öğrenciler ile cümle
öğrenciler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca öğrencilere öğle vakti sıcak yemek dağıtılır.As escolas oferecem refeição ao meio-dia.
Okulöncesi öğrencilerine verilen eğitim uzun süre devam edemez ve bu okul 1952 yılında kapatılır.Sua afiliação com o Instituto de Estudos Avançados duraria até sua morte, em 1955.
Ortaokul öğrencileri ise taşımalı eğitim görmektedirler.Mulheres no país precisam de permissão para estudar.
Şu anda hala bu medreseler üniversite öğrencileri tarafından kullanılmaktadır.É constantemente usado por estudantes da USAF.
IBM, üniversite öğrencilerinin bilgi birikimlerini arttırmaya yönelik yarışmalar düzenlemektedir.IBMS foca em ensinar os estudantes através de prática.
İlk öğrencilerini 2011 yılında almıştır, 2011-2012 öğretim döneminde eğitime başlamıştır.No ano de 2011 a escola completou 13 anos de existência, iniciando a preparação para o desfile de 2012.
Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.Análise do discurso e ensino da leitura.
Ayrıca, öğrenciler spor etkinliklerine bireysel olarak da katılabilir.Neste ponto ainda devemos prestar atenção nas características individuais do esporte.
Öğrencilerin çoğu bakanlar evlatlarıdır.Afinal muitos dos alunos era filhos de bruxos!
Ölümünün yüzünyıl yılında bir sokak ve kız öğrenciler okuluna adı verildi.Em seu centenário, uma rua e uma escola para garotas foram nomeadas em sua homenagem.
Yıldız Kenter'in ilk mezun ettiği öğrencilerdendir.É uma das primeiras armas que os alunos de ninjutsu aprendem a manejar.
Üniversite lisans ve lisansüstü öğrencilere ileri araştırma olanakları sunmaya gayret göstermektedir.Registro e possibilidade de acompanhamento detalhado da participação dos alunos.
Bunu gören öğrenciler onları gösterek gülmeye başlarlar.Todo mundo que compareceu à festa, até mesmo alguns professores, começam a rir dela.
Kız ve erkek öğrencilere gündüzlü, tam gün öğretim uygulanır.Recebe vários estudantes e professores por dia.
Öğrencileri tarafından “Maestro” diye anılmıştır.E é conhecido como " urso " para os alunos.
Teknik bölümlerden mezun olan öğrenciler tekniker unvanı kazanır.Estudantes de disciplinas de graduação técnica obtêm um diploma.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.Na universidade, os estudantes têm que enfrentar três níveis.
Her gün öğrencilerine sınav yapar.Eles ensaiam todos os dias.
Öğrenciler on katılımcının postcardına görev almıştır.Há representantes de dez alunos.
Pacific Coast Academy (PCA) adlı okula artık kız öğrenciler de kabul edilmektedir.O jogador corre ao redor da Pacific Coast Academy (Escola de Zoey) completando missões.
Slater haklıydı. Ve ben sık sık öğrencilerime aynı şekilde tavsiyede bulunurum.Quando criança, Valentino não era comportado e frequentemente seus pais eram chamados pelos professores.
Konuşma yeteneğinin yüksek olması ve genç öğrencilere yönelik özverili gayretleri ile bilindi.Possuem a reputação de desenvolver jovens talentos e trabalhar com talentos estrangeiros pouco conhecidos.
Malezya'daki yabancı öğrencilerin çoğunluğunu Arap ülkelerinden gelenler oluşturur.A maioria dos estrangeiros, contudo, vinha de países árabes.
Öğretmen öğrencilerin talebine karşı koyamadı.O professor cedeu à reivindicação dos estudantes.
Öğrencileri odanın içine çağırdı.Ela chamou para os alunos para a sala.
Öğrencilerim benim için bekliyor.Meus alunos estão esperando por mim.
Öğrenciler Microsoft'un DreamSpark programı ile ücretsiz başvuru yapabilecekler.Studenten kunnen hun applicaties gratis versturen naar Microsofts DreamSpark-project.
Ama öğrencilerin bundan haberi olmadı.De studenten waren het daar niet mee eens.
Bu hizmetten özellikle üniversite öğrencileri yararlanmaktadırlar.Vooral studenten hebben hier baat bij.
Öğrenciler üç kişilik odalarda kalmaktadırlar.De studenten verdelen zich op drie gebouwen.
Erkek öğrencilerin de okula alınacak olması lisenin isminin değiştirilmesini gündeme getirdi.De ouders eisten dat de naam van de school veranderd zou worden.
Bir yerine, öğrencilerimle bin rolüm var.Er is dan plaats voor bijna duizend leerlingen.
