öğlen ile cümle

öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "Cuando está almorzando, '¿Qué hay para la cena?'
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "Ebéd közben: "Mi lesz vacsorára?"
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "Quand il est en train de déjeuner, "Qu'est-ce que qu'il y aura pour le dîner ?"
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "Quando sta pranzando "Cosa c'e' per cena?"
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "Когда обедает - "Что на ужин?".
Öğlen yemeğini yerken, " Akşam yemeğinde ne yiyoruz? "בזמן שהוא אוכל ארוחת צהרים, "מה יהיה לארוחת ערב"?
Öğlen yemeğinizi yediniz mi?Ai mâncat?
Öğlen yemeğinizi yediniz mi?Avez-vous déjà déjeuné ?
Öğlen yemeğinizi yediniz mi?Haben Sie schon gegessen?
Öğlen yemeğinizi yediniz mi?Jadłeś lancz?
Öğlen yemeğinizi yediniz mi?Εφαγες μεσσημεριανό;
Öğlen yemeği sırasında genelde iş yapılmaz.Durante la hora de comer generalmente no se trabaja.
Öğlen yemeği sırasında genelde iş yapılmaz.Lounaan aikana ei yleensä tehdä töitä.
Öğlen yemeği sırasında genelde iş yapılmaz.Pendant la pause déjeuner, on ne travaille pas généralement.
Öğlen yemeği sırasında genelde iş yapılmaz.Under lunchen arbetar man vanligtvis inte.
Öğlen yemeği sırasında genelde iş yapılmaz.Во время перерыва на обед обычно никто не работает.
Öğlen yemeği sırasında genelde iş yapılmaz.في العادة لا تتم تأدية العمل أثناء فترة الغداء.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Các con phải mang buổi trưa theo.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Ihr müsst eurer Lunch mitnehmen.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Jullie moeten jullie lunch meenemen.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Kalian harus membawa bekal kalian.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Musicie zabrać swoje lunche.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Ni behöver ta med er lunch lådorna.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Trebuie sa va luati pachetele cu mancare.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Vezmite si obedy.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Voi ragazzi dovete prendervi i pranzi a sacco.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Vous devez prendre vos paniers-repas.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Πρέπει να πάρετε το κολατσιό σας.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Возьмите с собой ланч.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.Деца, ето ви кутиите с обяда.
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.אתם צריכים לקחת את תיקי האוכל שלכם
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.يا أطفال , يجب عليكم أخذ طعامكم
Öğlen yemeği torbalarınızı almalısınız.栄養満点の食べ物ばかりの
Öğlen yemeği yedin mi merak ettim.Ingin tahu apa kau sudah makan siang atau belum
Öğlen yemeği yedin mi merak ettim.무슨 연락이야 그냥 해장하자고 온 거지 뭐...
Öğlen yemeği yedin mi merak ettim.Me perguntava se havia almoçado.
Öğlen yemeği yedin mi merak ettim.Me preguntaba si habías almorzado.
Öğlen yemeği yedin mi merak ettim.Просто заглянув дізнатися, як ви?
Öğlen yemeği yedin mi merak ettim.كنت فقط أتساءل .إذا تناولت الغذاء
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Cậu ấy là người nói muốn cùng đi ăn trưa mà.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.C'est elle qui voulait qu'on mange ensemble.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Chciała coś zjeść razem.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Det er hende der ville spise frokost sammen
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Ea este cea care a vrut sa luam pranzul impreuna.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.E' stata lei a dire di volere andare a pranzo insieme.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Hon är den som ville äta lunch tillsammans?
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Kan dia yang ingin makan siang bersama.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Zij wilde samen lunchen.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Ведь это именно она предложила пойти вместе пообедать.
Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.Тя искаше да обядваме заедно.
Öğlen yemeği zamanı olduğu içinComo estava perto da hora de almoço, disseram-nos:
Öğlen yemeği zamanı olduğu içinÉs mivel ebédidő volt, azt mondták,
Öğlen yemeği zamanı olduğu için점심시간이 되었을 때.
Öğlen yemeği zamanı olduğu içinOmdat het bijna lunchtijd was, zeiden ze:
Öğlen yemeği zamanı olduğu için "Size yemek verelim" dediler.A keďže sa blížil čas obeda, tak nám povedali, "Tak dobre, dáme vám niečo na obed."
Öğlen yemeği zamanı olduğu için "Size yemek verelim" dediler.A protože se blížil oběd, řekli, "Dobře, dáme vám něco k jídlu.
Öğlen yemeği zamanı olduğu için "Size yemek verelim" dediler.Dan karena saat itu menjelang makan siang, mereka berkata, "Baiklah, kami akan memberikan anda makanan.
Öğlen yemeği zamanı olduğu için "Size yemek verelim" dediler.Đến gần giờ ăn trưa, họ nói "Được rồi, chúng tôi sẽ cung cấp bữa trưa cho các bạn.
Öğlen yemeği zamanı olduğu için "Size yemek verelim" dediler.Et comme il était bientôt l'heure du déjeuner ils ont dit "Très bien, on va vous servir le repas.
Öğlen yemeği zamanı olduğu için "Size yemek verelim" dediler.E visto che era quasi ora di pranzo, dissero "Bene vi offriremo il pranzo

İlgili Sayfalar