Erişim tarihi: 31 Temmuz 2009. ^ "Çukurova Üniversitesi öğretim programları".31 de julho de 2009 «The College Sustainability Report Card».
Yuvalarını ağaç kovuklarına veya açık yerlerde kazdıkları çukurlara yaparlar.Constroem ninhos em cavidades de árvores ou nas bainhas foliares de palmeiras, junto ao tronco.
Mısır güçleri Çukurova'ya girdiler; 31 Temmuz'da Tarsus ve Adana' düştü.Os egípcios ocuparam Beilan em 30 de julho, em seguida, Tarso e Adana em 31 de julho.
Şimdi çukurun kenarındayız.Atualmente está no Colo-Colo.
Bazen 50 metreden daha derin çukurlarda suyu yukarı çıkarmak için sifon kullanılırdı.Dessa forma conseguia tirar água a mais de 50 metros de profundidade ininterruptamente.
Ayrıca orkestra çukuru da yapılmamaıştır.Nem mesmo uma junta de bois conseguiu.
Oyunda dokuzar çukur ile yedi veya dokuzar taş bulunur.A Keará leva seis ou sete símbolos.
Cins adı Yunanca bothros (çukur) ve ops (göz veya yüz) sözcüklerinden türetilmiştir.Bothrops é uma junção dos termos grego bothros, "buraco" e ops, "face" ou "olho".
Çünkü 1870’li yıllara gelindiğinde Çukuryurt’ta hiçbir Ermeni kalmamıştı.Em Braga, não havia Arcebispo desde 1827.
Laleli Çukurçeşme HanıOvelha doméstica Lã
En az vuruşla topu çukura atabilmek oyunun amacıdır.Este é o único modo legal de elevar uma bola intencionalmente.
Yere ilk vurduğu yerde büyük bir çukur oluştu."Er was een enorm gat op de plek waar het de grond als eerste raakte."
Michael bir çukura düşer.Kyle valt in een grot.
Çukurlar derin olmalıdır.De graswortels zitten ondiep.
Bu çukur pil olarak biliniyordu.Dit werd ervaren als een bittere pil.
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.De rechte knoop zal, indien hij gedurende lange tijd gebruikt wordt, een platte reeks geven.
Koca Halil ise sığındığı köyle birlikte Çukurova'ya inmiştir.Van Maaren is met haar echtgenoot terug naar Weert verhuisd.
Siz bir ateş çukurunun kenarında iken sizi oradan da O kurtarmıştı."Gij hebt mij uit vuur en hem uit klei geschapen.
Bu derin çukurlar uzun yıllar boyunca içme suyu depolamak için kullanılmıştı.De bron werd lange tijd voor drinkwater gebruikt.
Ayrıca bazıları sıvanmış olan çukurlar bulunmuştur.Verder zijn er verscheidene uitgehakte groeven te zien.
Bu arada, Doktor çukurdan aşağı inmeye karar verir.Ze besluiten in de grot af te dalen.
9 çukurlu kulüp sonradan 18 çukura kadar genişletilmiştir.De club beschilkt over 18 holes.
Şimdi çukurun kenarındayız.Wij bevinden ons nu aan de ontvangende kant.
1989 yılında şirketin bütün hisseleri Çukurova Holding tarafından satın alındı.In 2013 zijn alle aandelen verkocht aan Hakon Invest.
Dağ yamaçlarındaki buzulların bulundukları bölgeyi aşındırması sonucunda oluşan çukurluklardır.De paarden zijn zeer vast ter been in het bergachtige gebied waar zij vandaan komen.
1973 - Çukurova Üniversitesi kuruldu.1973: oprichting van de universiteit.
Cennet Çöküğü ve Cehennem Çukuru olarak adlandırılmaktadır.Hij wordt als "een jager uit de hel" beschreven.
Ancak ölüler diyarına, ölüm çukurunun dibine indirilmiş bulunuyorsun.Maar nu bent u in het dodenrijk geworpen, in het diepst van de afgrond.
Tonga'nın doğusunda 10.882 m'lik bir derinliğe sahip olan Tonga Çukuru yer almaktadır.De Tongatrog is een trog in het westen van de Grote Oceaan met een diepte tot 10.882 meter.
