öğle ile cümle
öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Neden bu öğleden sonra çocukları hayvanat bahçesine götürmüyoruz?Why don't we take the children to the zoo this afternoon?
Yarın öğleden sonra boş olacak mısın?Are you going to be free tomorrow afternoon?
Yarın öğleden sonra boş olacak mısınız?Are you going to be free tomorrow afternoon?
Yarın öğleden sonra müsait olacak mısın?Are you going to be free tomorrow afternoon?
Yarın öğleden sonra müsait olacak mısınız?Are you going to be free tomorrow afternoon?
Neden burada öğle yemeği yemiyoruz?Why don't we have lunch here?
Burada öğle yemeği yesek ya.Why don't we have lunch here?
Çok mükellef bir öğle yemeği yiyeceğiz.We'll be having a slap-up lunch.
Okula en yakın kafe öğle vakti kapalıdır.The cafe nearest the school is closed at midday.
Birlikte öğle yemeği yemeyeli uzun zaman oldu.It's been a while since we've had lunch together.
Öğle yemeğini bile yememişti.He didn't even have lunch.
William öğleden sonraki yürüyüşleri sırasında sıcak güneş ışığında güneşlenmeyi sever.William loves to bask in the warm sunshine during his afternoon walks.
William öğleden sonrayı parkta kitap okuyarak geçirdi.William spent the afternoon reading in the park.
Uzun bir çalışma sabahından sonra, William öğleden sonra izin aldığı için mutluydu.After a long morning of work, William was happy to have the afternoon off.
Lütfen öğleden önce e-posta ile yanıtlayın.Please reply by email before noon.
Öğleden sonra Goebbels çocuklarını zehirledi.In the late afternoon, Goebbels had his children poisoned.
O günkü öğleden sonra, Berlin ilk defa Sovyet topçuları tarafından bombardımana tutuldu.That afternoon, Berlin was bombarded by Soviet artillery for the first time.
1999, Ogle Noor kuruldu.1999 Ogle Noor formed.
Dernek, kiraladıkları bir binada çocuklar için günlük ücretsiz öğle yemeği düzenledi.The association organised daily free lunches for children in a building they rented.
Öğle saatlerinde gelin almaya gidilir.I'll See You At Midnight.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.At 13:40, both fleets sighted each other and prepared to engage.
Bir kuaföre tıraş olduktan sonra, öğleden sonra saat 18.30'da Konstanz'a gitti.After a shave at a hairdresser, he took the 6:30 p.m. steamer to Konstanz.
24 Mart 1944 günü öğle saatlerinde, 335 erkek, Roma'daki Ardeatine Mağaralarına götürüldü.Around noon on 24 March 1944, 335 men went to the Ardeatine Caves in Rome.
Öğleden sonra 11.49'da, Saldívar çantasından bir silah çıkarıp Selena'nın üzerine doğrulttu.At 11:49 am, Saldívar drew a gun from her purse, pointing it at Selena.
Erkek tarafı gelini almak içn öğlen vakti kız evine gider.Time for the lady to go home.
Perşembe öğlen.")Thursday noon.")
Bonjour'un şu anki adı Fransızcadan sabah veya öğleden sonra "iyi günler" anlamını verir.The current name Bonjour is French for the morning or afternoon greeting, "good day".
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.At midday, elephants rest under trees and may doze off while standing.
Sonunda öğle yemeğinde buluşan Barton, Mayhew ve Audrey yazarlık ve içki içmek hakkında konuşurlar.When they finally meet for lunch, Mayhew, Audrey, and Barton discuss writing and drinking.
Katadreuffe cinayetin olduğu gün öğleden sonra Dreverhaven’in ofisinden ayrılırken görülmüştür.Katadreuffe was seen leaving Dreverhaven's office on the afternoon of the murder.
NIST Saat hakkında SSS Japonya'da öğle 12amNIST FAQ on time 12am is noon in Japan
Lokantada ayrıca günboyu öğle yemeği servisi de yapılmaktadır.The restaurant also served lunch during the day.
