öğle ile cümle
öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom genellikle öğleden sonranın başlarında üç saatlik bir şekerleme yapar.Tom usually takes a three-hour nap in the early afternoon.
Her gün öğle yemeği için aynı şeyi yemekten bıktım.I'm sick and tired of eating the same thing for lunch every day.
Tom genellikle öğle yemeğini sizin evde mi yer?Does Tom often eat lunch at your house?
Sen ve Tom öğle yemeği için ne yediniz?What did you and Tom eat for lunch?
Bu öğleden sonra benimle tenis oynamak ister misin?Do you want to play tennis with me this afternoon?
Bu öğleden sonra toplantıda olmak neden önemli?Why is it important to be at the meeting this afternoon?
Bu öğleden sonra Tom'un neden toplantıda olmadığını biliyor musun?Do you know why Tom wasn't at the meeting this afternoon?
Bu öğleden sonra ne yapmak istiyorsun?What do you want to do this afternoon?
Bu öğleden sonra canın tenis oynamak istiyor mu?Do you feel like playing tennis this afternoon?
Bu öğleden sonra dans sınıfına gittin mi?Did you go to your dance class this afternoon?
Tom bu öğleden sonra bizimle alışverişe gitmek istiyor mu?Does Tom want to go shopping with us this afternoon?
Yarın öğleden sonra yardımını bekleyebilir miyim?Can I count on your help tomorrow afternoon?
Tom bütün öğleden sonra sıcak güneşte çalıştıktan sonra hararetli ve yorgun görünüyordu.After working in the hot sun all afternoon, Tom looked hot and tired.
O öğle yemeği hazırladı.She prepared lunch.
O öğle yemeğini hazır aldı.She got lunch ready.
Dün öğleden sonra bir mektup yazdım.Yesterday afternoon I wrote a letter.
Gelecek pazartesi öğleden sonra saat 2.30'da beni tekrar burada karşıla.Meet me here again next Monday afternoon at 2:30.
Tom dün öğle yemeği yemedi.Tom didn't eat lunch yesterday.
Tom bizimle öğle yemeği yemek istediğini söyledi.Tom said that you wanted to eat lunch with us.
Yarın öğle yemeği için ne yapacaksın?What'll you make for lunch tomorrow?
Birlikte öğle yemeğine gidelim.Let's go to lunch together.
Tom öğleden sonrayı odasını temizleyerek geçirdi.Tom spent the afternoon cleaning his room.
Tom öğleden sonrasına kadar yataktan çıkmadı.Tom didn't get out of bed until after noon.
Yarın öğleden sonraki toplantıda olamamam mümkündür.It's possible that I might not be at tomorrow afternoon's meeting.
Sen sadece akşamdan kalmasın. Öğle yemeğinden sonra daha iyi hissedeceksin.You're just hungover. You'll feel better after lunch.
Öğle yemeğini az önce bitirdik.We've just finished lunch.
Bundan sonra öğle yemeğini mutfakta yiyelim.From now on, let's eat lunch in the kitchen.
Dün öğleden sonra seni görmek için durdum, fakat sen içerde değildin.I stopped by to see you yesterday afternoon, but you weren't in.
Onlar öğle yemeği molasında.They're on their lunch break.
Tom öğleden sonrayı kitap okuyarak geçirdi.Tom spent the afternoon reading a book.
Dün öğleden sonra neredeydin?Where were you yesterday afternoon?
Yarın öğleden sonra ne yapacaksın?What are you going to do tomorrow afternoon?
Bu öğleden sonra erken gidersek doğru olur mu?Is it all right if I leave early this afternoon?
Dün öğleden sonra Tom bizi görmeye geldi.Tom came to see us yesterday afternoon.
Dün öğleden sonra bir film izledim.I watched a movie yesterday afternoon.
Yarın öğleden sonra gidiyorum.I'm leaving tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra bir toplantımız olduğunu Tom'un bilemiyor olması mümkün.It's possible that Tom may not know that we're having a meeting tomorrow afternoon.
Yarın öğleden sonra beni ara.Call me tomorrow afternoon.
Tom muhtemelen bu öğleden sonra sana yardım edebileceğimi düşündü.Tom probably thought I could help you this afternoon.
Tom bu öğleden sonra seni görmeye geldi.Tom came to see you this afternoon.
Onu bu öğleden sonra sattım.I sold it this afternoon.
Tom bu öğleden sonra üç saatten daha fazla uyudu.Tom slept for more than three hours this afternoon.
Bu öğleden sonra tenis oynamak istemiyorum.I don't want to play tennis this afternoon.
Toplantı bu öğleden sonraydı.The meeting was this afternoon.
Bu öğleden sonra gerçekten yüzmeye gitmek istiyorum.I'd really like to go swimming this afternoon.
Tom bu öğleden sonra buraya geliyor.Tom is coming here this afternoon.
Bu öğleden sonra Tom'un muhtemelen burada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom is likely to be here this afternoon.
Bu öğleden sonra geldim.I arrived this afternoon.
Tom Mary'nin bütün öğleden sonra oyunlar oynayıp oynamadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary had been playing games all afternoon.
Tüm öğleden sonra Fransızca çalıştım.I studied French all afternoon.
Tom öğleden sonra geç saatlere kadar uyanmadı.Tom didn't wake up until late in the afternoon.
Tom yarın öğleden sonra 2.30'da geliyor olacak.Tom will be arriving tomorrow at 2:30 in the afternoon.
Bugün senin öğle yemeğini ödüyorum.Today I'm paying for your lunch.
Öğleden sonra sınıflarımızın hepsi iptal edildi.All of our afternoon classes have been cancelled.
Bu öğleden sonra onlarla birlikteydim.I was with them this afternoon.
Bu öğleden sonra onunla birlikteydim.I was with him this afternoon.
Onlarla öğle yemeği planlarım var.I have lunch plans with them.
Onunla öğle yemeği planlarım var.I have lunch plans with him.
Seninle öğle yemeği yemiyorum.I'm not having lunch with you.
Onlarla öğle yemeği yemiyorum.I'm not having lunch with them.