öğle ile cümle
öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dün öğleden sonra Tom'la tenis oynadım.I played tennis yesterday afternoon with Tom.
Üç saat önce öğle yemeği yedim.I had lunch three hours ago.
Hem Tom hem de Mary bu öğleden sonra meşgul olacaklar.Both Tom and Mary will be busy this afternoon.
Tom hâlâ bu öğleden sonra bizimle alışverişe gitmek istiyor mu?Does Tom still want to go shopping with us this afternoon?
Tom ve ben bu öğleden sonra hentbol oynayacağız.Tom and I are going to play handball this afternoon.
Tom her öğleden sonra çocuklarını parka götürür.Tom takes his children to the park every afternoon.
Tom, bunu bu öğleden sonra yapmak istemediğini söyledi.Tom said he doesn't want to do that this afternoon.
Tom yarın öğleden sonra onu yapmama yardım ediyor olacak.Tom will be helping me do that tomorrow afternoon.
Az önce öğle yemeği yedim ve yine açım.I've just had lunch and I'm already hungry again.
Tom kesinlikle bunu bu öğleden sonra yapıyor olacak.Tom will be doing that this afternoon for sure.
Tom dün öğleden sonra çit boyuyordu.Tom was painting the fence yesterday afternoon.
Tom yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.Tom will be playing tennis tomorrow afternoon.
Tom ve Mary genellikle birlikte öğle yemeği yemiyorlar mı?Don't Tom and Mary usually eat lunch together?
Tom bu öğleden sonra hentbol oynayacak.Tom is going to play handball this afternoon.
Tom bugün benimle öğle yemeği yemek istemiyor.Tom doesn't want to have lunch with me today.
Geçen pazartesi Tom ve Mary birlikte öğle yemeği yedi.Last Monday, Tom and Mary ate lunch together.
Bu öğleden sonra yapmak zorunda olduğum bir şey var.I have something I have to do this afternoon.
Tom bugün benimle öğle yemeği yemekistemedi.Tom didn't want to have lunch with me today.
Pazartesi öğleden sonra saat 2: 30'da neredeydiniz?Where were you at 2:30 Monday afternoon?
Bu öğleden sonra Tom'la tenis oynadım.I played tennis with Tom this afternoon.
Tom bu öğleden sonra futbol oynuyor.Tom is playing football this afternoon.
Tom bu öğleden sonra bir yere gitmek zorunda.Tom has to go somewhere this afternoon.
Tom bu öğleden sonra bir şey yapmak zorunda.Tom has to do something this afternoon.
Tom muhtemelen öğle yemeğinden sonra meşgul olacak.Tom will probably be busy after lunch.
Bu öğleden sonra arabamı yıkamayı düşünüyorum.I plan to wash my car this afternoon.
Tom bu öğleden sonra ayrılıyor olacak.Tom will be leaving this afternoon.
Tom bütün öğleden sonra spor salonundaydı.Tom was at the gym all afternoon.
Tom seninle öğle yemeği yemek istedi.Tom wanted to eat lunch with you.
Tom, öğle yemeğini her gün evde yiyor.Tom eats lunch at home every day.
Bugün öğleye kadar yatakta kaldım.I stayed in bed until noon today.
Bugün öğleye kadar kalkmadım.I didn't get up until noon today.
Tom bana öğle yemeği ısmarlamada ısrar etti.Tom insisted on buying me lunch.
Tom bu öğleden sonra ayrılacak.Tom will leave this afternoon.
Tom bu öğleden sonra ayrılıyor.Tom is leaving this afternoon.
Tom öğle yemeğini bitiremedi.Tom couldn't finish his lunch.
Tom bana öğle yemeği ısmarlamaya söz verdi.Tom promised to buy me lunch.
Tom öğle yemeğini bitirmedi.Tom didn't finish his lunch.
Öğleye kadar yatakta kaldım.I stayed in bed until noon.
Öğleye kadar kalkmadım.I didn't get up until noon.
Bugün öğleye kadar uyudum.I slept until noon today.
Tom ve çocukları tüm öğleden sonrayı mükemmel Noel ağacı arayarak geçirdiler.Tom and his children spent all afternoon looking for the perfect Christmas tree.
Yarın öğleden sonra Boston'a geleceğim.I'm going to arrive in Boston tomorrow afternoon.
Bu öğleden sonra yapmam gereken birkaç şey var.I have a few things I need to do this afternoon.
Dün öğleden sonra saat 2.30'da Boston'a geldim.I arrived in Boston at 2:30 yesterday afternoon.
Ben neredeyse her zaman Tom ile öğle yemeği yerim.I almost always eat lunch with Tom.
Tom pazartesi öğleden sonra Mary'nin evindeydi.Tom was at Mary's house on Monday afternoon.
Tom bu öğleden sonra kovuldu.Tom was fired this afternoon.
Bunu bu öğleden sonra yapacağım.I'm going to be doing that this afternoon.
Tom öğle yemeğini hep Mary'yle yer.Tom always eats lunch with Mary.
Neredeyse bunu öğle yemeğinden önce hiç yapmam.I almost never do that before lunch.
Tom ve Mary öğle yemeğinden sonra satranç oynadılar.Tom and Mary played chess after lunch.
Öğle yemeğini küçük bir restoranda yedik.We ate lunch at a small restaurant.
Öğlene kadar burada olacağım.I'm going to be here until noon.
Öğlen civarında varacağım.I'm going to arrive around noon.
Yarın öğleden sonra serbest olacağım.I'll be free tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra dönmüş olurum.I'll be back tomorrow afternoon.
Tom bu öğleden sonra kurabiye pişirdi.Tom baked cookies this afternoon.
Tom bu öğleden sonra kurabiye yaptı.Tom baked cookies this afternoon.
Öğle yemeğinden hemen sonra orada olacağım.I'll be there just after lunch.
Öğle yemeği vaktinde çok acıkmıştım.I was very hungry by lunchtime.