öğle ile cümle

öğle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Öğleden sonrayı seninle geçirmekten daha çok istediğim bir şey yok.There's nothing I'd like more than to spend the afternoon with you.
Öğle yemeğinden sonra yürüyüşe gittik.We went for a walk after lunch.
Boston'lu arkadaşın bu öğleden sonra bizi ziyaret etmek için uğradı.Your friend from Boston dropped by to visit us this afternoon.
Tüm öğleden sonradır burada oturuyorsun. Birini mi bekliyorsun?You've been sitting here all afternoon. Are you waiting for someone?
Bu öğleden sonra ayrılıyoruz.We're leaving this afternoon.
Bu öğleden sonra Tom'la konuşmaya gideceğiz.We'll go talk to Tom this afternoon.
Tom'un bu öğleden sonra meşgul olacağını sanmıyorum.I don't think Tom will be busy this afternoon.
Size bir öğle yemeği paketlememi ister misiniz?Would you like me to pack you a lunch?
Biz günün en büyük yemeğini genellikle öğleyin yeriz.We usually eat our biggest meal of the day at noon.
Tom hemen hemen her gün öğle yemeğini Mary ile birlikte yer.Tom eats lunch with Mary almost every day.
Bu öğleden sonra 2.30'a kadar bekleyebilir misin?Can you wait until 2:30 this afternoon?
Bu öğleden sonra Tom'un buraya geldiğini biliyorum.I know Tom is coming here this afternoon.
Bu öğleden sonra hâlâ burada olacak mısın?Will you still be here this afternoon?
Öğleye kadar geldin.You've got till noon.
Bu öğleden sonra çimlerini biçecek misin?Are you going to mow your lawn this afternoon?
Bu öğleden sonra çimlerinizi biçecek misiniz?Are you going to mow your lawn this afternoon?
Bay Smith öğle yemeği yemek için dışarı çıktı.Mr. Smith went out to get lunch.
Daha önceki erkek arkadaşın Tom bu öğleden sonra ziyaret etmek için geldi.Your former boyfriend Tom came to visit this afternoon.
Sağlıklı bir öğle yemeği yemenin ne kadar önemli olduğunu öğrendim.I learned how important it is to eat a healthy lunch.
Dün öğleden sonra saat 2.30'da neredeydin?Where were you yesterday afternoon at 2:30?
Tom ve Mary, İkea restoranında öğle yemeği yediler.Tom and Mary had lunch at the Ikea restaurant.
Tom ve Mary'ye öğle yemeklerini getirmelerini söylemeyi unuttum.I forgot to tell Tom and Mary to bring their lunch.
Tom henüz öğle yemeğini bitirmedi.Tom hasn't finished his lunch yet.
Öğle yemeği için bir salata yedim.I ate a salad for lunch.
Tom öğleden önce gelmedi.Tom didn't come before noon.
Tom öğleden sonra kestirmek istediğini söyledi.Tom said he wanted to take an afternoon nap.
Öğleden sonra kestirmek isteyebilirsin.You might want to take an afternoon nap.
Bu öğleden sonraki toplantıda olman gerekiyor.You need to be at this afternoon's meeting.
Tom bu öğleden sonra buraya geliyor, değil mi?Tom is coming here this afternoon, isn't he?
Tom bütün öğleden sonra çok çalıştı.Tom worked hard all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra buradaydı.Tom has been here all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra yemek pişiriyor.Tom has been cooking all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra içki içiyor.Tom has been drinking all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra Mary'nin evinde.Tom has been at Mary's house all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra Mary'yi bekliyor.Tom has been waiting for Mary all afternoon.
Tom bütün öğleden sonra aynı şarkıyı söylüyor.Tom has been singing that same song all afternoon.
Tom ve arkadaşları bütün öğleden sonra basketbol oynadı.Tom and his friends played basketball all afternoon.
Tom'un bu öğleden sonra dönmesi gerekiyor.Tom is due back this afternoon.
Tom bu öğleden sonra Mary ile konuşmuş olabilir.Tom may have talked to Mary this afternoon.
Tom bu öğleden sonra geç saatlerde buraya geliyor olacak.Tom is going to be coming here later this afternoon.
Bu öğleden sonra bizimle yüzmeye gitmeyi planlıyor musun?Do you plan on going swimming with us this afternoon?
Tom bu öğleden sonra annesi ile alışverişe gitmek zorunda.Tom has to go shopping with his mother this afternoon.
Sen ve ben bu öğleden sonra çok eğleneceğiz.You and I are going to have a lot of fun this afternoon.
Yarın öğleden sonra Tom'un bir iş görüşmesi var.Tom has a job interview tomorrow afternoon.
Tom yarın öğleden sonra 2.30'a kadar Boston'da olmalı.Tom needs to be in Boston by 2:30 tomorrow afternoon.
Tom bana yarın öğleden sonra garajı temizlememe yardım edeceğine söz verdi.Tom promised me he would help me clean out the garage tomorrow afternoon.
Dün öğleden sonra Tom'la birlikte miydin?Were you with Tom yesterday afternoon?
Tom ve arkadaşları öğleden sonrayı ahırı boyayarak geçirdi.Tom and his friends spent the afternoon painting the barn.
Öğle yemeğinden sonra canın ne yapmak istiyor.What do you feel like doing after lunch?
Tom bütün öğleden sonra ofisindeydi.Tom has been in his office all afternoon.
Öğle yemeği için bir paket salata aldım.I got a takeout salad for lunch.
Öğle yemeği rezervasyonum var.I have a lunch reservation.
Tom öğle yemeği için Mary ile buluştu.Tom met Mary for lunch.
Tom her öğleden sonra kız arkadaşıyla kafeteryada buluşur.Tom meets his girlfriend at this coffee shop every afternoon.
Tom Mary'nin doğum günü partisi için bütün öğleden sonrayı hazırlanmakla geçirdi.Tom spent all afternoon getting ready for Mary's birthday party.
Tom ve Mary parkta öğle yemeklerini birlikte almaya başladı.Tom and Mary started taking their lunches together in the park.
Tom dün öğleden sonra çocuklarını parka götürdü.Tom took his children to the park yesterday afternoon.
Tom bu öğleden sonra evde olacak.Tom will be at home this afternoon.
Bu öğleden sonra tenis oynayabileceğimizi umuyordum.I was hoping we could play tennis this afternoon.
Bu öğleden sonra tenis oynamak istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to play tennis this afternoon?

İlgili Sayfalar