öğle ile cümle

öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yarın öğleden sonra Mary'yi görmeye gelecek.Tom will come to see Mary tomorrow afternoon.
Tom, Mary'nin kendisiyle öğle yemeği yiyeceğini umuyordu.Tom was hoping Mary would eat lunch with him.
Tom hâlâ Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini umuyor.Tom still hopes Mary will eat lunch with him.
Tom, Mary'den onunla öğle yemeği yemesini isteyeceğini söyledi.Tom said he'd ask Mary to eat lunch with him.
Tom, Mary'nin onunla asla öğle yemeği yemediğini söyledi.Tom said Mary has never eaten lunch with him.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yiyeceğini umuyordu.Tom hoped that Mary would eat lunch with him.
Tom, Mary'yi onunla öğle yemeği yemeye ikna etti.Tom has persuaded Mary to eat lunch with him.
Tom'a bugün Mary'nin bizimle öğle yemeği yeyip yemeyeceğini sor.Ask Tom if Mary will eat lunch with us today.
Tom Mary'ye John'la öğle yemeği yiyeceğini söyledi.Tom told Mary that he'd eat lunch with John.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yyeceğini söyledi.Tom said that Mary would eat lunch with him.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yiyeceğini umuyor.Tom hopes that Mary will eat lunch with him.
Tom geçen hafta Boston'da Mary ile öğle yemeği yedi.Tom had lunch with Mary in Boston last week.
Tom'un dün öğleden sonra bir iş görüşmesi vardı.Tom had a job interview yesterday afternoon.
Tom ve Mary sık sık birlikte öğle yemeği yemiyorlar.Tom and Mary don't often eat lunch together.
Tom'un bu öğleden sonra eve yürümesi gerekli olmayacakTom won't need to walk home this afternoon.
Tom Mary'yi onunla öğle yemeği yemeye ikna etti.Tom talked Mary into eating lunch with him.
Tom tüm öğleden sonra Mary ile birlikte olacak.Tom is going to be with Mary all afternoon.
Tom yarın öğleden sonra dönecek.Tom is going to be back tomorrow afternoon.
Tom bu öğleden sonra üç kez Mary'yi aradı.Tom called Mary three times this afternoon.
Tom, Mary'nin bizimle öğle yemeği yemeyebileceğini söyledi.Tom said Mary might not eat lunch with us.
Mary benimle öğle yemeği yerse Tom'un umurunda mı?Would Tom care if Mary ate lunch with me?
Tom, Mary'nin hiç öğle yemeği yemediğini biliyor.Tom knows that Mary didn't eat any lunch.
Tom bütün öğleden sonra çalışacak.Tom is going to be working all afternoon.
Bu öğleden sonra büyük olasılıkla yağmur yağacak.It's quite likely to rain this afternoon.
Bu öğleden sonra Tom'un ne yapacağını merak ediyorumI wonder what Tom will do this afternoon.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini isteyecektir.Tom will ask Mary to eat lunch with him.
Tom, Mary'nin öğle yemeğini her zaman öğle vakti yediğini söylüyor.Tom says Mary always eats lunch at noon.
Tom Mary'nin öğle yemeği yemek için çok meşgul olduğunu söyledi.Tom said Mary was too busy to eat lunch.
Tom Mary'nin John'la öğle yemeği yediğini biliyor.Tom knows that Mary ate lunch with John.
Tom Mary'nin onunla birlikte öğle yemeği yemesini bekledi.Tom expected Mary to eat lunch with him.
Bu, Pazartesi öğleden sonra Tom'da oldu.That happened Monday afternoon at Tom's.
Tom bunu bu öğleden sonra yapmaya çalışacak.Tom will try to do that this afternoon.
Tom bütün öğleden sonrayı çalışarak geçirdi.Tom spent the whole afternoon studying.
Tom bütün öğleden sonra televizyon izliyor.Tom has been watching TV all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra çadırındaydı.Tom has been in his tent all afternoon.
Bugün her zamankinden daha erken öğle yemeği yedik.We had lunch earlier than usual today.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yemesini istedi.Tom wanted Mary to eat lunch with him.
Tom, Mary'nin onunla öğle yemeği yiyeceğini söylüyor.Tom says Mary will eat lunch with him.
Tom'un hâlâ öğle yemeği yeyip yemediğini merak ediyorum.I wonder if Tom is still eating lunch.
Umarım Tom ve Mary bizimle öğle yemeği yerler.I hope Tom and Mary eat lunch with us.
Tom bütün öğleden sonrayı Mary'ye yardım ederek geçirdi.Tom spent all afternoon helping Mary.
Tom bütün öğleden sonra dışarıda olacak.Tom is going to be out all afternoon.
Bu öğleden sonra için planın nedir?What's your plan for this afternoon?
Tom bütün öğleden sonra hapşırıyor.Tom has been sneezing all afternoon.
Tom, Mary'ye öğle yemeği yeyip yemediğini sordu.Tom asked Mary if she'd eaten lunch.
Muhtemelen bütün öğleden sonra burada olacağım.I'll probably be here all afternoon.
Tom öğleye kadar burada olacak.Tom is going to be here until noon.
Tom yaklaşık öğleyin gelecek.Tom is going to arrive around noon.
Tom ve ben öğle yemeğinde sandviçler yedik.Tom and I ate sandwiches for lunch.
Tom, Mary'nin öğle yemeği yemeyebileceğini söyledi.Tom said Mary might not eat lunch.
Tom yarın öğleden sonra gelebilir.Tom might come tomorrow afternoon.
Dün bütün öğleden sonra yağmur yağdı.It rained all afternoon yesterday.
Tom bütün öğleden sonrayı yemek pişirerek geçirdi.Tom spent all afternoon cooking.
Sen hâlâ Tom'la öğle yemeği yiyor musun?Do you still eat lunch with Tom?
Kiminle öğle yemeği yedin?Who did you eat lunch with?
Tom henüz öğle yemeğini yedi mi?Has Tom eaten lunch yet?
Öğle yemeği yemeye gidelim.Let's go have lunch.
Öğle yemeğini kim ödedi?Who paid for lunch?
Sami eve geldi ve öğle yemeği yedi.Sami came home and had lunch.
Öğle yemeğini atlayalım.Let's skip lunch.

İlgili Sayfalar