öğlen ile cümle

öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
LA'den New York'a öğlen arası için gittiğinizi veya마찰없는 튜브 안에서 땅 위로나 물 밑으로 달릴 수 있다 LA에서 뉴욕까지 점심을 먹으러 가거나
LA'den New York'a öğlen arası için gittiğinizi veyaPredstavljajte si, da se odpravite iz Los Angelesa v New York na daljše kosilo.
LA'den New York'a öğlen arası için gittiğinizi veyaПредставете си пътуване от Лос Анджелес до Ню Йорк за обедната почивка или от Вашингтон до Пекин за два часа.
LA'den New York'a öğlen arası için gittiğinizi veyaТолько представьте, из Лос-Анджелеса в Нью-Йорк за обеденный перерыв, или из Вашингтона в Пекин — за два часа.
LA'den New York'a öğlen arası için gittiğinizi veya,تخيّلْ أنك تذهب مِنْ لوس أنجليس إلى نيويورك لإستراحةِ غداءِ ممتدةِ
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.그와 점심을 같이 했습니다.
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.בכלא ברמת סיכון גבוהה באיטליה.
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.في سجن شديد الحراسة في إيطاليا .
Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.食事をしながら
Mayıs'ta bir cumartesi öğleniydi, ve birden ertesi günün5월의 어느 토요일 오후 저는 갑자기 깨달았습니다.
Mayıs'ta bir cumartesi öğleniydi, ve birden ertesi gününהייתה זו שעת אחר הצהריים ביום שבת של חודש מאי ופתאום הבנתי
Mayıs'ta bir cumartesi öğleniydi, ve birden ertesi gününكان عصر يوم سبت في شهر مايو، وفجأة أدركت
Mayıs'ta bir cumartesi öğleniydi, ve birden ertesi günün嗰日係五月一個星期六嘅下晝
Mayıs'ta bir cumartesi öğleniydi, ve birden ertesi günün明日は母の日だということに ふと気が付きました
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Aș dori să văd cât desert să iau pentru pauza de masă, de exemplu.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.É melhor tomar cuidado com quanta sobremesa como no intervalo de almoço, por exemplo.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Es wäre vielleicht gut, ein bisschen acht zu geben, wie viel Nachtisch ich esse.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Hoeveel dessert heb ik graag bij mijn lunch?
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Je pourrais avoir besoin de faire attention à la quantité de dessert au déjeuner par exemple.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.가령 전 점심 시간에 디저트를 얼마나 먹어야 하는지를 보고 싶어할 수 있습니다.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Mogę uważać na to, ile deseru biorę podczas przerwy obiadowej.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Mogoče bi želel paziti, koliko sladic lahko pojem za kosilo.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Például, lehet jobban figyelem mennyi desszertet eszem ebédszünetben.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Podría querer controlar el postre del intervalo de almuerzo, por ejemplo.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Potrei voler vedere per esempio che impatto ha il dessert a pranzo.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Ίσως να θέλω να προσέξω πόσο επιδόρπιο τρώω στο μεσημεριανό διάλειμμα, παράδειγμα.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Возможно, мне стоит обратить внимание на то, сколько я съедаю десерта за обеденным перерывом, к примеру.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.Мога например да внимавам колко сладко ям за десерт на обяд.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.ייתכן ואני עכשיו ארצה לשם לב כמה קינוח אני אוכל בהפסקת הצהריים לדוגמה.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.ربما علي مراقبة كمية الحلوى التي سأتناولها على الغذاء، على سبيل المثال.
Mesela öğlen yemeğimde ne kadar tatlı yediğime dikkat etmeye başlayabilirim böylece.データが私の行動を変えることもあるのです
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.A mediodía, marcas la nueva posición, y lo mismo por la tarde, y así tienes un reloj.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.A mezzogiorno, segnate la nuova posizione del girasole, e la sera di nuovo, e questo è l'orologio.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.À midi, vous notez la nouvelle position du tournesol, puis à nouveau le soir, et vous avez votre horloge.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Ao meio-dia, marca-se a mudança de posição do girassol, e à noite de novo, e aí está o nosso relógio.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Délben bejelölhetjük az új pozícióját, este pedig a következőt, tehát ez a mi óránk.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Đến trưa, bạn đánh dấu vị trí thay đổi của hướng dương, và làm lại vào buổi tối, đó là đồng hồ của bạn.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.정오에도 해바라기의 바뀐 위치에 표시를 하고 저녁에도 이와 같이 합니다. 그러면 그것이 시계가 됩니다.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.La prânz marchezi poziţia nouă, iar seara la fel şi, gata ceasul.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Om 12 uur geef je aan hoe de bloem gedraaid is. 's Avonds doe je dit weer en zo heb je een klok.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Saat siang, anda menandakan perubahan posisi bunga matahari, dan saat malam hari lagi, itulah jam anda.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Ved middag markerer du den ændrede position af solsikken, og igen om aftenen, og det er dit ur.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.W południe zaznaczamy jego zmienioną pozycję, ponownie wieczorem.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Το μεσημέρι, σημειώνετε την αλλαγμένη θέση του ηλιοτρόπιου, και ξανά το βράδυ, και αυτό είναι το ρολόι σας.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Днём вы снова делаете пометку на основании. Ещё раз вечером. Ваши часы готовы.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.Опівдні ви помічаєте зміну положення соняшника, і ввечері знову, і це є ваш годинник.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.По пладне маркирате променената позиция на слънчогледа, и вечерта отново, и това е Вашият часовник.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.בצהריים, אתה מסמן את הכיוון החדש של החמנייה ובערב שוב - וזהו, זה השעון שלך.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.وبحلول الظهيرة, تحدد الوضع المتغيّر للزهرة, ومجددا في المساء, وتصبح هذه ساعتك.
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.中午,你又記低向日葵轉嘅方向 日落又係咁做,呢個就係你個鐘
Öğlende, ayçiçeğinin değişen konumunu işaretlersiniz, ve akşam tekrar edersiniz, işte sizin saatiniz.夜も同じようにします それがこの時計です この時計では正確な時刻がわかりませんが
Öğlene hala biraz vakit var.Còn một lúc nữa là đến giữa trưa.
Öğlene hala biraz vakit var.Il n'est pas encore midi.
Öğlene hala biraz vakit var.Todavía tenemos tiempo hasta el mediodía.
Öğlene hala biraz vakit var.До полудня осталось немного.
Öğlene hala biraz vakit var.Има още време до обед.
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:Ausschlafen ist für Schwache, egal ob Wochentag oder Wochenende:
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:Dormir hasta tarde es cosa de débiles, sea el día de la semana que sea:
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:La grasse matinée, c'est pour les mauviettes, jour de semaine ou pas :
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:Спокойный сон — это для слабаков, будь то будний день или выходной:

İlgili Sayfalar