Bu yüzden öğrencileri sevmez.Hij is derhalve niet geliefd bij de andere studenten.
1960'lı yıllarda Fas Ulusal Öğrenciler Birliği'nin başkanlığını yapmıştır.In de jaren 60 was ze voorzitter van de National Historical Commission.
Öğrencilerin %60 kadarı VMBO programına dahildirler.Meer dan 50% van de leerlingen zat op de vmbo-afdeling van de school.
Bu öğrencilerinden ilk beşi daha sonra Ashcan okulunu kurmuşlardır.The Eight groeiden later uit tot de Ashcan School.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Tegenwoordig is muziekanalyse een verplicht vak voor alle studenten aan conservatoria.
Bugün pansiyon sadece erkek öğrencilere ayrılmıştır.De verhuur van studentenkamers is tot heden beperkt tot mannelijke studenten.
Bu öğrencilerden bir tanesi de Veli Kayum Handı.Een van die studenten was Zeger van Boetzelaer.
Not: Bu oyuncular aynı zamanda Yüksek Denizcilik Okulu öğrencileriydi.Mare Librum was de studentenvereniging van actieve studenten van de Hogere Zeevaartschool.
Okul öğrencilerinin %25'i İngilizce öğrenmektedirler.Ongeveer 25% van de scholen biedt Engels aan, 5% Duits.
Öğretmen öğrencilerine sevgiyle bakıyordu.Hij was erg geliefd bij zijn leerlingen.
Öğrencileri ile olduğu kadar meslektaşları ile de çok güzel ilişki kurabiliyordu.Hij schijnt aldaar niet goed overweg te hebben gekund met zowel zijn collega's als de studenten.
Öğrencilerin hepsi erkek, çoğu gayri-müslimdi.De musici zijn merendeels scholieren en studenten.
Kız ve erkek öğrenciler için iki ayrı giriş yapıldı.Er was een aparte ingang voor jongens en meisjes.
Beni idareciler değil, öğrencilerim takdir etti.Er werd niet van leraren gesproken, maar van opvoeders.
Sorumlu dersi bulunmayan öğrenciler, HMONP yetki belgesine hak kazanırlar.Hier kunnen leerlingen terecht die geen vmbo-diploma kunnen halen.
Vakıf iyi skolastik ortalamaları ile yoksul öğrenciler için bir yıl'da 8.000'den fazla burs vermektedir.Deze organisatie geeft elk jaar ongeveer 8000 studiebeurzen aan arme studenten.
Bu şekilde kendi öğrencilerini seçme hakları vardır.Zo kunnen de leerlingen een eigen oordeel leren vormen.
Bütün okul öğrencileri gibi onlar da sürekli haylazlık peşinde koşan öğrencilerdir.Bij alle groeperingen zijn doorlopend leerlingen in opleiding.
1949 yılında Budapeşte'de yapılan Dünya Gençler ve Öğrenciler Festivali'nde sahneye çıktı.Het tweede wereldfestival voor jeugd en studenten werd in 1949 in Boedapest, Hongarije, gehouden.
Birçok üniversite hocası işten çıkarıldı öğrencilerin çoğu kovuldu.De meeste leerkrachten namen ontslag toen de eisen werden afgewezen.
Öğrencilere verilecek eğitimin içeriğinde gereksiz ayrıntılara yer verilmez.Als u slechts houdt van de goede leerlingen, dan verdient u geen dank.
Ayrıca İngiltere'de kadın öğrencilere erkeklerle eşit hakta öğrenim imkânı tanıyan ilk üniversitedir.De universiteit was de eerste in het Verenigd Koninkrijk die vrouwen op gelijke wijze toeliet als mannen.
Pacific Coast Academy (PCA) adlı okula artık kız öğrenciler de kabul edilmektedir.Een nieuw schooljaar begint op de Pacific Coast Academy (PCA).
Bunun dışında her zaman sosyal dayanışma projeleri yine öğrenciler tarafından düzenli olarak yapılmaktadır.Naargelang de maatschappelijke ontwikkelingen wordt aan de praktijk telkens weer opnieuw vormgegeven.
16 yaşında bazı öğrenciler belagat okuluna giderlerdi.Op 16-jarige leeftijd gingen leerlingen naar de Realskole of het Gymnasium.
Öğrencilerle yakından ilgilenen bir akademisyendi.Hij was op zoek naar studenten met dezelfde belangstelling.
Zamanla yabancı uyruklu öğrencilerin sayısı da artmaktadır.Het aandeel van de buitenlandse studenten zal naar verwachting nog verder toenemen.
Bu ciltler daha çok öğrencilerin işine yarıyordu.De effecten waren nog groter voor zwakkere studenten.