öğle ile cümle

öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onunla öğle yemeği yemiyorum.I'm not having lunch with him.
Onlarla öğle yemeği yedim.I had lunch with them.
Onunla öğle yemeği yedim.I had lunch with him.
Bugün onlarla öğle yemeği yedim.I had lunch with them today.
Bugün onunla öğle yemeği yedim.I had lunch with him today.
Öğleye kadar gitmeni istiyorum.I want you gone by noon.
Onların öğleye kadar gitmesini istiyorum.I want them gone by noon.
Onun öğleye kadar gitmesini istiyorum.I want him gone by noon.
Bu öğleden sonra onlara söyleyeceğim.I'll tell them this afternoon.
Bu öğleden sonra ona söyleyeceğim.I'll tell him this afternoon.
Ona öğle yemeğini götürüyorum.I'm taking him his lunch.
Bu öğleden sonra onları göreceğim.I'm seeing them this afternoon.
Bu öğleden sonra onu göreceğim.I'm seeing him this afternoon.
Öğleye kadar onların uyumasına izin verdim.I let them sleep until noon.
Öğleye kadar onun uyumasına izin verdim.I let him sleep until noon.
Onlara öğleden sonra izin verdim.I gave them the afternoon off.
Ona öğleden sonra izin verdim.I gave him the afternoon off.
Öğleden sonra ona izin verdim.I gave her the afternoon off.
Onları bu öğleden sonra aradım.I called them this afternoon.
Onu bu öğleden sonra aradım.I called him this afternoon.
Bu öğleden sonra onu aradım.I called her this afternoon.
Yarın öğleden sonra senin için Tom'la ilgilenebilmeliyim.I should be able to take care of Tom for you tomorrow afternoon.
Tom her öğleden sonra sahil boyunca uzun bir yürüyüşe çıkar.Tom takes a long walk along the coast every afternoon.
Tom ve Mary öğleden sonra erkenden Boston'a geldi.Tom and Mary arrived to Boston early in the afternoon.
Öğle yemeği tamamen başarısız oldu.The lunch failed completely.
Bu çok besleyici bir öğle yemeği.This is a very nutritious lunch.
Dan öğle yemeğini Linda ile dışarıda yedi.Dan had lunch outside with Linda.
Bugün öğle yemeğinde bir bira içtin, değil mi?You drank a beer at lunch today, didn't you?
Ofisin yanındaki bir restoranda Tom'la birlikte öğle yemeği yedim.I had lunch with Tom at a restaurant near the office.
Bu, tüm öğleden sonra ve belkide daha fazla sürecek.It'll take all afternoon and maybe more.
Tom öğle yemeğini annesinin ona verdiği parayla ödedi.Tom paid for his lunch with the money his mother had given him.
Jacksonlar yarın öğleden sonra bizi ziyaret ediyorlar.The Jacksons are visiting us tomorrow afternoon.
Bu öğleden sonra seni arayacağım.I'll call you this afternoon.
Tom'un bu öğleden sonra bize yardım etmesini istedim.I've asked Tom to help us this afternoon.
Tom ve Mary bu öğleden sonra tenis oynayacaklar.Tom and Mary are going to play tennis this afternoon.
Tom bu öğleden sonra çocuklara bakmayı teklif etti.Tom has offered to take care of the children this afternoon.
Tom bu öğleden sonra toplantıya geç kaldı.Tom was late for the meeting this afternoon.
Büyük ihtimalle Tom bu öğleden sonra burada olacak.There's a good chance that Tom will be here this afternoon.
Bu öğleden sonra sana etrafı göstereyim.Let me show you around this afternoon.
Pazartesi öğleden sonra 2.30'da neredeydin?Where were you at 2:30 on Monday afternoon?
O uzun bir öğleden sonraydı.It was a long afternoon.
Tom ve Mary her öğleden sonra birlikte tenis oynar.Tom and Mary play tennis together every afternoon.
Bütün öğleden sonra basketbol oynuyor muydun?Have you been playing basketball all afternoon?
Tom bu öğleden sonra kent merkezine gitti.Tom went downtown this afternoon.
Dün öğleden sonra kütüphanede miydin?Were you at the library yesterday afternoon?
Öğlen yemeğini normalden erken yedik ve on iki buçukta dışarı çıktık.We had lunch earlier than usual and went out at twelve thirty.
Park Caddesindeki bir restoranda Tom'la öğle yemeği için buluşuyorum.I'm meeting Tom for lunch at a restaurant on Park Street.
Öğle yemeğinde genellikle ne yersin?What do you usually eat for lunch?
Tom ve Mary öğle yemeğini dışarıda yediler.Tom and Mary ate lunch outside.
Sanırım bu öğleden sonra Tom'un evine uğrayacağım.I think I'll go over to Tom's this afternoon.
Bu öğleden sonra kimle birlikte olduğunu bilmek istiyorum.I want to know who you were with this afternoon.
Dün Tom'la öğle yemeği yedim.I had lunch with Tom yesterday.
Öğleden sonra yüzmeyi severim.I like to swim in the afternoon.
Tom bu öğleden sonra eve çok yorgun geldi.Tom came home very tired this afternoon.
O gösterişli lokantaya öğlen değil, akşam yemeği için gidelim.Let's go to that fancy restaurant for dinner instead of lunch.
Öğleden sonra yüzmeye gidebilir miyim?Can I go swimming after noon?
Bugün öğle yemeği için tekrar tavuk yedin mi?Did you eat chicken for lunch again today?
Bir centilmen, kız arkadaşının öğle yemeğini öderdi.A gentleman would pay for his girlfriend's lunch.
Tom yarın öğleden sonra Mary ile tenis oynamayı planlıyor.Tom intends to play tennis tomorrow afternoon with Mary.
Bugün öğle yemeği için pizza yiyelim.Let's eat pizza for lunch today.

İlgili Sayfalar