Ana içeriğe geç
Sözlük

çukuru ile cümle

çukuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.Ils te précipiteront dans la fosse, Et tu mourras comme ceux qui tombent percés de coups, Au milieu des mers.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.또 너를 구덩이에 빠뜨려서 너로 바다 가운데서 살륙을 당한 자의 죽음 같이 바다 중심에서 죽게 할지라
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.Sie sollen dich hinunter in die Grube stoßen, daß du mitten auf dem Meer stirbst wie die Erschlagenen.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.Te harán descender a la fosa, y morirás como los que son muertos en el corazón de los mares
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.Te vor arunca în groapă, şi vei muri ca ceice cad străpunşi de lovituri, în mijlocul mărilor.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.Ti precipiteranno nella fossa e morirai della morte degli uccisi in mezzo ai mari
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.V jamo te pahnejo, in umrješ mučno smrt prebodencev v srcu morja.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.W dół cię wepchną, i umrzesz srogą śmiercią w pośród morza.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.низведут тебя в могилу, и умрешь в сердце морей смертью убитых.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.ще те смъкнат в ямата; и ще умреш, както умират убитите, всред моретата.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.לשחת יורדוך ומתה ממותי חלל בלב ימים׃
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.ينزلونك الى الحفرة فتموت موت القتلى في قلب البحار.
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.他 們 必 使 你 下 坑 . 你 必 死 在 海 中 、 與 被 殺 的 人 一 樣
Seni ölüm çukuruna indirecekler, Denizlerin bağrında korkunç bir ölümle öleceksin.他 們必 使 你 下 坑 . 你 必死 在 海中 、 與 被 殺 的 人 一 樣
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Az első helyről, amit meg fogok mutatni sokan úgy gondolják, hogy a világ legmélyebb természetes szakadéka.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Den ersten Ort, an den ich Sie mitnehmen möchte, halten viele für den tiefsten natürlichen Abgrund der Erde.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.En primer lugar me gustaría llevarlos a lo que se piensa que sería el abismo natural más profundo del mundo.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.In primo luogo vorrei condurvi in quello che molti credono sarà l'abisso naturale più profondo del mondo
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.제가 먼저 여러분을 모시고 갈 곳은 바로 지구의 가장 깊은 천연 동굴이라 여겨지는 곳입니다.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Pokażę wam miejsce, uważane za najgłębszą, naturalną otchłań na świecie.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Primul loc care pe aș vrea să vi-l arăt e ceea ce mulți cred a fi cel mai adânc abis natural.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.První místo, na které bych vás rád vzal, je, jak mnozí věří, nejhlubší propast na světě.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Първото място, на което искам да ви отведа, е смятано от много хора за най-дълбоката естествена бездна.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.המקום הראשון אליו הייתי רוצה לקחת אתכם הוא זה שרבים מאמינים שיתברר כתהום הטבעית העמוקה בעולם.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.أود أن اخذكم... إلى ما يُعتقد عنه بأنها أكثر الهاوياتِ إرتفاعاً في العالم.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.世界で最も深いと言われている地底にお連れします まだ確認されているわけではありませんが
Sonunda da bilmem ne çukuruna atarlar seni ki orada hazır olanlar mendillerini burunlarına sürer kapatır.ستتلقونها . وفي النهاية يرمونكم في بعض الحفر ، حيث انه كل من يكون هناك يغلق انفه بالمنديل
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.(106:20) послал слово Свое и исцелил их, и избавил их от могил их.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.a trimes cuvîntul Său şi i -a tămăduit, şi i -a scăpat de groapă.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Envió su palabra y los sanó; los libró de su ruina
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Enviou a sua palavra, e os sarou, e os livrou da destruição.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.er sandte sein Wort und machte sie gesund und errettete sie, daß sie nicht starben:
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Hän lähetti sanansa ja paransi heidät ja pelasti heidät haudasta.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Han sände sitt ord och botade dem och räddade dem från graven.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Han sendte sitt ord og helbredet dem og reddet dem fra deres graver.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Hij kwam en sprak met hen; Hij maakte hen beter en rukte hen weg voor de kaken van de dood.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Ia menyembuhkan mereka dengan perintah-Nya, dan meluputkan mereka dari liang kubur
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Il envoya sa parole et les guérit, Il les fit échapper de la fosse.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Kibocsátá az õ szavát és meggyógyítá õket, és kimenté õket az õ vermeikbõl.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.저가 그 말씀을 보내어 저희를 고치사 위경에서 건지시는도다
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Mandò la sua parola e li fece guarire, li salvò dalla distruzione
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Ngài ra lịnh chữa họ lành , Rút họ khỏi cái huyệt .
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Ngài ra lịnh chữa họ lành, Rút họ khỏi cái huyệt.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Posílá slovo své, a uzdravuje je, a vysvobozuje je z hrobu.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.poslal je besedo svojo in jih ozdravil, in jih je otel pogina.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Posyła słowo swe, i uzdrawia ich, a wybawia ich z grobu.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.sendte sit Ord og lægede dem og frelste deres Liv fra Graven.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Znova a znova poslal svoje slovo a uzdravoval ich a vyslobodzoval z ich mnohej záhuby.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.αποστελλει τον λογον αυτου και ιατρευει αυτους και ελευθερονει απο της φθορας αυτων.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.Изпраща словото Си та ги изцелява, И ги отървава от ямите, в които лежат.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.ישלח דברו וירפאם וימלט משחיתותם׃
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.‎ارسل كلمته فشفاهم ونجاهم من تهلكاتهم‎.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.他 發 命 醫 治 他 們 、 救 他 們 脫 離 死 亡
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.他 發命 醫治 他 們 、 救 他 們脫離 死亡
Üzerine ilaç da dökerler. Bazı yerde yakarlar da. Külünü atarlar bir çukurun içerisine.وفي بعض الأماكن يحرقون الجثة ويرمون الرماد
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.(29:4) Господи! Ты вывел из ада душу мою и оживил меня, чтобы я не сошел в могилу.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Engkau meluputkan aku dari alam maut, dan menghidupkan aku dari antara orang-orang mati
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Fra Dødsriget, HERRE, drog du min Sjæl, kaldte mig til Live af Gravens Dyb.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.GOSPOD, izpeljal si iz kraja mrtvih dušo mojo, ohranil me živega izmed njih, ki padajo v jamo.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Herra, minun Jumalani, sinua minä huusin, ja sinä paransit minut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod