Ana içeriğe geç
Sözlük

çora ile cümle

çora kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Moje latające skarpety to druga najważniejsza dla mnie rzecz.
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Οι υπτάμενες κάλτσες μου είναι το δεύτερο πιο σημαντικό πράγμα για μένα.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.(104:41) Разверз камень, и потекли воды, потеклирекою по местам сухим,
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Abrió la peña, y fluyeron aguas; corrieron por los sequedales como río
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.A deschis stînca, şi au curs ape, cari s-au vărsat ca un rîu în locurile uscate.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Dibelah-Nya gunung batu, lalu terpancarlah air yang mengalir seperti sungai di padang gurun
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Er öffnete den Felsen: da floß Wasser heraus, daß Bäche liefen in der dürren Wüste.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Fendeu a rocha, e dela brotaram águas, que correram pelos lugares áridos como um rio.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.han åbnede Klippen, og Vand strømmede ud, det løb som en Flod i Ørkenen.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Han åpnet klippen, og det fløt vann; det løp gjennem det tørre land som en strøm.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Hän avasi kallion, ja vettä vuoti; se juoksi virtana kautta erämaan.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Han öppnade klippan, och vatten flödade; det gick genom öknen såsom en ström.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Il ouvrit le rocher, et des eaux coulèrent; Elles se répandirent comme un fleuve dans les lieux arides.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.반석을 가르신즉 물이 흘러나서 마른 땅에 강 같이 흘렀으니
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Megnyitotta a kõsziklát és víz zúdula ki, folyóként futott a sivatagon.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Ngài khai hòn đá , nước bèn phun ra , Chảy ngang qua nơi khô khác_nào cái sông .
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Ngài khai hòn đá, nước bèn phun ra, Chảy ngang qua nơi khô khác nào cái sông.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Odprl je skalo, in pritekle so vode, tekle so po pušči kakor reka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Otevřel skálu, i tekly vody, a odcházely přes vyprahlá místa jako řeka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Otvoril skalu, a tiekly vody; išly vypráhlou zemou jako rieka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Otworzył skałę i wypłynęły wody, a płynęły po suchych miejscach jako rzeka.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Spaccò una rupe e ne sgorgarono acque, scorrevano come fiumi nel deserto
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Διηνοιξε την πετραν, και ανεβλυσαν υδατα, και διερρευσαν ποταμοι εν τοποις ανυδροις.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.Разцепи канарата, и бликнаха води, Потекоха в безводните места като река.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.פתח צור ויזובו מים הלכו בציות נהר׃
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.‎شق الصخرة فانفجرت المياه. جرت في اليابسة نهرا‎.
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.他 打 開 磐 石 、 水 就 湧 出 . 在 乾 旱 之 處 、 水 流 成 河
Kayayı yardı, sular fışkırdı, Çorak topraklarda bir ırmak gibi aktı.他 打開 磐石 、 水 就 湧出 . 在 乾旱 之 處 、 水流 成 河
Naneşekeri renkli ve hurma renkli çoraplar.Pfefferminz-Sorbet-Socken und Persimonen-Socken.
Naneşekeri renkli ve hurma renkli çoraplar. Statik elektrik gerilimi oluşturuyorlar.Γλύκισμα μέντας πιπεριάς και κάλτσες λοτού δημιουργούν εντάση στατικού ηλεκτρισμού.
Ne yazık ki, bu aynı zamanda üretici firmaların çok fazla çorap satamayacağı anlamına geliyordu.Δυστυχώς, αυτό σήμαινε ότι οι παραγωγοί των καλτσών δε θα πωλούσαν πολλές.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Dia tampak meraba-raba dengan sepatu dan kaus kaki.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Ele parecia estar atrapalhado com seus sapatos e meias.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Er schien mit seinen Schuhen und Socken werden Fummelei.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Hän näytti olevan haparoivaa hänen kengät ja sukat.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Han verkade vara fumlade med hans skor och strumpor.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Hij leek te zijn rommelen met zijn schoenen en sokken.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Il semblait être tâtonner avec ses chaussures et ses chaussettes.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.그는 그의 신발과 양말과 멍청이 것 같았다.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Ông dường như dò dẫm với giày và tất của mình.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Părea să fie dibuit cu pantofi si sosete.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Parecía estar buscando a tientas con sus zapatos y los calcetines.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Sembrava armeggiare con le scarpe ei calzini.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Úgy tűnt, hogy matat az ő cipőt és zoknit.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Wydawało się, że koniec z szukaniem jego buty i skarpetki.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Zdalo sa, že manipulovať s jeho topánky a ponožky.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Zdálo se, že manipulovat s jeho boty a ponožky.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Zdelo se je, da se štorast s svojim čevlje in nogavice.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Φάνηκε να είναι ψάξιμο με τα παπούτσια και τις κάλτσες του.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Він, здавалося, возитися з його черевики і шкарпетки.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Он, казалось, возиться с его ботинки и носки.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.Той изглеждаше да бъде ровичкане с неговите обувки и чорапи.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu.وبدا ان يكون التحسس مع حذائه والجوارب.
O beceriksiz, ayakkabı ve çorap gibi görünüyordu."なぜ!"Huxterは、完全に人間ではない"、突然、言った。
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Az iskolába 2 pár harisnya, azért, hogy az egyik eltakarja a másikon lévő lyukat.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Deux paires de bas pour l'école, chacune pour cacher les trous dans l'autre.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dois pares de collants para a escola, cada uma para esconder os buracos na outra.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dos pares de medias para la escuela, uno para esconder los agujeros del otro.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Două perechi de ciorapi pentru şcoală, fiecare ca să ascundă găurile din cealaltă pereche.
Okulda giymek için herbiri diğerindeki delikleri saklamaya yarayan iki çift çorap.Dua pasang stoking untuk pergi ke sekolah untuk menyembunyikan lubang pada setiap stoking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod