öğüt ile cümle

öğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Oczywiście nie sugeruje wstąpienia do klasztoru.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Og jeg foreslår selvfølgelig ikke, at nogen her går i kloster.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Persze nem azt mondom, hogy bárkinek itt kolostorba kéne vonulnia.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Sigur, nu vreau să spun ca toți de aici să meargă la o mănăstire.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Và, tất nhiên, tôi không đề nghị mỗi người ở đây đi vào một tu viện.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Και φυσικά δεν προτείνω να πάει ο οποιοσδήποτε εδώ σε ένα μοναστήρι.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Звісно, я не пропоную нікому з аудиторії йти в монастир.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Конечно, я не предлагаю кому-то пойти в монастырь.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.Разбира се не намеквам, че всеки трябва да отиде в манастир.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.ברור שאיני אומר שמעכשיו כולם צריכים להיות נזירים.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.و بالطبع، أنا لا اقترح أن يذهب أي شخص هنا إلى دير.
Elbette buradaki herkesin manastıra gitmesini öğütlemiyorum.言うつもりはありません 大事な点は そこではないからです
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Ấy là từ ngươi mà ra một kẻ mưu sự dữ nghịch cùng Ðức Giê-hô-va, và toan sự gian ác.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Ấy_là từ ngươi mà ra một kẻ mưu sự dữ nghịch cùng Ðức_Giê - hô-va , và toan sự gian_ác .
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Belõled származott, a ki gonoszt koholt az Úr ellen, a ki álnokságot tanácsolt.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Da te è uscito colui che trama il male contro il Signore, il consigliere malvagio
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Denn von dir ist gekommen der Schalksrat, der Böses wider den HERRN gedachte.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.De ti salió un consejero de Belial que tramó el mal contra Jehovah
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.De toi est sorti Celui qui méditait le mal contre l`Éternel, Celui qui avait de méchants desseins.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Din tine, Ninive, a ieşit cel ce urzea rele împotriva Domnului, celce făcea planuri răutăcioase.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Fra dig er der en draget ud med ondt i Sinde mod Herren, med Niddingeråd.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Iz vas, Ninive, je prišel, ki je izmišljal hudo zoper GOSPODA, svetovalec Belijalov.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.여호와께 악을 꾀하는 한 사람이 너희 중에서 나와서 사특한 것을 권하는도다
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Não saiu de ti um que maquinava o mal contra o Senhor, aconselhando maldade?
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Sinusta on lähtenyt se, jolla on paha mielessä Herraa vastaan, turmion hankitsija.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Ty från dig drog ut en man som hade onda anslag mot HERREN, en vilkens rådslag voro fördärv.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Z ciebie wyszedł ten, który złe myśli przeciwko Panu, radca złośliwy.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Z teba vyšiel ten, ktorý vymýšľa proti Hospodinovi zlé, radca beliála.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Z tebeť vyšel ten, kterýž myslí proti Hospodinu zlé, rádce nešlechetný.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Απο σου εξηλθε διαλογιζομενος πονηρα κατα του Κυριου, συμβουλος πονηρος.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.Из тебя произошел умысливший злое против Господа, составивший совет нечестивый.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.От тебе излезе един, Който измисля зло против Господа, И намерява нечестие.
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.ממך יצא חשב על יהוה רעה יעץ בליעל׃
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.منك خرج المفتكر على الرب شرا المشير بالهلاك
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.有 一 人 從 你 那 裡 出 來 、 圖 謀 邪 惡 、 設 惡 計 攻 擊 耶 和 華
Ey Ninova, RABbe karşı kötülük tasarlayan, Şer öğütleyen kişi senden çıktı.有 一 人 從 你 那 裡出來 、 圖謀 邪惡 、 設惡計 攻擊 耶和華
Fakat, şunu da belirteyim öğütücülü grupta, insanlar hile yapabilirlerdi.Mimochodem chtěl bych zdůraznit, ve skartovacím scénáři mohli lidé podvádět.
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Có những nhà làm phim trẻ đến gặp tôi và nói, "Cho tôi ít lời khuyên để làm phim đi."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Der er unge filmproducenter der kommer op til mig og siger, "Giv mig noget råd til at gøre dette."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Er zijn jonge filmmakers die naar me toe komen en zeggen: "Geef me wat advies om dit te doen."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Giovani registi vengono da me e mi dicono: "Dammi qualche consiglio per fare questo".
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Há jovens realizadores que vêm ter comigo e dizem: "Dê-me um conselho para fazer isto". E eu respondo:
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Il y a de jeunes cinéastes qui viennent me dire: "Donnez-moi des conseils pour faire cela."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Jag har unga filmskapare som kommer upp till mig och säger: "Ge mig några råd för att göra detta".
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Jóvenes cineastas se me acercan y me dicen, "Dame algún consejo para hacer esto".
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.어느 날 젊은 영화 제작자들이 제게 묻더군요. "이쪽 일에 대해 조언을 좀 해주세요."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Młodzi producenci fimowi przychodzą do mnie i proszą o radę.
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Néha fiatal rendezők azt kérik tőlem, adjak tanácsot a projektjeikhez.
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Nuoret elokuvantekijät tulevat kysymään minulta: "Anna minulle jokin neuvo tämän tekemiseen."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Setkal jsem se s mladými filmaři, který za mnou přišli a řekli, "Dejte mi nějakou radu, jak na to."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Tinerii creatori de filme vin la mine și spun: "Dă-mi un sfat pentru a face asta."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Zu mir kommen junge Filmemacher, die sagen: "Geben Sie mir einen Rat, wie ich so etwas machen kann."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Πολλοί νέοι σκηνοθέτες με πλησιάζουν ζητώντας συμβουλές.
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Млади кинорежисьори идват при мен и ме питат: "Дайте ми съвет, как да направя това."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Молоді режисери підходили до мене і казали: "Порадьте мені, що з цим робити."
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.Молодые режиссёры приходят ко мне и просят дать совет.
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.ישנם במאים צעירים באים אלי ואומרים, "תן לי עצה כדי לעשות זאת".
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.عادة يأتي إلي المخرجون المبتدؤن .. ويقولون لي " أعطنا نصيحة عن كيفية القيام بهذا "
Genç film yapımcıları bana gelip "Bunu yapmam için bana öğüt verir misin?" diyor.アドバイスが欲しいと言ってきました こう言いました 「自分に限界を設けるな
Gökten toprak bırakarak kocası bana göndermek sürece? Konforu bana, bana öğüt .--A meno che il marito si mandami dal cielo Lasciando la terra - confortarmi, mi consiglio .--

İlgili Sayfalar