öğüt ile cümle
öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.我 必稱頌 那 指教 我 的 耶和華 . 我 的 心腸 在 夜間 也 警戒 我
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?A ki azért mást tanítasz, magadat nem tanítod-é? a ki azt hirdeted, hogy ne lopj, lopsz-é?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?du altså som lærer andre, du lærer ikke dig selv! Du, som prædiker, at man ikke må stjæle, du stjæler!.
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?du som altså lærer en annen, lærer du ikke dig selv? du som preker at en ikke skal stjele, stjeler du?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?ebbene, come mai tu, che insegni agli altri, non insegni a te stesso? Tu che predichi di non rubare, rubi
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?ki torej učiš drugega, sebe li ne učiš? ki oznanjaš, naj se ne krade, kradeš?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?그러면 다른 사람을 가르치는 네가 네 자신을 가르치지 아니하느냐 도적질 말라 반포하는 네가 도적질 하느냐
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Kterakž tedy jiného uče, sám sebe neučíš? Vyhlašuje, že nemá kradeno býti, sám kradeš?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Który tedy uczysz drugiego, siebie samego nie uczysz? Który opowiadasz, żeby nie kradziono, kradniesz?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?niin sinäkö, joka toista opetat, et itseäsi opeta; joka julistat, ettei saa varastaa, itse varastat;
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Nun lehrst du andere, und lehrst dich selber nicht; du predigst, man solle nicht stehlen, und du stiehlst;
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?tu deci, care înveţi pe alţii, pe tine însuţi nu te înveţi? Tu, care propovăduieşti: ,,Să nu furi,`` furi?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?tu, pois, que ensinas a outrem, não te ensinas a ti mesmo? Tu, que pregas que não se deve furtar, furtas?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Tú, pues, que enseñas a otro, ¿no te enseñas a ti mismo? Tú que predicas contra el robo, ¿robas
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?ty teda, ktorý učíš iného, sám seba neučíš? Ktorý kážeš nekradnúť, kradneš?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Ο διδασκων λοιπον αλλον σεαυτον δεν διδασκεις; ο κηρυττων να μη κλεπτωσι κλεπτεις;
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?как же ты, уча другого, не учишь себя самого?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Навчаючи ж иншого, себе не навчаєш? проповідуючи не красти, сам крадеш?
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?Питам това, защото според както е писано, поради вас се хули Божието име между езичниците.
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?ואתה אשר תורה אחרים את נפשך לא תורה אמרת לא תגנב והנך גנב׃
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?فانت اذا الذي تعلّم غيرك ألست تعلّم نفسك. الذي تكرز ان لا يسرق أتسرق.
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?你 既 是 教 導 別 人 、 還 不 教 導 自 己 麼 . 你 講 說 人 不 可 偷 竊 、 自 己 還 偷 竊 麼
Öyleyse başkasına öğretirken, kendine de öğretmez misin? Çalmamayı öğütlerken, çalar mısın?你 既 是 教導別人 、 還不教導 自己 麼 . 你 講說 人 不 可 偷竊 、 自己 還 偷 竊麼
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.(121:4) куда восходят колена, колена Господни, по закону Израилеву, славить имя Господне.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Acolo se suie seminţiile, seminţiile Domnului, după legea lui Israel, ca să laude Numele Domnului.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.A hová feljárnak a nemzetségek, az Úrnak nemzetségei, bizonyságul Izráelnek, az Úr nevének tiszteletére.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Allá suben las tribus, las tribus de Jehovah, las congregaciones de Israel, para alabar el nombre de Jehovah
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Bo tam wstępują pokolenia, pokolenia Pańskie, do świadectwa Izraelowego, aby wysławiały imię Pańskie.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Các chi phái của Ðức Giê-hô-va lên nơi ấy, Tùy theo thường lệ truyền cho Y-sơ-ra-ên.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Các chi_phái của Ðức_Giê - hô-va lên nơi ấy , Tùy theo thường_lệ truyền cho Y-sơ-ra-ên .
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.dit stammarna draga upp, HERRENS stammar, efter lagen för Israel, till att prisa HERRENS namn.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Do něhož vstupují pokolení, pokolení Hospodinova, k svědectví Izraelovu, aby oslavovali jméno Hospodinovo.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.hvor stammene drar op, Herrens stammer, efter en lov for Israel, for å prise Herrens navn!
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.jonne sukukunnat vaeltavat, Herran sukukunnat, niinkuin Israelille on säädetty, kiittämään Herran nimeä.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.kamor hodijo rodovi, rodovi GOSPODOVI v pričevanje Izraelu, da hvalijo ime GOSPODOVO.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.kam vystupujú pokolenia, pokolenia Hospodinove na svedoctvo Izraelovi, aby oslavovali meno Hospodinovo.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.지파들 곧 여호와의 이름에 감사하려고 이스라엘의 전례대로 그리로 올라가는도다
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Là salgono insieme le tribù, le tribù del Signore, secondo la legge di Israele, per lodare il nome del Signore
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.thi did op drager Stammerne, HERRENs Stammer en Vedtægt for Israel om at prise HERRENs Navn.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.Гдето възлизат племената, Господните племена. Според надеждите на Израиля, За да славят името Господно.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.ששם עלו שבטים שבטי יה עדות לישראל להדות לשם יהוה׃
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.حيث صعدت الاسباط اسباط الرب شهادة لاسرائيل ليحمدوا اسم الرب.
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.眾 支 派 、 就 是 耶 和 華 的 支 派 、 上 那 裡 去 、 按 以 色 列 的 常 例 、 〔 或 作 作 以 色 列 的 證 據 〕 稱 讚 耶 和 華 的 名
Oymaklar çıkar oraya, RABbin oymakları, İsraile verilen öğüt uyarınca, RABbin adına şükretmek için.眾 支派 、 就是 耶和華 的 支派 、 上 那 裡去 、 按 以色列 的 常例 、 〔 或 作作 以色列 的 證據 〕 稱讚 耶和華 的 名
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturBanyak orang miskin tidak mempunyai cukup gandum untuk digiling.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturDe nombreux pauvres n'ont pas assez de grains pour pouvoir les moudre.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yoktur많은 사람들이 충분한 곡물을 얻지 못하고 있습니다
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturMolta gente povera non ha abbastanza grano per poterlo macinare.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturMucha gente pobre no tiene grano suficiente para moler.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturO mulțime de oameni săraci nu au suficiente grâne ca să le macine.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturSok szegény embernek nincsen elegendő gabonája
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturVeel arme mensen hebben niet voldoende graan om te malen.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturViele arme Leute haben nicht genug Korn, um es mahlen zu lassen.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturWielu ludzi nie posiada wystarczającej liczby ziaren, by można je było zmielić.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturΠολλοί φτωχοί άνθρωποι δεν έχουν αρκετούς καρπούς για να φυτέψουν.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturМного бедни хора нямат достатъчно зърно за смилане.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturУ многих бедняков очень мало зёрен для помола.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturלהרבה מהאנשים העניים אין מספיק גרגרים כדי להביא לטחינה.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yokturلا يملك الكثير من الفقراء الكمية الكافية من الحبوب ليمكن طحنها.
Pek çok fakir insanın öğütmeye yetecek kadar tahılı yoktur粉に挽いてもらうことが出来ません そこで彼は小麦を挽く機械を