Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Due paia di calze per la scuola, così nascondevano i buchi reciproci.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dva para nogavic za v šolo, ena nogavica je skrivala luknje druge.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dva páry pančúch do školy, každý z nich, aby zakryl dieru v tom druhom.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dva páry punčoch do školy, každá na zakrytí děr té druhé.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dwie pary skarpet do szkoły, jedne by zakryć dziury w drugich.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Hai đôi tất để đi học, mỗi đôi để che lỗ thủng trên đôi kia.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.학교에 갈 때 구멍난 스타킹을 가리기 위해 두 켤레를 겹쳐 신었는데
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Twee paar panty's voor school, eentje verhult de gaten van de andere.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Zwei Paar Strümpfe für die Schule, jedes, um die Löcher im anderen zu verdecken.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Δύο ζευγάρια κάλτσες για το σχολείο, η μία για να κρύβει τις τρύπες της άλλης.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Два чифта чорапи за училище, всеки от тях криеше дупките на другия.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Дві пари панчіх для школи - одна пара приховує дірки в другій парі.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.У меня было две пары чулок для школы, одна скрывала дыры в другой.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.שני זוגות גרביים לבית-הספר, שכל אחד מהם מיועד להסתיר את החורים באחר.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.زوجان من الجوارب للمدرسة يغطي احدها الثقوب التي في الاّخر
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.穴が見えなくなるように 制服はくるぶしまで届く長さでした
Ona ayakkabı, çorap ve rimel verirle dà le scarpe, le calze, il mascara
O Ömer denen zýpçýktýnýn... ...çoraplarýný mý yýkayacaksýn?.Last time my Eyşan.
O resimde çoraplarını giyiyorlardı, incelediğimiz bu resimde de çoraplar çok göz önünde.Я гадаю, що вони одягали панчохи, тому її панчохи настільки очевидні для мене.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Ale bez silikónového puzdra, iba sa do nej pokúsim stúpiť.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Ale bez těch silikonových ponožek do nich jen zkusím takhle vklouznout.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Dar fără să pun perna de silicon, încerc să le fixez.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.De most a szilikon tok nélkül, megpróbálok belecsúszni.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Ich versuche jetzt einfach, sie ohne die Silikonfassung anzuprobieren.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.실리콘 소켓이 없이는 계속 넘어지게 된답니다
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Maar zonder de siliconen sok te gebruiken ga ik er in proberen te komen.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Mais sans la chaussette en silicone, je vais glisser.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Ma senza le calze di silicone, su queste scivolo.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Men utan att ha silikonsockan, ska jag försöka få på det.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Nałożę ją tak, bez silikonu.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Nhưng không có vớ silicon, tôi sẽ trượt ở trong đó.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Pero sin el soporte de silicón, voy a probar el ponérmelas.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Sem a meia de silicone, vou tentar deslizar para dentro.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Χωρίς την κάλτσα από σιλικόνη, θα προσπαθήσω να τα βάλω.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Но без да имам силиконовия чорап, просто ще се опитам да се плъзна в него.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.Но без силиконового носка я попытаюсь просто влезть внутрь.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.אני רק אנסה להחליק פנימה לתוכן, בלי הגרב מסיליקון.
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.يبدو انني نسيت جورب السيلكون .. يتوجب علي زلقها زلقاً
Silikon çoraplar olmaksızın, içinde kayıp giderim.これで走ります。これで世界の半分を驚かしたの
Söyleşinin sonrası çorap söküğü gibi geldi.이렇게 이야기를 이끌어 내고 인터뷰를 이어갔습니다.
Söyleşinin sonrası çorap söküğü gibi geldi.Und von da an sind wir in Gang gekommen.
Söyleşinin sonrası çorap söküğü gibi geldi.אבל שם התחלנו וזרמנו.
Söyleşinin sonrası çorap söküğü gibi geldi.و من تلك النقطة إنطلقنا في الحديث.
Söyleşinin sonrası çorap söküğü gibi geldi.問題は
Uyku uçuşu! Naneşekeri renkli ve hurma renkli çoraplar. Statik elektrik gerilimi oluşturuyorlar.Sã zbor în somn! ªerbetul de mentã ºi ºosetele de curmal japonez... ... creeazã o tensiune electricã staticã.
Uzak kuzeydoğudaki Genovesa! uzak,çorak,külle kaplı ve milyonlarca deniz kuşunun yuvasıDaleko na severozápadě je Genovesa. Vzdálený, neúrodný, pokrytý lávou, je domovem milionů mořských ptáků.
Uzak kuzeydoğudaki Genovesa! uzak,çorak,külle kaplı ve milyonlarca deniz kuşunun yuvasıDeparte în N-E se află Genovesa. lzolată, aridă, acoperită de lavă şi căminul unui milion de păsări.
Uzak kuzeydoğudaki Genovesa! uzak,çorak,külle kaplı ve milyonlarca deniz kuşunun yuvasıНа северо-востоке архипелага расположен покрытый лавой остров Геновеза, ставший приютом для миллионов птиц.
Uzak kuzeydoğudaki Genovesa! uzak,çorak,külle kaplı ve milyonlarca deniz kuşunun yuvası-בצפון-מזרח המרוחק .חנובסה .מבודד, עקר, עטוי לבה .ובית למיליון עופות-ים
Uzak kuzeydoğudaki Genovesa! uzak,çorak,külle kaplı ve milyonlarca deniz kuşunun yuvasıفي المنطقة الشمالية الشرقية البعيدة هي غينوفيسا قاحل بعيد، حمم ملتفّة وبيت إلى مليون طير بحر
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Dan treurt Demeter, haar moeder en de godin van de aarde, en maakt ze de aarde koud en dor.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Et sa mère, Déméter, déesse de la Terre, est triste, provoquant le froid et l'aridité des terres.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Její matka, Démétér, bohyně země, je smutná, a tak zemi činí chladnou a neúrodnou.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Jej matka Demeter, bohyňa zeme, je z toho smutná a urobí zem neúrodnou a chladnou.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.그래서 페르세포네의 어머니인 토지의 여신 데메테르는 슬퍼서 추위가 오고 땅에 풀이 돋아나지 못하게 했지요.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Og hender mor, Demeter, agerbrugets gudinde er ked af det, og gør jorden kold og gold.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Persefona magicznie powraca a jej matka Demeter bogini Ziemi jest smutna i robi się zimno i szaro.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Quindi sua madre, Demetra, Dea della Terra, è triste, e rende il mondo freddo e sterile.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Şi mama ei, Demetra, zeiţa pământului, e tristă, şi face pământul rece şi sterp.
Ve annesi Demeter'in, yer yüzü tanrıçası, hüznünden dünya soğuk ve çorak hale gelir.Und ihre Mutter, Demeter, die Göttin der Erde, ist traurig und lässt es kalt und öde werden.