çukur ile cümle
çukur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.그는 사람의 혼으로 구덩이에 빠지지 않게 하시며 그 생명으로 칼에 멸망치 않게 하시느니라
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.para librar su alma de la fosa y su vida de ser traspasada por la lanza
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.para reter a sua alma da cova, e a sua vida de passar pela espada.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.per preservarne l'anima dalla fossa e la sua vita dalla morte violenta
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.säästääkseen hänen sielunsa haudasta ja hänen henkensä syöksymästä peitsiin.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Så bevarar han hennes själ från graven och hennes liv ifrån att förgås genom vapen.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Tidak dibiarkan-Nya mereka mengalami kehancuran; dilindungi-Nya mereka dari kematian
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.und verschone seine Seele vor dem Verderben und sein Leben, daß es nicht ins Schwert falle.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Visszatartja lelkét a romlástól, és életét hogy azt fegyver ne járja át.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Zdržuje jeho dušu od jamy a jeho život, aby nenadišiel na meč.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Προλαμβανει την ψυχην αυτου απο του λακκου και την ζωην αυτου απο του να διαπερασθη υπο ρομφαιας.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Предпазва душата му от гроба, И животът му, за да не падне от меч.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.чтобы отвести душу его от пропасти и жизнь его от поражения мечом.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.יחשך נפשו מני שחת וחיתו מעבר בשלח׃
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.ليمنع نفسه عن الحفرة وحياته من الزوال بحربة الموت.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.攔 阻 人 不 陷 於 坑 裡 、 不 死 在 刀 下
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.攔阻 人 不 陷於 坑 裡 、 不 死 在 刀下
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Bác sĩ đang giữ lòng bàn chân tôi rồi xoa bóp mu bàn chân bằng ngón tay cái của cậu ấy.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Hij hield de holte van mijn voet vast en wreef met zijn duim over de hiel.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.의사는 제 발꿈치를 잡고 엄지손가락으로 그 부분을 주무르고 있었어요.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.On trzymał podbicie mojej stopy i tarł o nie swoim kciukiem.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Лікар масував її великим пальцем.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.Он держал её в руках и массировал большим пальцем.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.והוא החזיק את הקשת של הרגל שלי ושפשף את הקימור באגודל שלו.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.و كان يمسك قوس قدمي ويفرك رجلي مع إبهامه.
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.但係醫生捉住我嘅腳板 用大拇指按摩我嘅腳內弓
Cerrah ayağımdaki taban çukurunu tuttu ve başparmağıyla ayağımın üstüne ovalamaya başladı.親指で私の足の甲をさすっていました 私が見上げると 彼は
Cozumel de, farkettiyseniz hemen doğu yakasında. Yarattığı çukur, işte bu büyüklükte.Vejam aqui a enorme cratera que deixou.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,ako sem dejal grobu: Oče moj si! in črvadi: Mati si moja in sestra moja!
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,A la fosa digo: "Tú eres mi padre", y a los gusanos: "Mi madre y mi hermana.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Al sepolcro io grido: «Padre mio sei tu!» e ai vermi: «Madre mia, sorelle mie voi siete!»
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,cînd strig gropii: ,Tu eşti tatăl meu!` Şi viermilor: ,Voi sînteţi mama şi sora mea!`
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Die Verwesung heiße ich meinen Vater und die Würmer meine Mutter und meine Schwester:
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Do dołu rzekę: Ojcem moim jesteś; a do robaków: Wy jesteście matką moją, i siostrą moją.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Graven kalder jeg Fader, Forrådnelsen Moder og Søster.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Hol tehát az én reménységem, ki törõdik az én reménységemmel?
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Jame privolám: Ty si môj otec! Moja mať a moja sestra privolám červom.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Jámu nazovu otcem svým, matkou pak a sestrou svou červy.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Je crie à la fosse: Tu es mon père! Et aux vers: Vous êtes ma mère et ma soeur!
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,"무덤더러 너는 내 아비라 구더기더러 너는 내 어미, 내 자매라 할진대"
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Kuburku kunamakan "Ayahku", dan cacing-cacing pemakan tubuhku kusebut "Ibu" dan "Saudara perempuanku"
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,minä sanon haudalle: `Sinä olet isäni`, ja madoille: `Äitini ja sisareni`.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,roper til graven: Du er min far, til makken: Du er min mor og min søster,
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,se eu clamar � cova: Tu és meu pai; e aos vermes: Vós sois minha mãe e minha irmã;
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,till graven måste jag säga: »Du är min fader», till förruttnelsens maskar: »Min moder», »Min syster».
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Ví tôi đã nói với cái huyệt rằng : Ngươi là cha ta ; Với sâu_bọ rằng : Các ngươi là mẹ và chị_ta ,
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Ví tôi đã nói với cái huyệt rằng: Ngươi là cha ta; Với sâu bọ rằng: Các ngươi là mẹ và chị ta,
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Εβοησα προς την φθοραν, Εισαι, πατηρ μου προς τον σκωληκα, Μητηρ μου και αδελφη μου εισαι.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,Ако съм викнал към тлението, Баща ми си ти, - Към червеите: Майка и сестра ми сте,
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,гробу скажу: ты отец мой, червю: ты мать моя и сестра моя.
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,לשחת קראתי אבי אתה אמי ואחתי לרמה׃
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,وقلت للقبر انت ابي وللدود انت امي واختي
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,若 對 朽 壞 說 、 你 是 我 的 父 . 對 蟲 說 、 你 是 我 的 母 親 姐 妹
Çukura ‹Babam›, Kurda ‹Annem, kızkardeşim› diyorsam,若對朽壞說 、 你 是 我 的 父.對蟲說 、 你 是 我 的 母親 姐妹
Çukurda tek başına durduğunda hayatta kalabilirsen, iyisin, geçtin.Aki egyedül állt a lövészárokban és nem halt meg, az átment a vizsgán.
Çukurda tek başına durduğunda hayatta kalabilirsen, iyisin, geçtin.Als je alleen in een loopgraaf stond en je overleefde dat, dan was je geslaagd.
Çukurda tek başına durduğunda hayatta kalabilirsen, iyisin, geçtin.Când ești de unul singur în tranșee, dacă ai putut supraviețui e OK, ai trecut examenul.
Çukurda tek başına durduğunda hayatta kalabilirsen, iyisin, geçtin.Cuando se está en una trinchera solo, si uno puede sobrevivir, está bien, aprobado.
Çukurda tek başına durduğunda hayatta kalabilirsen, iyisin, geçtin.Keď stojíte v zákope, len tak sám, ak ste prežili, je to OK, prešli ste.
Çukurda tek başına durduğunda hayatta kalabilirsen, iyisin, geçtin.Khi đứng một mình trên đường hào Nếu bạn vẫn sống sót, bạn vẫn ổn, bạn đã vượt qua được bài kiểm tra.