öğlen ile cümle

öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".Al mediodía, Erich vuelve a ver el sol: "Buenas tardes, querido sol. "
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".A midi, Erich le voit encore et dit: "Bonne journée, cher soleil."
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".Délben Erich megint látja, és azt mondja, "Jó napot, kedves nap."
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".La prânz îi spune iar:"Good day, Bună ziua, dragul meu soare."
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".'s Middags kijkt Erich opnieuw en zegt: "Goededag, lieve zon. "
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".Днем Эрих видит солнце снова и говорит: "Добрый день, милое солнце!"
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".בצהריים אריך רואה אותה שוב ".ואומר: "יום טוב, שמש יקרה
Öğlen Erich pencereyi açıp tekrar diyor ki; "İyi günler sevgili güneş".ظهرا سأل ثانياً: هل اليوم جيد يا شمسي الغالية؟
Öğlen vakti kısa gölgeler.Bayangan pendek di siang hari dan seterusnya.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Bóng đổ ngắn lúc trưa và cứ thế.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Des ombres courtes à midi et ainsi de suite
Öğlen vakti kısa gölgeler.정오에는 그림자가 많이 작아집니다.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Korte schaduwen 's middags en zo.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Krátké stíny v poledne a tak dále.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Krótkie cienie w południe i tak dalej.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Kurze Schatten am Mittag und so weiter.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Ombre corte di pomeriggio e così via.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Sombras cortas a mediodía y etcétera.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Umbre scurte la prânz şi aşa mai departe.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Μικρές σκιές το μεσημέρι κ.τ.λ..
Öğlen vakti kısa gölgeler.Короткие тени днем и так далее.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Короткі тіні опівдні і так далі.
Öğlen vakti kısa gölgeler.Къси сенки на обед, и така нататък.
Öğlen vakti kısa gölgeler.צל קצר בצהריים וכן הלאה.
Öğlen vakti kısa gölgeler.ظل قصير عند الظهيرة وهلمجرا.
Öğlen vakti kısa gölgeler.この中には様々なツールを作り込みました
Öğlen yemeği nasıldı?Avez-vous déjeuné ?
Öğlen yemeği nasıldı?Aþi mâncat?
Öğlen yemeği nasıldı?Haben Sie zu Mittag gegessen?
Öğlen yemeği nasıldı?Jedliście lancz?
Öğlen yemeği nasıldı?Γευματίσατε;
- Öğlen yemeğine çıkalım.Almoça comigo.
- Öğlen yemeğine çıkalım.Ebédeljünk együtt.
- Öğlen yemeğine çıkalım.Ga met me lunchen.
- Öğlen yemeğine çıkalım.Ia prânzul cu mine.
- Öğlen yemeğine çıkalım.Juntémonos a comer.
- Öğlen yemeğine çıkalım.Retrouvons-nous pour le déjeuner.
- Öğlen yemeğine çıkalım.لاقيني على الغداء
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Als we dat voor lunch hebben dan eet hij het nauwelijks.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor. Ben seviyorum!Když jsme to měli k obědu, sotva to snědl. já to mám rád!
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Cind apare la pranz (felul de mancare), abia se atinge de el.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Gdy jest na lunch, ledwie ją rusza.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Keď je to na obed, ledva to zje.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.급식에 나오고 거의 안 먹는데...
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.När det kommer ut till lunch så äter han knappt det.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Quand il y a ça au déjeuner il le mange à peine.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Quando c'è per pranzo lo mangia a malapena.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Trưa nay cậu ấy ăn rất ít.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Wenn es Mittags serviert wird, isst er es kaum.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Όσες φορές το είχαμε για μεσημεριανό με το ζόρι έτρωγε λίγο.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Когато става дума за обяд той едва я яде.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.Когда она попадается на ужин, он с трудом её ест.
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.בארוחת צהרים הוא בקושי אכל את זה
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.عندما نخرج لتناول الطعام هو يأكله بالكاد
Öğlen yemeğine çıktığında o yemeği hemen hemen hiç yemiyor.僕は食べるよ!
Öğlen yemeğini yemedin, değil mi?Du hast nicht zu Mittag gegessen, nicht wahr?
Öğlen yemeğini yemedin, değil mi?Nie zjadłaś lanczu?
Öğlen yemeğini yemedin, değil mi?Nu þi-ai mâncat mâncarea, nu-i aºa?
Öğlen yemeğini yemedin, değil mi?T'as pas mangé à midi, pas vrai ?
Öğlen yemeğini yemedin, değil mi?Δεν έφαγες το μεσημεριανό σου, έτσι δεν είναι;

İlgili Sayfalar