öğüt ile cümle

öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Her sayfada insan psikolojisine dair bilgiler, bilgece öğütler...Διορατική χρήση της ανθρώπινης ψυχολογίας, σοφές συμβουλές σε κάθε σελίδα.
Her sayfada insan psikolojisine dair bilgiler, bilgece öğütler...Отлични прозрения в човешката психология, мъдри съвети на всяка страница.
Her sayfada insan psikolojisine dair bilgiler, bilgece öğütler...Превосходные проникновения в суть человеческой психологии, мудрые советы на каждой странице.
Her sayfada insan psikolojisine dair bilgiler, bilgece öğütler...תובנות מעולות בפסיכולוגיה האנושית, עצות חכמות בכל דף.
Her sayfada insan psikolojisine dair bilgiler, bilgece öğütler...رؤية ممتازة للنفسية البشرية، نصائح حكيمة في كل صفحة.
Her sayfada insan psikolojisine dair bilgiler, bilgece öğütler...さらに彼は 我々に 深い意味にまで目を向けるよう誘います
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,A Chúšai povedal Absalomovi: Nie je to dobrá rada, ktorú dal Achitofel tento raz.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Cusài rispose ad Assalonne: «Questa volta il consiglio dato da Achitòfel non è buono»
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Da sa Husai til Absalom: Det er ikke noget godt råd Akitofel denne gang har gitt.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Da sprach Husai zu Absalom: Es ist nicht ein guter Rat, den Ahithophel auf diesmal gegeben hat.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Então disse Husai a Absalão: O conselho que Aitofel deu esta vez não é bom.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Huşai a răspuns lui Absalom: ,,De data aceasta, sfatul pe care ţi l -a dat Ahitofel nu este bun.``
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Hu-sai bèn đáp cùng Áp - sa-lôm rằng : Lần nầy , lời bàn của A-hi-tô-phe không được tốt_lành .
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Hu-sai bèn đáp cùng Áp-sa-lôm rằng: Lần nầy, lời bàn của A-hi-tô-phe không được tốt lành.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Husai dijo a Absalón: --El consejo que ha dado Ajitofel esta vez no es bueno
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Husai menjawab, "Nasihat Ahitofel kali ini tidak baik
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Husai svarade Absalom: Det råd som Ahitofel denna gång har givit är icke gott.»
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Huschaï répondit à Absalom: Pour cette fois le conseil qu`a donné Achitophel n`est pas bon.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Husjaj svarede Absalon: "Denne Gang er Akitofels Råd ikke godt!"
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Huusai vastasi Absalomille: "Ei ole hyvä se neuvo, jonka Ahitofel tällä kertaa on antanut".
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,"Ik geloof dat Achitofel deze keer een fout heeft gemaakt", zei Husai vlot.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,In Husaj reče Absalomu: Ni dober svet, ki ga je dal Ahitofel takrat.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,후새가 압살롬에게 이르되 이 때에는 아히도벨의 베푼 모략이 선치 아니하니이다 하고
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Monda akkor Khúsai Absolonnak: Nem jó tanács az, a melyet Akhitófel ez egyszer adott.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Tedy odpowiedział Chusaj Absalomowi: Niedobra jest rada, którą teraz dał Achitofel.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,Tedy řekl Chusai Absolonovi: Neníť dobrá rada, kterouž dal Achitofel nyní.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,И сказал Хусий Авессалому: нехорош на этот раз совет, который дал Ахитофел.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,И Хусей каза на Авесалома: Не е добър съветът, който Ахитофел даде тоя път.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,ויאמר חושי אל אבשלום לא טובה העצה אשר יעץ אחיתפל בפעם הזאת׃
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,فقال حوشاي لابشالوم ليست حسنة المشورة التي اشار بها اخيتوفل هذه المرّة.
