Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Túžobne som očakával na Hospodina, a naklonil sa ku mne a počul moje volanie o pomoc.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Várván vártam az Urat, és hozzám hajolt, és meghallgatta kiáltásomat.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Žádostivě očekával jsem na Hospodina, i naklonil se ke mně, a vyslyšel mé volání.
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.Z żądością oczekiwałem Pana; a skłonił się ku mnie, i wysłuchał wołanie moje;
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.И изведе ме из гибелната яма, из тинята и калта И постави на скала нозете ми, та утвърди стъпките ми;
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.ויעלני מבור שאון מטיט היון ויקם על סלע רגלי כונן אשרי׃
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.واصعدني من جب الهلاك من طين الحمأة واقام على صخرة رجليّ. ثبت خطواتي
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.他 從 禍 坑 裡 、 從 淤 泥 中 、 把 我 拉 上 來 、 使 我 的 腳 立 在 磐 石 上 、 使 我 腳 步 穩 當
Ölüm çukurundan, Balçıktan çıkardı beni, Ayaklarımı kaya üzerinde tuttu, Kaymayayım diye.他 從禍 坑裡 、 從淤 泥中 、 把 我 拉上來 、 使我 的 腳立 在 磐石 上 、 使我 腳步穩當
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,abbia pietà di lui e dica: «Scampalo dallo scender nella fossa, ho trovato il riscatto»
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,[az Isten] könyörül rajta, és azt mondja: Szabadítsd meg õt, hogy ne szálljon a sírba; váltságdíjat találtam!
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,da ynkes Gud over ham og sier: Fri ham fra å fare ned i graven! Jeg har fått løsepenger.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,então terá compaixão dele, e lhe dirá: Livra-o, para que não desça � cova; já achei resgate.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,하나님이 그 사람을 긍휼히 여기사 이르시기를 그를 건져서 구덩이에 내려가지 않게 하라 내가 대속물을 얻었다 하시리라
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,niin Jumala armahtaa häntä ja sanoo: `Vapauta hänet, ettei hän mene hautaan; minä olen saanut lunastusmaksun`.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,og den viser ham Nåde og siger: "Fri ham fra at synke i Graven, Løsepenge har jeg fået!"
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,tedaj mu bo On milostiv in poreče: Reši ga, da ne pade v jamo; našel sem zanj odkupnino!
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,Tedy się nad nim Bóg zmiłuje, a rzecze: Wybaw go, aby nie zstępował do grobu, bom znalazł ubłaganie.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,Tedy smiluje se nad ním, a dí: Vyprosť jej, ať nesstoupí do porušení, oblíbilť jsem mzdu vyplacení.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,vtedy sa zľutuje nad ním a povie: Vyprosti ho, aby nesostúpil do jamy; našiel som výkupné.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,y que al ser favorecido por la gracia, dijese: "Líbralo de descender a la fosa, pues le he hallado rescate.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,Бог умилосердится над ним и скажет: освободи его от могилы; Я нашел умилостивление.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,И ако Бог му бъди милостив И рече: Избави го, за да не слезе в гроба, Аз промислих откуп за него, -
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,ויחננו ויאמר פדעהו מרדת שחת מצאתי כפר׃
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,يترءاف عليه ويقول اطلقه عن الهبوط الى الحفرة قد وجدت فدية.
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,神 就 給 他 開 恩 、 說 、 救 贖 他 免 得 下 坑 . 我 已 經 得 了 贖 價
Ona lütfeder de, ‹Onu ölüm çukuruna inmekten kurtar, Ben fidyeyi buldum› derse,神 就 給 他 開恩 、 說 、 救贖 他 免得 下 坑 . 我 已 經得了 贖價
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Chúng ta sẽ nuốt sống chúng nó như âm phủ, Và còn nguyên vẹn như kẻ xuống mồ mả;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Chúng_ta sẽ nuốt_sống chúng_nó như âm_phủ , Và còn nguyên_vẹn như kẻ xuống mồ_mả ;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.haidem să -i înghiţim de vii, ca locuinţa morţilor, şi întregi, ca pe cei ce se pogoară în groapă;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.inghiottiamoli vivi come gli inferi, interi, come coloro che scendon nella fossa
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.음부 같이 그들을 산 채로 삼키며 무덤에 내려가는 자 같게 통으로 삼키자
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.los tragaremos vivos, como el Seol, enteros, como los que descienden a la fosa
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.nielaiskaamme niinkuin tuonela heidät elävältä, ehyeltään, niinkuin hautaan vaipuvaiset;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Nyeljük el azokat, mint a sír elevenen, és egészen, mint a kik mélységbe szállottak;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.pogoltnimo jih žive, kakor jih požira smrtni kraj, in nepoškodovane, kakor da bi naglo padli v jamo;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.pohltíme ich živých ako peklo a bezúhonných ako tých, ktorí sostupujú do jamy;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Pożremyż ich żywo, jako grób, a całkiem, jako zstępujących w dół;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.såsom dödsriket vilja vi uppsluka dem levande, friska och sunda, såsom fore de ned i graven;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Sehltíme je jako hrob za živa, a v cele jako ty, jenž sstupují do jámy;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Sekarang mereka hidup senang dan sehat, tapi nanti mereka akan menjadi seperti orang yang setengah mati
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Som Dødsriget sluger vi dem levende, med Hud og Hår, som for de i Graven.
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.traguemo-los vivos, como o Seol, e inteiros como os que descem � cova;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.vi vil sluke dem levende som dødsriket, med hud og hår, likesom det sluker dem som farer ned i graven;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Wij maken hen af en jagen ze de dood in.
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.wir wollen sie lebendig verschlingen wie die Hölle und die Frommen wie die, so hinunter in die Grube fahren;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Ας καταπιωμεν αυτους ζωντας, ως ο αδης, και ολοκληρους ως τους καταβαινοντας εις τον λακκον
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.живых проглотим их, как преисподняя, и – целых, как нисходящих в могилу;
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.Както ада нека ги погълнем живи, Даже съвършените, като ония, които слизат в рова,
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.נבלעם כשאול חיים ותמימים כיורדי בור׃
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.لنبتلعهم احياء كالهاوية وصحاحا كالهابطين في الجب.
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.我 們 好 像 陰 間 、 把 他 們 活 活 吞 下 . 他 們 如 同 下 坑 的 人 、 被 我 們 囫 圇 吞 了
Onları ölüler diyarı gibi diri diri, Ölüm çukuruna inenler gibi Bütünüyle yutalım.我 們 好像 陰間 、 把 他 們活活 吞下 . 他 們如同 下 坑 的 人 、 被 我 們囫圇吞了
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.Dia dan temannya akan terbakar di asam bersama!
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.Ham og hans ven kan brænde op af syre sammen!
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.그와 그의 친구가 산이 가득찬 욕조에서 타죽을 수 있도록 말이야
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.Lui e il suo amico bruceranno nella vasca di acido insieme!
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.Ou!
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.حتى يمكنه ان يحترق هو و صديقه معا !
O ve arkadaşı, asit çukurunda beraber yanabilirler.あ、でも最初に身体検査しないと。武器を持ってるかもしれないし -おっと私にやらせろ