Ana içeriğe geç
Sözlük

çorba ile cümle

çorba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tandır ekmeği, bazlama, soğuk ayran çorbası geleneksel yemekler arasındadır.Żur, krupnik, chłodnik i barszcz, to zupy obecne w tradycyjnym jadłospisie.
Çorba çok tuzlu.Zupa jest bardzo słona.
Bu çorba benim için çok suludur.Ta zupa jest dla mnie zbyt wodnista.
Çorba çok tuzlu ve kötü.Zupa jest bardzo słona i niedobra.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Det är en roll som också varit med i Morgonsoffan.
OĞMAÇ ÇORBASI Önce hamur hazırlanır.Barnen får soppa.
Tavsiye ederim her derde deva bu çorba derler.För andra betydelser, se Desa Cendono.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir."Pat" (팥) betyder "azukiböna" och "Juk" (죽) betyder "rissoppa".
Bir çorba için iki ya da üç ördek kullanılır.Vanligen läggs två eller tre ägg i en kull.
Bana çorba geliyordu.Tingsplats var Sandviken.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.Sunne tingslag omfattade två socknar.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Ще називається ранковими сутінками.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.Буквально «кукпап» означає «суп з рисом».
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Цю каву треба не пити, а мочати в неї хліб.
Bana çorba geliyordu.Тут була трапезна.
Salatalar için 35 dakika, çorbalar için ise 50 dakika pişirmek gerekir.Для приготування супу – до 5-ти хвилин, для приготування з овочами – до 10-ти хвилин.
Tavsiye ederim her derde deva bu çorba derler.У розмовній мові її називають питна сода.
Çorbası ise, özel olarak hazırlanır.Ну ось, суп майже готовий.
Balık yumurtasından (ghaes) çorba (taas) yapılır.Сарган (Belone) — рід риб родини сарганових (Belonidae).
Bir bardak sıcak çorba beni rahatlattı.Чашка гарячого супу розслабила мене.
Çorbayı karıştır.Помішай суп.
Bu çorbayı sevmiyorum.Мені не подобається цей суп.
Bana çorba geliyordu.Poté následuje polévka.
Ayrıca çorba soya sosu üretiminin bir yan ürünüdür.Je také vedlejším produktem výroby sójové omáčky.
Yemekler ve çorbalar bir arada servis edilir.Polévka a hlavní jídlo se podávají zároveň.
Çorbalar için de iyidir.Použila je i do polévky.
Meşhur yemeği meyildir(ayran çorbası) sulak oldugundan sebze ve meyvede verimlidir.Moderní cuketa: populární zelenina, ze které uvaříte cokoli.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.Ocasní plochy měly zdvojené SOP.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Viz také Morning Musume.
Çorba koyu.Polévka je hustá.
Bana çorba geliyordu.Prima oală cu supă.
Tom bu sabah sebze çorbası yedi.În dimineața aceasta Tom a mâncat supă de legume.
Tom bu sabah sebze çorbası yedi.Tom a mâncat supă de legume în dimineața asta.
Çorbalar için de iyidir.Szendvicskészítésre is alkalmas.
İşkembe çorbası, genellikle sığır işkembesinden (midesinin bir bölümü) yapılan bir çorba.A rántotta tojásból (általában tyúktojásból), sütéssel készült étel.
Kahvaltıdan önce tarhana çorbası içilir.A reggelihez gyenge sört ittak.
Son yıllarında Polly'e bakan hemşire Winnie Corbally, Helen'in yardımcılığı görevini üstlendi.Helen életének további részében Winnie Corbally lett a kísérője.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.A nősténynek két pár csecsbimbója van.
Tom çorbanın yeterince sıcak olmadığını şikâyet etti.Tom panaszkodott, hogy a leves nem volt elég meleg.
Çorba çok sıcak.Túl forró a leves.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.Mitallinen ruokasoodaa vastaa kahta mitallista leivinjauhetta.
Bana çorba geliyordu.Suomennos Juha Pihkala.
Çorba olarak ilk akla gelen Tarhana çorbasıdır.Lampi onkin todennäköinen suppa.
Ancak Irak mutfağı bunların yanı sıra sayısız miktarda çorbalar içerir.Vietnamilaiseen keittiöön kuuluu lukuisia erilaisia keittoja.
Hatta bir bölümde Sly'dan çorba yapmasını öğrenmiştir.Hän teki ottelussa myös yhden syöttöpisteen Smoleňákin tekemään maaliin.
Yemeklerin başında meşhur tarhana çorbası gelmektedir.Suolen alkupäässä on korimainen ravinnon suodatin.
Çorbalar için de iyidir.Ne ovat myös hyviä ruokakaloja.
Sabah çorbası olarak bilinir.Απαιτούνται τα πρώτα πρωινά ούρα.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Αποκαλούνται έως και πρωινά λουκάνικα.
Çorbalar için de iyidir.Είναι κατάλληλο για μακαρόνια.
Bu tarhanadan yapılan çorba kızılcık çorbasıdır.Ο Ροφός γίνεται υπέροχη σούπα.
Tavsiye ederim her derde deva bu çorba derler.Το Βιετναμέζικο κάρυ θεωρείται Νότιο τρόφιμο.
Bana çorba geliyordu.Spises med salt.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Han er også kendt for Morgenthauplanen.
Grönland'ın geleneksel yemeği ülkeye özgü bir çorba olan suaasat 'tır.Grønlands nationalret er suaasat, en traditionel grønlandsk suppe.
Bazı evlerde yalnızca bu çorba özellikle kış günleri her gün yenir.Den spises året rundt, men især i vintermånederne.
25: 30 Yakup'a, "Lütfen şu kızıl çorbadan biraz ver de içeyim.Pred 9:7: «Så et da ditt brød med glede og drikk din vin vel til mote!
Tavsiye ederim her derde deva bu çorba derler.Denne typen sopp omtales som storsopp.
Haş çorba olarak özellikle kahvaltılarda yenir.Den fortæres gjerne sammen med rissuppe som frokostmat.
Bana çorba geliyordu.Servert som snacks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod