öğlen ile cümle

öğlen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gün boyu kızlarla ilgileneceğine... ...sabah, öğlen, akşam yemeklerini düzgünce ye.Αντί να φροντίζεις μια κάθε μέρα. Πάρε μια το πρωινό, το μεσημεριανό και το βραδινό.
Gün boyu kızlarla ilgileneceğine... ...sabah, öğlen, akşam yemeklerini düzgünce ye.لا تتخلص كل يوم من واحدة لكن بعد الافطار والغداء والعشاء
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Als blinden schuifelen zij door het daglicht; zij zien overdag niet beter dan 's nachts.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Ban ngày chúng nó gặp tối tăm, Ðương lúc trưa chúng rờ đi như trong đêm tối.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Ban_ngày chúng_nó gặp tối_tăm , Ðương lúc trưa chúng rờ đi như trong đêm_tối .
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.daß sie des Tages in der Finsternis laufen und tappen am Mittag wie in der Nacht.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.dau peste întunerec în mijlocul zilei, bîjbăie ziua nameaza mare ca noaptea.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.De día se encuentran con las tinieblas, y a mediodía andan a tientas como de noche
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Di giorno incappano nel buio e brancolano in pieno sole come di notte
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Eles de dia encontram as trevas, e ao meio-dia andam �s apalpadelas, como de noite.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Ils rencontrent les ténèbres au milieu du jour, Ils tâtonnent en plein midi comme dans la nuit.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.i Mørke raver de, selv om Dagen, famler ved Middag, som var det Nat.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.그들은 낮에도 캄캄함을 만나고 대낮에도 더듬기를 밤과 같이 하느니라
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.mitt på dagen råka de ut för mörker och famla mitt i ljuset, likasom vore det natt.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Nappal sötétségre bukkannak, és délben is tapogatva járnak, mint éjszaka.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.om dagen støter de på mørke, og om middagen famler de som om natten.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Pada siang hari mereka tertimpa kelam, meraba-raba seperti di waktu malam
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.päivällä he joutuvat pimeään ja hapuilevat keskipäivällä niinkuin yöllä.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Po dnevi nalete na temo in opoldne tavajo kakor po noči.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Ve dne motají se jako ve tmách, a jako v noci šámají o poledni.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.vodne narážajú jako vo tme a jako vnoci tápajú na poludnie.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.We dnie taczają się jako w ciemnościach, a jako w nocy macają w południe.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.την ημεραν απαντωσι σκοτος, και εν μεσημβρια ψηλαφωσι καθως εν νυκτι.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.Денем посрещат тъмнина, И по пладне пипат както нощем.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.днем они встречают тьму и в полдень ходят ощупью, как ночью.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.יומם יפגשו חשך וכלילה ימששו בצהרים׃
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.في النهار يصدمون ظلاما ويتلمّسون في الظهيرة كما في الليل.
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.他 們 白 晝 遇 見 黑 暗 、 午 間 摸 索 、 如 在 夜 間
Gündüz karanlığa toslar, Öğlen, geceymiş gibi el yordamıyla ararlar.他 們白晝 遇 見 黑暗 、 午間 摸索 、 如在 夜間
Hadi beraber gidelim. Bugün sana öğlen yemeği alacağım.Andiamo a pranzare insieme. il pranzo di oggi te lo offrirò io.
Hadi beraber gidelim. Bugün sana öğlen yemeği alacağım.لنذهب معاً ، سأدفع لك الغداء اليوم
Hadi beraber gidelim. Bugün sana öğlen yemeği alacağım.いや ホットドッグがどれだけ好きか 俺はホットドッグマニアだから
Hayır Dok Go Min ne zaman gelecek? Öğlen yemeği yemek isteyen O'ydu halbuki.아니야, 예뻐
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Ati pregatit si pranzul pentru ei.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Du hast für sie alle sogar Mittagessen gemacht.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Hai persino fatto loro il pranzo
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Nawet lunch przygotowała Pani dla nich wszystkich!
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.U hebt zelfs lunch voor hun allemaal gemaakt.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Už jste pro ně udělala i oběd.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Veď ste pre nich urobili obed.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Vous aviez déjà préparé le déjeuner pour tout le monde.
Hepsi için öğlen yemeği hazırladınız zaten.Επιπλέον έφτιαξες μεσημεριανό για όλους.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Estaba almorzando con él en una cárcel de alta seguridad en Italia.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Ich saß mit ihm beim Mittagessen in einem Hochsicherheitsgefängnis in Italien.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Jedli sme spolu obed vo vysoko-chránenej väznici v Taliansku.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Jedliśmy razem na lunch, we włoskim więzieniu o zaostrzonym rygorze.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Jeg spiste forkost med ham i et højsikkerhedsfængsel i Italien.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Luam prânzul cu el într-o închisoare de maximă securitate din Italia.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Měli jsme společný oběd ve vysoce střeženém italském vězení.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Τρώγαμε μαζί σε μία φυλακή υψίστης ασφαλείας στην Ιταλία.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Аз обядвах с него в затвор с повишена сигурност в Италия.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Я обедала с ним в итальянской тюрьме строгого режима.
İtalya'da, yüksek güvenlikli bir cezaevinde Mario Moretti ile öğlen yemeği yedim.Я обідала з ним в італійській в'язниці суворого режиму.
Kahvaltı ederken, şöyle düşünüyor, " Öğlen yemeğine ne var acaba? "Mentre fa colazione pensa "Cosa c'e' per pranzo?"
Kahvaltı ederken, şöyle düşünüyor, " Öğlen yemeğine ne var acaba? "Mientras desayuna, está pensando; '¿Qué hay para el almuerzo?'
Kahvaltı ederken, şöyle düşünüyor, " Öğlen yemeğine ne var acaba? "Pendant le petit déjeuner, il pense, "Qu'est-ce qu'il y aura au déjeuner ?"
Kahvaltı ederken, şöyle düşünüyor, " Öğlen yemeğine ne var acaba? "Reggeli közben már azon gondolkodik: "Mi lesz ebédre?"
Kahvaltı ederken, şöyle düşünüyor, " Öğlen yemeğine ne var acaba? "Пока он завтракает, он думает "Что на обед?".
Kahvaltı ederken, şöyle düşünüyor, " Öğlen yemeğine ne var acaba? "בזמן שהוא אוכל ארוחת בוקר, הוא חושב "מה יהיה לארוחת צהרים?"
LA'den New York'a öğlen arası için gittiğinizi veyaImaginaţi-vă să mergeţi de la New York la

İlgili Sayfalar