öğrenciler ile cümle

öğrenciler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.Większość ofiar to studenci.
Her gün öğrencilerine sınav yapar.Co roku odbywały się egzaminy maturalne.
Her katta öğrenciler için etüt odaları mevcuttur.Na górce przeznaczono pomieszczenia na mieszkania dla nauczycieli.
Aynı soruyu diğer öğrencilere de tek tek sordu.Następnie druga osoba dopowiadała na te same pytania.
Kolejin eski mezunları ve bazı öğrencileri bu karardan memnun olmamıştır.Mimo to, szkoła oraz wielu rodziców zignorowało to oświadczenie.
Okul öğrencilerinin %25'i İngilizce öğrenmektedirler.Na Uniwersytecie Kraju Basków 25% studentów uczy się w języku baskijskim.
Tüm öğrenciler yarın pikniğe gidecekler. (ne zaman, nereye)Jag går till Skåne i morgon bitti (Jutro wczesnym rankiem jadę do Skanii).
Konu öğrencilere atanır.Karta szkodzi uczniom.
Ünitelerin sonunda öğrencilere bir de son test verilmektedir.W ostatnim odcinku zdają już oni egzaminy końcowe.
Öğrencileri birçok konuda söylevler vererek deneyim kazanıyorlardı.Uczeni stosowali wiele wariantów zapisu danego słowa.
Ayrıca öğrencilerimiz kiralık evlerden de faydalanabilmektedirler.Seniorzy mogą również czerpać korzyści w wynajmu dotychczasowego mieszkania.
İşte o okul tam zamanında, 20 Eylül’de kapılarını öğrencilere açmış bulunmaktadır.Później zostanie on przygotowany, aby 1 września móc przyjąć uczniów.
Eskişehir'deki gösterilere öğrencilerin yanında Eskişehirspor taraftarları da katıldı.Poza Alptekinem do grupy należeli także jego dawni uczniowie.
Örneğin aşağıdaki cümledeki tüm kelimeler türemiştir: Gözlük satıcısı öğrencilerle şakalaşıyordu.Po przybyciu na miejsce pisarka dochodzi do wniosku, że pojawianie się zjawy jest żartem uczniów.
Ürünlerini kendileri ve diğer Hogwarts öğrencileri üzerinde denerler.Skupia studentów i absolwentów UW oraz innych warszawskich uczelni wyższych.
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.Jak uczyć studentów wypowiadania się i słuchania innych?
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Cody jest od niego lepszy w nauce, często odrabia za niego lekcje.
Gelişmekte olan ülkelerden gelen öğrenciler, uluslararası öğrencilerin yaklaşık %60'ını oluşturmuştur.Kształci wielu obcokrajowców, którzy stanowią ponad 10% wszystkich studentów.
Gryffindor öğrencilerine daima yardımcı olur.Grzegorz Wydra Absolwenci chor. szt.
Hogwarts Ekspresi yeni yılın başında öğrencileri bırakmak için Hogsmeade'deki istasyonda durur.Ekspres Hogwart zatrzymuje się na stacji w Hogsmeade.
Bölümün ilk öğrencilerinden birisiydi.Należał do pierwszej grupy studentów tej uczelni.
Öğrencilerin %95’i devlet okullarında ücretsiz eğitim görürler.Około 98% uczniów kontynuuje swą naukę w bezpłatnym gimnazjum.
Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir.Studenci zwykle mają prawo wyboru godziny, na którą chcą przychodzić.
En önemli etkinliği Dünya Gençler ve Öğrenciler Festivali olan örgütün merkezi Budapeşte'dedir.Najważniejszym spotkaniem Federacji jest Światowy Festiwal Młodzieży i Studentów.
Bazı öğrenciler üçüncü kat balkonundan aşağı kaldırıma atıldı, öğrencilerin kemikleri kırıldı.Wówczas okazuje się, że uczniowie trafili na 3. piętro, na które wstęp jest zabroniony.
Vĕrenekensem şkula kayrăś = Öğrenciler okula gittiler.Have you sent the children to school? → Wysłałeś dzieci do szkoły?
Öğrencileri tarafından “Maestro” diye anılmıştır.Przez studentów nazywany „Papą”.
İlköğretim I. kademe öğrencileri 1 öğretmen ile eğitim görmektedir.Załóżmy, że pierwszy uczeń otrzymał sprawdzian o numerze i.
Buna benzeyen öğrenciler var.Uczniowie odpowiedzieli Tak.
Bundan sonra müslüman öğrencileri örgütledi.Chodziło o przyciągnięcie uczniów-muzułmanów.
Öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildi.Studenci nie są zobowiązani do uczestnictwa w tych zajęciach.
Öğrenciler yerlerine oturdular.Uczniowie wsiadają do przedziałów.
Bu, toplam öğrencilerin yaklaşık %13'ünü tutar.Ich liczba sięgała nawet 1/3 wszystkich studiujących.