Mariana Çukuru – To Scale.Marla Sokoloff – als Dina.
Bunlardan en derini 11.000 m derinliğe ulaşan Mariana Çukuru'dur.Ze komen vanuit de Marianentrog, die tot wel 11.000 meter diep is.
Kör bile düştüğü çukura bir daha düşmez.Een ezel stoot zich in 't gemeen geen tweemaal aan dezelfde steen.
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.Kiedy jednak się na niej znajdzie ogon trzyma wyprostowany, wzdłuż pleców.
Eğer kör köre kılavuzluk ederse, her ikisi de çukura düşer."Jeżeli ślepy prowadzi ślepego, obaj w końcu wpadną do rowu, czyż nie tak?”
Burada büyük çukurlar kazıldı ve cesetler gömüldü.Tam wykopano groby i pochowano ciała.
Köy, iki tepe arasındaki bir çukurluktadır.Wieś leży w kotlinie między dwoma pagórkami.
Cennet Çöküğü ve Cehennem Çukuru olarak adlandırılmaktadır.Zespół został nazwany Heaven and Hell.
Bilinen en derin yeri (7,685 m) Küba ile Jamaika arasındaki Cayman Çukurudur (Bartlett Derinliği).Najgłębszy punkt znajduje się w Rowie Kajmańskim, pomiędzy Kubą a Jamajką, na głębokości 7680 m.
Çukurova Barış.Wspólny pokój.
Çukurlar derin olmalıdır.Jaskinia Głęboka. .
Kaşlar, alın kemiğinin göz çukurunu sınırlayan tümsekleri üzerinde bulunan özelleşmiş kıllardır.Pokrywy jajowate i silnie rozszerzone; ich nasada w widoku bocznym silnie opadająca.
Özelikle Çukurovalı âşıklar arasında büyük saygınlığı bulunmaktadır.Tekst opowiada o silnej zażyłości między kochankami.
Çukurovanın batı kenarından Akdenize dökülür.Omija jej wierzchołek po zachodniej stronie.
Oradan da Çukurova bölgesine götürüldü ve orada tutuldu.Następnie wywieźli ich do Wylazłowa i tam rozstrzelali.
Çukurun açılması 1 saat kazı gerektirir.Na oddanie rzutów jest 1 minuta.
Ayrıca bazıları sıvanmış olan çukurlar bulunmuştur.Jest też kilka sprofanowanych grobowców.
Küçük çocukları çukurluklara adeta fırlattılar.Małe dzieci zabijano w kołyskach.
Çukurun etrafında birçok işlenmiş taşa da rastlamak mümkündür.W pobliżu można natrafić na kilka kamiennych kopców.
Kanalizasyon; her hanenin kendi tuvalet çukuru vardır.Każda będzie miała osobną toaletę.
Buralara, parmakla bastırılınca bir süre çukur (gode) kalır.När han spänner det om sig växer hans asakraft (ásmegin) till det dubbla.
Çukurlar derin olmalıdır.Grävlingar är allätare.
Kübital çukurdan gelen medyan sinir pronator teres kasın iki ucu arasından geçer.Nerven lämnar armbågsregionen mellan m. pronator teres två huvuden.
Michael bir çukura düşer.Michelau ligger nere i en dal.
Sol göz çukurunun medial görünümü.Närbild av den vänstra minnesstenen.
Çukur oyununda oyuncular çukura misketlerini koyarlar.I match tävlar spelarna om vunna hål.
Meydana gelen bu çukura nivasyon sirki denir.Y har i det här fallet hamnat i en så kallad ond cirkel.
Çukurova Barış.Någon sorts frid.
Uyumak için toprakta sığ bir çukur kazarlar.Det är dumt att ligga i jorden.
Çukurambar günümüzde popüler bir mekan olmuştur.Nätauktioner har idag blivit mycket populära.
Hemotiksinler genellikle çukur engerekler gibi zehirli hayvanlar tarafından kullanılır.Grävande mullvadsdjur bekämpas vanligen med gift.