Nem oranı ortalaması sabah saatlerinde 74% iken, öğle vakitlerinde 43% olarak ölçülmüştür.The rate of humidity in the morning stands by average at 74% and at noon at 43%.
Gnomonu kullanarak öğle vaktinde İskenderiye'deki gölge açısını ölçtü.His essay on Koestler discussed Darkness at Noon.
Enstitü'de Clary, Jace ile birlikte romantik bir öğle geçirir ve sonunda öpüşürler.At the Institute, Clary shares a romantic evening with Jace, ending in a kiss.
27 Ocak günü öğleden sonra havalimanları tekrar açıldı.Airports re-opened later in the afternoon of January 27.
Reoch suçlu bulundu ve boğularak idam edildi; vücudu o öğleden sonra yakıldı.Reoch was found guilty and executed by strangulation; her body was burned that afternoon.
Ültimatomun öğlen 12'ye kadar süresi vardı ancak iki saat uzatıldı.The ultimatum was set to expire at noon, but was extended by two hours.
Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür.For breakfast, lunch and dinner.
Öğle veya öğlen, gün ortasına denk gelen zaman dilimi.This comprised questions of the Last day, or in Arabic, the Qiyamah (Day of Judgment).
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Also serves breakfast and lunch.
Öğlende Belçika karşı saldırıları durur.There is a Mass in Polish at 12 midday.
Saat öğleden önce 3:36'da Ledger cesedi, dairesinden çıkarıldı.At 3:36 pm, Ledger was pronounced dead, and his body was removed from the apartment.
A1’in dizaynı ise İngiliz Ogle Design firmasından Tom Karen tarafından çizilmiştir.The styling of the A1 was by Tom Karen of Ogle Design.
Filistinliler günde birçok kez yerler; öğle yemeği günün en büyük yemeğidir.In most parts of Argentina, lunch is the largest meal of the day.
Fakat günün en sıcak anı öğleden sonra, yaklaşık olarak 14:00'dür.The hottest time of the day tends to be in the late afternoon, between 2 and 4 pm.
29 Ağustos'un öğlenine kadar tüm hava araçları Meksika körfezinden geri dönmüştür.All aircraft were returning towards the Gulf of Mexico by the afternoon of August 29.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.In the afternoon, Goebbels and his wife killed their children and then themselves.
Düğün, Cuma günü öğleden sonra başlar.The Meet starts on a Friday afternoon.
Bir Kudüs–Yafa treni sabah Kudüs'ten ayrıldıktan sonra ancak öğleden sonra tekrar Kudüs'e dönüyordu.A Jerusalem–Jaffa train left in the morning, and returned to Jerusalem in the afternoon.
Gelin ile damat tekrar kuaföre gider ve öğlene doğru gelirler.The priests perform the abishegam and return immediately before noon.
McGregor ve Rangers'tan takım arkadaşı Barry Ferguson bardan öğlen vakti ayrıldı.McGregor and then teammate Barry Ferguson were the last to leave the bar at lunchtime.
18 Mayıs'ta öğleden sonra serbest bırakıldı.He was released on May 18.
Cuma öğlenden sonra yemekler verilmeye başlanır.Let's meet next Friday after lunch.
Öğleden sonraki Führerbunker'de Hitler kendini vurdu ve Eva Braun siyanür (zehir) içti.Hitler shot himself in the Führerbunker that afternoon, and Braun took cyanide.
Çalışma saatleri genelde güneşin doğuşuyla başlar, öğleden sonra biterdi.The workday generally began at sunrise and ended in the afternoon.
Vakit öğlen olmuştur.It is noon.
Keşişler öğlen ve akşam olmak üzere günde iki öğün yerler.Monks eat only two meals per day, breakfast and lunch.
Sabah, öğlen ve akşam üzeri öğünleri vardı.There were also noon and evening meals.
Genellikle kahvaltı ve öğle yemeğinde pirinç için yan yemek veya onigiri içinde servis edilir.It is usually served with rice during lunch or dinner.