öğle yemeği ile cümle
öğle yemeği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Öğle yemeği paramı kaybettim.He perdido el dinero del almuerzo.
Öğle yemeği getirmeliydik.Deberíamos habernos traído el almuerzo.
Benimle öğle yemeği yemek ister misin?¿Quieres comer conmigo?
Seninle öğle yemeği yemeye bir türlü vakit bulamadım.De ningún modo pude encontrar tiempo para almorzar contigo.
O neden artık benimle öğle yemeği yemiyor?¿Por qué ya no come conmigo?
Öğle yemeğinden sonra genelde uykun geliyor mu?¿Te suele entrar sueño después del almuerzo?
İngilizce breakfast (kahvaltı) ve lunch (öğle yemeği) sözcüklerinin kaynaşması ile oluşmuştur.Palabra compuesta de "breakfast" y "lunch".
Sonunda öğle yemeğinde buluşan Barton, Mayhew ve Audrey yazarlık ve içki içmek hakkında konuşurlar.Cuando finalmente se reúnen para almorzar, Mayhew, Audrey y Barton hablan sobre escritura y beben.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Abierto para desayuno y almuerzo.
Filistinliler günde birçok kez yerler; öğle yemeği günün en büyük yemeğidir.La gente suele comer 5 veces al día. La cena se acompaña a menudo de un postre.
Esnafın öğle yemeğidir.Servicio de Lunch.
Önemli bir kahvaltı ve öğle yemeği olup yemekle birlikte çay içilir.También se bebe muy frío después de las comidas o acompañando un café.
Henüz öğle yemeği yemedim.Non ho ancora pranzato.
Bugün öğle yemeği için ne yedin?Cos'hai mangiato per pranzo oggi?
Öğle yemeğine on kişi davet ettik.Abbiamo invitato dieci persone a pranzo.
Tom öğle yemeği için sadece üç dolar harcadı.Tom ha speso solo tre dollari per il suo pranzo.
Öğle yemeği saat kaçta?A che ora è il pranzo?
Öğle yemeği zamanı değil mi?Non è ora di pranzo?
Ne yazık ki bugün seninle öğle yemeği yiyemeyeceğim.Sfortunatamente oggi non potrò pranzare con te.
Öğle yemeği için, acaba ne yapabilirim.Mi chiedo cosa potrei fare per pranzo.
Az önce öğle yemeğini yedim.Ho appena pranzato.
Öğle yemeğinden sonra döneceğim.Tornerò dopo pranzo.
Birlikte öğle yemeğine gidelim.Andiamo a pranzo insieme.
Öğle yemeğini kahveyle bitirdik.Abbiamo concluso il pranzo con il caffè.
Onlarla öğle yemeği yedim.Ho pranzato con loro.
Öğle yemeğini ne zaman yiyorsun?A che ora pranzi?
Öğle yemeği için dışarı gidiyoruz. Sen de gelmek ister misin?Stiamo andando a pranzo fuori. Vuoi venire anche tu?
Biraz öğle yemeği almaya gitmek ister misin?Vuoi andare a prendere qualcosa per pranzo?
Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği gibi bir öğündür.È considerato pasto principale la colazione, il pranzo e la cena.
Çift birlikte öğle yemeğine gider.Così andammo insieme a pranzo.
Esnafın öğle yemeğidir.È l'ora del pranzo.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Mi volle con sé a colazione e a pranzo.
Kırda Öğle Yemeği, Reddedilenler Salonu'nda diğer iki Manet tablosunun ortasında sergilendi.Armstrong che due delle statuette nella sala da pranzo sono scomparse.
Öğle yemeğinden sonrası senin için uygun mu?После обеда тебя устроит?
Bugün öğle yemeği yemek için yeterli vaktim yok.Сегодня у меня нет достаточно времени, чтобы пообедать.
Ben henüz öğle yemeği yemedim.Я ещё не обедал.
Ben daha öğle yemeği yemedim.Я ещё не обедал.
Ben hâlâ öğle yemeği yemedim.Я ещё не обедал.
Anne öğle yemeği hazırlıyor.Мать готовит обед.
Öğle yemeğini bile yememişti.Он даже не пообедал.
Işte nefis bir öğle yemeği olacak.Получился знатный обед.
Öğle yemeği Öğle namazıДневная молитва, обед.
Lokantada ayrıca günboyu öğle yemeği servisi de yapılmaktadır.Рабочий день должен включать в себя обеденный перерыв.
Bir öğle yemeğinde arkadaşlıkları ilerler.Ужин проходит в дружеской атмосфере.
Işte nefis bir öğle yemeği olacak.حيث تتميز بطعم لذيذ.
Öğle yemeği Öğle namazıالساعة 12: وجبة غداء.
Önemli bir kahvaltı ve öğle yemeği olup yemekle birlikte çay içilir.تناول كوب من اللبن مع الغداء والعشاء.
Öğle yemeği öğlen civarında yenir.ويقف حتى وقت الغداء.
Carol, Therese'yi öğle yemeğine çağırır.ثم تدعو رينيه لتناول العشاء.
Öğle yemeğinden sonra iki dersimiz daha var.بعد الغذاء لدينا درسان.
Genellikle büyük bir öğle yemeği yemek için zamanım yok.عادة، ليس عندي وقت كاف لتناول وجبة غداء كبيرة
Sonunda öğle yemeğinde buluşan Barton, Mayhew ve Audrey yazarlık ve içki içmek hakkında konuşurlar.Quando eles finalmente se encontram para almoçar, Mayhew, Audrey, e Barton discutir a escrita, enquanto bebem.
Sabah kahvaltısı ve öğle yemeğinin yerini alır.Pode ser tomada de manhã, com a refeição do pequeno-almoço.
Tatlı, öğle yemeği ve akşam yemeğinden sonra yenilen yemek türüdür.Este doce é uma mistura de Café-da-manhã, Almoço e Jantar juntos.
İnsanların öğle yemeğine gittiği saatlerde inişler, öğle yemeğinden dönüşte çıkışlar daha yoğundur.Por exemplo, a chegada de clientes diminui no horário de almoço.
Lokantada ayrıca günboyu öğle yemeği servisi de yapılmaktadır.Dose diária junto com a refeição da noite.
Esnafın öğle yemeğidir.Eles vão para o almoço.
O şimdi öğle yemeği yiyor.Ela está almoçando agora.
Çocuklar için öğle yemeği getirin.Traga almoço para as crianças.
Öğle yemeği hazır mı?O almoço está pronto?