TV blog'cuları da greve gidiyor.파업에 나섰습니다.
TV blog'cuları da greve gidiyor.הזדהות עם הכותבים בטלוויזיה.
TV blog'cuları da greve gidiyor.في تعاطف مع كتاب النصوص في التلفزيون.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.A přišel až před bránu královskou; nebo žádný neměl vcházeti do brány královské v oděvu žíněném.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.A prišiel až pred bránu kráľovu! Lebo nebolo dovolené vojsť do brány kráľovej v smútočnom vreci.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Así llegó hasta la puerta real, pues no estaba permitido pasar por la puerta real vestido de cilicio
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Di depan pintu gerbang istana ia berhenti, sebab orang yang berpakaian karung dilarang masuk
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.e chegou até diante da porta do rei, pois ninguém vestido de saco podia entrar elas portas do rei.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.És eljött a királynak kapuja elé; mert nem volt szabad bemenni a király kapuján zsákruhában.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.et se rendit jusqu`à la porte du roi, dont l`entrée était interdite à toute personne revêtue d`un sac.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.In pride prav do vrat kraljevih; kajti nihče ni smel stopiti skozi vrata kraljeva, oblečen v raševnik.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.I przyszedł aż przed bramę królewską; bo się nie godziło wnijść w bramę królewską obleczonemu w wór.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.대궐 문 앞까지 이르렀으니 굵은 베를 입은 자는 대궐 문에 들어가지 못함이라
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Người cũng đi đến tận trước cửa vua ; vì ai mặc cái bao , bị cấm không cho vào cửa của vua .
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Người cũng đi đến tận trước cửa vua; vì ai mặc cái bao, bị cấm không cho vào cửa của vua.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.şi a mers pînă la poarta împăratului, a cărei intrare era oprită oricui era îmbrăcat cu un sac.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Und kam bis vor das Tor des Königs; denn es durfte niemand zu des Königs Tor eingehen, der einen Sack anhatte.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.Voor de paleispoort bleef hij staan, want het was verboden in rouwkleding het paleis binnen te gaan.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.И дойде пред царската порта; защото никой, облечен във вретище, не можеше да влезе вътре в царската порта.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.И дошел до царских ворот; так как нельзя было входить в царские ворота во вретище.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.ויבוא עד לפני שער המלך כי אין לבוא אל שער המלך בלבוש שק׃
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.وجاء الى قدام باب الملك لانه لا يدخل احد باب الملك وهو لابس مسحا.
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.到 了 朝 門 前 停 住 腳 步 . 因 為 穿 麻 衣 的 不 可 進 朝 門
Varıp sarayın kapısında durdu. Çünkü çula sarınmış hiç kimse bu kapıdan içeri giremezdi.到了 朝門 前 停住 腳步 . 因 為穿 麻衣 的 不可進朝門
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makers2012.
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makers2012 אנחנו שמים למטרה 20 אנשי תרבות ו12 אנשי פוליטיקה
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makers2012 نحن نستهدف 20 من صناع الثقافة ، و12 من صناع القرار
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makers20人の文化人と12人の政治家に対して 彼らのもつ力を良い事に使ってもらう。
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersChúng tôi đang nhắm mục tiêu các nhà sản xuất 20 văn hóa và các nhà hoạch định chính sách 12
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersEn we zijn dit jaar begonnen 2012
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersEstamos focados em 20 pessoas de influência cultural e 12 pesoas formadoras de políticas
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersKami menargetkan pembuat budaya dua puluh dan dua belas pembuat kebijakan
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersMegcélzunk 20 kultúrális közszereplőt és 12 politikai szereplőt, hogy jóra használják fel az erejüket.
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersNe sunt de orientare 20 factorii de decizie de cultură şi factorii de decizie politică 12
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersNo por auto-defensa, si no porque era lo correcto
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersVi målretning 20 kultur beslutningstagere og 12 beslutningstagere
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersVi riktar 20 kultur beslutsfattare och 12 beslutsfattare
We are targeting 20 culture makers and 12 policy makersZaměříme se na 20 osobností kultury a 12 politiků, abychom využili jejich moc pro dobrou věc.
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersChúng tôi đang nhắm mục tiêu 20 của hầu hết các thợ lặn và có ảnh hưởng văn hóa makers Nói ra về Kony
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersDe bekende moet toetreden Wij zijn gericht op twintig van de cultuurmakers divers en meest invloedrijke
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersEstamos nos voltando a vinte das mais diversas e influentes personalidades culturais Para que falem de Kony
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersNe sunt de orientare douăzeci de factorii de cultura cea mai divers şi influente Să vorbească despre Kony
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersVi målretning tyve af de mest forskellige og indflydelsesrige kultur beslutningstagere At udtale sig om Kony
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersVi riktar 20 av de mest skiftande och inflytelserika kultur beslutsfattare
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersאנחנו כיוונו על 20 אנשי תרבות שונים ומגוונים שמשפיעים על התרבות שידברו על קוני
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makersنحن نستهدف عشرين متنوعين ومؤثرين من صناع الثقافة ليتكلموا عن كوني
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Então Jacó rasgou as suas vestes, e pôs saco sobre os seus lombos e lamentou seu filho por muitos dias.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Entonces Jacob rasgó sus vestiduras, se cubrió con cilicio y guardó duelo por su hijo muchos días
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.És megszaggatá Jákób ruháit, és zsákba öltözék és gyászolá az õ fiát sokáig.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Et il déchira ses vêtements, il mit un sac sur ses reins, et il porta longtemps le deuil de son fils.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Giacobbe si stracciò le vesti, si pose un cilicio attorno ai fianchi e fece lutto sul figlio per molti giorni
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.In Jakob raztrga oblačila svoja ter si ogrne ledja z žimovino, in žaloval je po sinu svojem mnogo dni.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.I roztrhl Jákob roucha svá, a vloživ žíni na bedra svá, zámutek nesl po synu svém za mnoho dní.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Ja Jaakob repäisi vaatteensa, pani säkin lanteilleen ja suri poikaansa pitkät ajat.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.자기 옷을 찢고 굵은 베로 허리를 묶고 오래도록 그 아들을 위하여 애통하니
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Người xé quần áo mình ra, lấy bao quấn ngang hông, và để tang lâu ngày cho con trai mình.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Người xé quần_áo mình ra , lấy bao quấn ngang hông , và để_tang lâu ngày cho con_trai mình .
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Och Jakob rev sönder sina kläder och svepte säcktyg om sina länder och sörjde sin son i lång tid.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Og Jakob sønderrev sine klær og bandt sekk om sine lender og sørget over sin sønn i lang tid.
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu.Så sønderrev Jakob sine Klæder og bandt Sæk om sine Lænder, og han sørgede over sin Søn i mange Dage.