öğlen ile cümle

öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eski okul binasında bu öğrencilere her gün öğlende 3 çeşit sıcak yemek verilmektedir.Ha anche foraggia a quanto pare il cassonetto scuola per cibo ogni giorno alle 3:00.
Öğlen oldu biz hala kahvaltı yapmadık.Мы ещё и не завтракали, а уже время обеда.
Banka sabahları saat dokuzda açılıp öğlen saat üçte kapanır.Банк открывается в 9, а закрывается в 15 часов.
Ali lisede öğlenciydi.Али учился в лицее во вторую смену.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.В полдень на поле боя прибыл Лонгстрит и занял позиции на правом фланге Джексона.
Perşembe öğlen.")9 июля.).
Cumartesi günü öğlen yapılan sıralama turları üç bölümden oluşmaktaydı.Квалификационная сессия в субботу состояла из трёх частей.
Vakit öğlen olmuştur.Наступает время обеда.
Gündoğumundan öğlene kadar olan zamanı tanımlamak için de kullanılır.Положение Солнца опять-таки для определённости показано до полудня.
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Начинает тренироваться уже три раза в день: утром, днем и вечером.
Genellikle sabah ve öğlen öğünleri arasında içilir.Добывают пищу обычно утром до полудня.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.В полдень началось массовое убийство.
Vakit öğlen olmuştur.أي: وقت الظهيرة.
Perşembe öğlen.")الخميس".
Öğle yemeği öğlen civarında yenir.ويقف حتى وقت الغداء.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.الهجوم الثالث بدأ في فترة ما بعد الظهر.
Eski okul binasında bu öğrencilere her gün öğlende 3 çeşit sıcak yemek verilmektedir.يضم الاخير مطعم المدرسة حيث يحصل الطلاب على ثلاث وجبات يوميا.
Keşişler öğlen ve akşam olmak üzere günde iki öğün yerler.Os monges budistas só têm duas refeições ao dia, de manhã e à tarde.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.Às 13:40, ambas as frotas se avistaram e prepararam para o enfrentamento.
İkindi öğlenin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.Somente sós duas até o amanhecer.
Gelin ile damat tekrar kuaföre gider ve öğlene doğru gelirler.Gina e os outros chegam, e sentam-se para o almoço.
Vakit öğlen olmuştur.É meio-dia.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.No dia 16 de manhã, o ataque foi retomado.
Sabah, güneş doğumundan öğlene kadar olan zaman dilimi.Disis (Δύσις), a hora do pôr-do-sol.
Öğlen güneşine filtresiz dürbünle çok kısa bir süre bakmak bile kalıcı körlüğe neden olur.Mesmo rápidas observações com binóculos sem filtros no meio-dia podem causar cegueira permanente.
Genellikle sabah ve öğlen öğünleri arasında içilir.É normalmente consumido nas manhãs e nas tardes.
Perşembe öğlen.")Ik betaal donderdag.)
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.Tegen de middag werd de aanval gestaakt.
Öğle yemeği öğlen civarında yenir.Rond twaalf uur in de middag wordt de middagmaaltijd genuttigd.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Rond de middag arriveerde Longstreet op het slagveld en stelde zich aan Jacksons rechterflank op.
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.De bijeenkomst begon om 12.00 uur en duurde minder dan twee uur.
Vakit öğlen olmuştur.Het is al in de namiddag.
Öğlen uykusuna yatmak için gölgeli köşe bulabilmak imkânsizdir.De schildpad kan urenlang onderwater blijven tijdens de slaap.
Sabahları 05.00'de güne başlayıp öğlenleri 2 saat uyurlar.Het is vijf uur ’s morgens, twee uur voor zonsopgang.
Bu öğlen yapacak çok işim var.Ik heb vanmiddag veel te doen.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.W godzinach popołudniowych rozpoczął się następny atak.
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Praca odbywa się w systemie 3-zmianowym (ranek, popołudnie, wieczór).
Cuma öğlenden sonra yemekler verilmeye başlanır.Od soboty jeździmy za darmo!
Vakit öğlen olmuştur.Było wczesne popołudnie.
İkindi öğlenin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.Do zaćmienia słońca zostało tylko kilka godzin.
Ana sınıfı bile sabahçı öğlenci şeklindedir..Jesteś piękna niczym poranek majowy.
Vakit öğlen olmuştur.Det är mitt på dagen.
Öğlen olduğunda saldırı yeniden başladı.Dagen efter vid lunchtid startade de igen.
Fuar Pazardan Perşembeye öğlen 12.00 ile 23.00 arasında açıktır.Chattfunktionen är öppen söndag–torsdag klockan 20–24.
Perşembe öğlen.")2 липня (?).
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.Термін ультиматуму спливав опівдні, але був подовжений на дві години.
İkindi öğlenin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.Домовились вийти наступного дня на світанку.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.О 4:00 обидві армії прокинулись і приготувались до битви.
Perşembe öğlen.")Ve čtvrtek v poledne.).
Öğlen güneşine filtresiz dürbünle çok kısa bir süre bakmak bile kalıcı körlüğe neden olur.I krátký pohled do poledního Slunce přes nefiltrovaný dalekohled může způsobit trvalou slepotu.
Sonra hücre dayağı düzenine geçildi. günde üç fasıl, sabah, öğlen, akşam...Zvonilo se třikrát denně: ráno, v poledne a večer.
Vakit öğlen olmuştur.Je k půlnoci.
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.Ultimátum mělo platnost do poledne a bylo prodlouženo o dvě hodiny.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.În jurul orei unu și 40 seara, ambele flote s-au văzut reciproc și s-au pregătit de luptă.
Vakit öğlen olmuştur.Timpul de dimineață.
Öğle yemeği öğlen civarında yenir.Discuție în timpul prânzului.
Öğlen Polanski'yle telefonda konuştu.Polański délután telefonált.
Öğlen saatlerinde Longstreet, Thoroughfare Gap savaş alanına geldi ve Jackson'ın sağ kanadında yerini aldı.Délben Longstreet is megérkezett a thoroughfare-i hágó irányából és felfejlődött Jackson jobbszárnyára.
Hikâye Savannah eyaletinin Georgia şehrinde öğlen başlar.A sorozat a Georgia állambeli Savannah városban játszódik.
Perşembe öğlen.")Július 19.)

İlgili Sayfalar