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,戶 篩 對 押 沙 龍 說 、 亞 希 多 弗 這 次 所 定 的 謀 不 善
Huşay Avşaloma, ‹‹Bu kez Ahitofelin verdiği öğüt iyi değil›› dedi,戶篩對 押 沙龍說 、 亞希 多 弗這 次 所定 的 謀不善
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››후새가 압살롬에게 이르매 압살롬이 저에게 말하여 가로되 아히도벨이 여차여차히 말하니 우리가 그 말대로 행하랴 그렇지 않거든 너는 말하라
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››ויבא חושי אל אבשלום ויאמר אבשלום אליו לאמר כדבר הזה דבר אחיתפל הנעשה את דברו אם אין אתה דבר׃
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››فلما جاء حوشاي الى ابشالوم كلمه ابشالوم قائلا بمثل هذا الكلام تكلم اخيتوفل. أنعمل حسب كلامه ام لا. تكلم انت.
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››戶 篩 到 了 押 沙 龍 面 前 、 押 沙 龍 向 他 說 、 亞 希 多 弗 是 如 此 如 此 說 的 . 我 們 照 著 他 的 話 行 、 可 以 不 可 以 、 若 不 可 、 你 就 說 罷
Huşay gelince Avşalom, ‹‹Ahitofel bu öğüdü verdi›› dedi, ‹‹Onun öğüdüne uyalım mı? Yoksa, sen öğüt ver.››戶篩 到 了 押 沙龍 面前 、 押 沙 龍向 他說 、 亞希多弗是 如此 如此 說 的 . 我 們照著 他 的 話行 、 可以 不 可以 、 若 不 可 、 你 就 說罷
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)1er conseil: "Soyez gentils avec les pays qui vous prêtent de l'argent."
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Dies ist sein erster Rat: (Seid nett zu den Ländern die euch Geld leihen)
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Dit is zijn eerste advies.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Ecco il suo primo consiglio.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Iată primul lui sfat.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Íme az első tanácsa. [Legyenek kedvesek azokkkal az országokkal, amelyek a kötvényeiket veszik.]
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)이런 충고를 했다는군요. (돈을 빌려가는 나라한테 잘해줄 것)
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Oto jego pierwsza rada. (na ekranie: "Bądź miły dla państw, które ci pożyczają pieniądze")
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Ιδού η πρώτη του συμβουλή.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Во-первых, "Будьте внимательны к странам, которые дают вам деньги в долг"
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)Ето първия му съвет.
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)הנה החלק הראשון בעצתו: (היו נחמדים למי שלווים ממנו כסף)
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)هنا أول وأبسط نصيحة .
İlk öğüt (Size borç veren ülkelere iyi davranın)これが彼の二つ目のご意見(持続可能なら支援します)
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Abbiamo codici e standard che ci dicono che le luci dovrebbero essere tanti lux e di grande uniformità.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Chúng ta có điều lệ và tiêu chuẩn quy định rằng ánh sáng phải có cường độ nhất định và có sự đồng nhất cao.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Jsou na to pravidla a normy, které uvádí intenzitu světla a také jednotnost.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.우리는 조명이 얼마의 럭스(lux)이고 빛이 균일하게 분포되는지에 대한 규칙과 기준을 가지고 있습니다.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Máme normy a štandardy, ktoré nám vravia, že svetlá by mali mať toľko a toľko luxov a veľkú jednoliatosť.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Mamy zasady i standardy, które mówią nam że światło powinno być tak jasne i równomierne.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Tenemos códigos y normas que nos dicen que la luz tiene que tener tantos lux y gran uniformidad.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.Vannak szabályaink arról, hogy a fény hány luxnyi legyen egyenletes eloszlással.
Işığın lüksünün ve dağılımının iyi olmasını bize öğütleyen kodlarımız ve standartlarımız var.We hebben codes en normen die ons zeggen dat het licht zoveel lux moet zijn, en heel uniform moet zijn.

İlgili Sayfalar