Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.HERR, du hast meine Seele aus der Hölle geführt; du hast mich lebend erhalten, da jene in die Grube fuhren.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.HERRE, min Gud, jag ropade till dig, och du helade mig.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Herre min Gud! jeg ropte til dig, og du helbredet mig.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Hỡi Ðức Giê-hô-va, Ngài đã đem linh hồn tôi khỏi âm phủ, Gìn giữ mạng sống tôi, hầu tôi không xuống cái huyệt.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Hospodine Bože můj, k toběť jsem volal, a uzdravil jsi mne.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Hospodine, môj Bože, pokorne som volal na teba, a uzdravil si ma.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.여호와여 주께서 내 영혼을 음부에서 끌어내어 나를 살리사 무덤으로 내려가지 않게 하셨나이다
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Naar U heb ik geroepen om hulp, HERE, mijn God, en U hebt mij hersteld.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Oh Jehovah, tú has hecho subir mi alma del Seol; me has dado vida para que no descienda a la fosa
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Panie, Boże mój! wołałem do ciebie, a uzdrowiłeś mię.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Senhor, fizeste subir a minha alma do Seol, conservaste-me a vida, dentre os que descem � cova.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Signore Dio mio, a te ho gridato e mi hai guarito
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Uram, Istenem, hozzád kiáltottam, és te meggyógyítottál engem!
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Κυριε, ανεβιβασας εξ αδου την ψυχην μου μ' εφυλαξας την ζωην, δια να μη καταβω εις τον λακκον.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.Господи, извел си от преизподнята душата ми: Опазил си живота ми между ония, които слязат в рова.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.יהוה העלית מן שאול נפשי חייתני מיורדי בור׃
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.يا رب اصعدت من الهاوية نفسي احييتني من بين الهابطين في الجب.
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.耶 和 華 阿 、 你 曾 把 我 的 靈 魂 從 陰 間 救 上 來 、 使 我 存 活 、 不 至 於 下 坑
Ya RAB, beni ölüler diyarından çıkardın, Yaşam verdin bana, ölüm çukuruna düşürmedin.耶和華 阿 、 你 曾 把 我 的 靈魂從陰間 救 上來 、 使我 存活 、 不至 於下坑
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.20세기의 나머지 반세기에 이르러서야 우리는 서서히 스스로를 심연에서 끌어내기 시작했습니다.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Až ve druhé polovině 20. století jsme se pokusili dostat z této propastné situace.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Baru pada paruh kedua abad ke-20 kita mulai perlahan-lahan menarik diri kita sendiri keluar dari lubang ini.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Chỉ mới trong nửa sau thế kỉ 20 chúng ta đã dần tự mình thoát khỏi vực sâu tăm tối này.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Csak a huszadik század második felében kezdtünk lassan kilábalni ebből a mélységből.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Det var först i århundradets andra halva som vi långsamt började ta oss upp ur denna avgrund.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Doar în a doua jumătate a secolului douăzeci am început încet să ne smulgem afară din abis.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Dopiero w drugiej połowie dwudziestego wieku... ...zaczęliśmy wydostawać się.. ...z tej otchłani.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Foi só na segunda metade do século XX que começámos lentamente a sair deste abismo.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Først i anden halvdel af det 20. århundrede, begyndte vi langsomt at skubbe os væk fra afgrundens rand.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Fue solamente en la segunda mitad del Siglo XX que comenzamos a sacarnos a nosotros mismos de este abismo.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Pas in de tweede helft van de twintigste eeuw begonnen we ons langzaam uit deze afgrond omhoog te werken.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Solo nella seconda metà del Novecento abbiamo gradualmente superato da questo abisso.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Ήταν μόνο το δεύτερο μισό του εικοστού αιώνα που αρχίσαμε σιγά σιγά να βγαίνουμε από αυτήν την άβυσσο.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Едва през втората половина на двадесети век, бавно започнахме да се измъкваме от тази бездна.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Лише у другій половині двадцятого сторіччя ми почали поволі витягати себе з цієї безодні.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.Только во второй половине ХХ века мы начали медленно выползать из этой пропасти.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.רק במחצית השניה של המאה העשרים התחלנו לאט לאט למשוך את עצמנו ולהחלץ מהתהום הזאת.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.فقط في النصف الثاني من القرن العشرين بدأنا ببطء شد أنفسنا خارج هذه الهاوية.
Yirminci yüzyılın ikinci yarısıydı sadece, kendimizi bu çukurun içinden yavaşça çekmeye başladığımızda.このどん底からゆっくりと 立ち直ってきたのです 貿易の壁が崩れ落ちました
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Der Gefangene wird eilends losgegeben, daß er nicht hinsterbe zur Grube, auch keinen Mangel an Brot habe.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Hirtelen megszabadul a fogoly, és nem hal meg a veremben, kenyere sem fogy el:
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Il prigioniero sarà presto liberato; egli non morirà nella fossa né mancherà di pane
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.În curînd cel încovoiat supt fiare va fi deslegat; nu va muri în groapă, şi nu va duce lipsă de pîne.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Kẻ bị bắt đem đi sẽ chóng được tha ra ; sẽ chẳng chết trong hầm , và cũng không thiếu lương_thực .
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Kẻ bị bắt đem đi sẽ chóng được tha ra; sẽ chẳng chết trong hầm, và cũng không thiếu lương thực.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.결박된 포로가 속히 놓일 것이니 죽지도 아니할 것이요 구덩이로 내려가지도 아니할 것이며 그 양식이 핍절하지도 아니하리라
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.O exilado cativo depressa será solto, e não morrerá para ir � sepultura, nem lhe faltará o pão.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Para tawanan akan segera dibebaskan; mereka tak akan kekurangan makanan, dan tak akan mati dan dikubur
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Pospieszy się, aby więzieó był uwolniony; bo nie umrze w dole, ani będzie miał jaki niedostatek chleba swego.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Pospíšíť, aby zajatý propuštěn byl; neboť neumře v jámě, aniž bude míti jaký nedostatek chleba svého.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Pronto el que está en cadenas será puesto en libertad; no morirá para ir a la fosa, ni le faltará su alimento
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Snart skal den krumsluttede løses og ikke dø og synke i Graven eller mangle Brød,
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Zohnutý zajatý bude rýchle rozpútaný a nezomrie súc hodený do jamy ani nebude mať nedostatku svojho chleba.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Ο ηχμαλωτισμενος σπευδει να λυθη και να μη αποθανη εν τω λακκω μηδε να στερηθη τον αρτον αυτου
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Вързаният в заточение скоро ще бъде развързан, И няма да умре в ямата, Нито ще се лиши от хляба си;
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.Скоро освобожден будет пленный,и не умрет в яме и не будет нуждаться в хлебе.
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.מהר צעה להפתח ולא ימות לשחת ולא יחסר לחמו׃
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.سريعا يطلق المنحني ولا يموت في الجب ولا يعدم خبزه
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.被 擄 去 的 快 得 釋 放 、 必 不 死 而 下 坑 . 他 的 食 物 、 也 不 致 缺 乏
Zincire vurulmuş tutsaklar Çok yakında özgürlüğe kavuşacak. Ölüm çukuruna inmeyecek, Aç kalmayacaklar.被 擄 去 的 快得釋放 、 必 不 死 而下坑 . 他 的 食物 、 也不致 缺乏