Bu yıldan başlamak üzere gündüzlü kız ve erkek öğrenciler de okula kabul edilmeye başladı.Zdecydowano wówczas, aby do szkoły zacząć przyjmować zarówno dziewczęta, jak i chłopców.
Öğrenciler yatılı bölge okullarında eğitime devam etmektedir.Umożliwiono młodzieży odbywanie prób w pomieszczeniach studyjnych.
Şubat ayında üniversite öğrencileri Lehçe eğitim hakkı talep ederek greve gitti.W lutym 1997 studenci uniwersytetu rozpoczęli strajk głodowy, w związku z pogarszającą się sytuacją socjalną.
Bu okuldan mezun öğrenciler gerek ulusal gerekse uluslararası olimpiyatlarda birçok madalya kazanmışlardır.Uczniowie odnoszą liczne sukcesy w olimpiadach przedmiotowych na szczeblu krajowym.
Serisi çıkarmış, Fransız yazarlardan tercüme yapıp öğrenciler için gramer kitapları hazırlamıştır.Przykładał wagę do szkolenia, tłumaczył książki z francuskiego.
Reçeteye tabi uyarıcı maddelerin özellikle öğrenciler arası kullanımı yaygındır.Korzystanie z leków na receptę jest szczególnie rozpowszechnione wśród uczniów trudnych kierunków studiów.
Grup kodu verilir, tüm öğrencilerin kaydolur ve velileri de öğrencileri takip edebilir.Komisja zbiera arkusz, i kiedy już wszystkie zostały oddane, uczniowie mogą opuścić salę.
İhtiyacı olan öğrencilere günde 3 kez ücretsiz yemek veriliyor.Udziela wszystkim chętnym uczniom darmowych lekcji dwa razy w tygodniu.
Özellikle sayısal ve eşit ağırlık öğrencileri vardır.Osobną, ale i ważną rolę odgrywa także spora ilość studentów.
Ama öğrencilerin bundan haberi olmadı.Uczniowie nie rozpoznali go.
Ama ailesi Justin'in diğer öğrenciler gibi okul servisini kullanarak gitmesi gerktiğini düşünüyordu.Eustachy i jego szkolna koleżanka Julia są prześladowani w szkole przez innych uczniów.
Bu öğrencilerin 5616 adedi erkek.Liczba wszystkich uczniów wynosiła 5416.
Öğrencileri arasında Theramenes, Euripides ve Isokrates yer almıştır.Wśród jego uczniów mieli być Sokrates, Eurypides, Teramenes i Izokrates.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.Przez 15 lat prowadził zajęcia z biologii dla studentów.
Lise eğitim ve öğretimi için öğrenciler Gürün ilçesine gitmektedirler.Nauczyciele i pedagodzy przestrzegają przed tą zabawką!
ÖSYM AİS, aday öğrencilerin bilgilerinin yer aldığı sistemdir.Co jest bardziej interesujące to rodzaj nakrycia głowy wybranego przez studentów.
Okul olanaklarımız yabancı öğrenciler için yetersizdir.Możliwości naszej szkoły są niewystarczające dla zagranicznych studentów.
Bağdat Üniversitesi'ndeki Kürt öğrenciler üzerinde belirgin bir etkisi vardı.Miał znaczący wpływ na kurdyjskich studentów studiujących na uniwersytecie w Bagdadzie.
Chou ve Hsiao'ya göre hastalığın Tayvan üniversite öğrencileri arasında görülme sıklığı %5.9'dur.Chou och Hsiao rapporterade att incidensen av Internetmissbruk bland Taiwanstudenter var 5,9% .
Kurucuları Universidad de Chile'nin öğrencileridir.Deras ärkerivaler är Universidad de Chile.
Gant gömlekleri, 1960’ların başlarında Amerikalı erkek öğrenciler arasında oldukça popüler olmuştur.Gants button down-skjortor var populära bland Amerikas manliga studenter under början och mitten av 60-talet.
Ananda, Buda'nın bir kuzeni ve en gözde öğrencilerinden biridir.Ānanda var Buddhas kusin, följeslagare och en av hans närmsta lärjungar.
Bu öğrencilerin motivasyonunu artırmaktadır.Detta väckte elevernas nyfikenhet.
Okulda öğrenciler tarafından çıkarılan dergiler bulunmaktadır.Tidningen produceras av studenter på högskolan.
Tüm öğrenciler yarın pikniğe gidecekler. (ne zaman, nereye)Ge oss imorgon (Bring On Tomorrow) Eleverna går ut skolan.
Öğrencileri arasında Desha Delteil ve Bronislava Nijinska gibi ünlü dansçılar bulunmaktadır.Bland hans elever på skolan kan nämnas Desha Delteil och Bronislava Nijinska.
Burada öğrencilerin ilgi alanları göz önünde tutulur.Du kommer troligtvis finna studenternas uppmärksamhet på detta sätt.

İlgili Sayfalar