bu papirüs, aritmetik ve geometride öğrenciler için bir talimat el kitabı niteliğindedir.Lembaran itu adalah manual instruksi bagi pelajar aritmetika dan geometri.
Not alma, öğrenciler için, özellikle de üniversite düzeyinde önemli bir yetenektir.Mencatat adalah skill penting untuk siswa, terutama di perguruan tinggi .

İlgili Sayfalar