File çorap.انها جوارب شبكة صيد السمك
File çorap.ジェニファー・バウムガードナーが身に付けていて
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Assustavam-se com as sombras, com uma mangueira no chão.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Az árnyékok megrisztják őket, egy slag a földön.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Bayangan membuat mereka mogok, juga selang di lantai.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Des ombres les auraient fait se rebiffer, un tuyau sur le sol.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Dobytek však zastavoval před odloženým kabátem, pohozenou hadicí, či stíny.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.그림자와 땅에 있는 호스가 방해가 되곤 했죠.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Las sombras lo espantaría, una manguera en el piso.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Le ombre erano un ostacolo, una canna dell'acqua sul pavimento.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Myös varjot, tai letku maassa saivat ne pysähtymään.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Những cái bóng khiến chúng rụt lại, một cái ống trên sàn.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Schaduwen maakten hen nerveus, een tuinslang op de grond.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Skuggor kunde skrämma dem, eller en slang på golvet.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Skygger ville gøre dem ulydige, en haveslange på gulvet.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Umbrele le faceau sa se opreasca, un furtun pe podea.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Οι σκιές θα τα έκαναν να φοβηθούν, ένας σωλήνας στο πάτωμα.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Сенките биха ги стреснали, маркуч на пода.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.Также тени, шланг на полу.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.צללים גרמו להן להירתע, צינור על הריצפה.
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.ظلال قد تجعلهم عاجزين , خرطوم مياه على الأرض .
Gölgeler onları ürkütüyordu, yerdeki bir çoraptan ürküyorlardı.誰も気にしていませんでした
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerlerOd holých skal a pouští popela, přes místa vhodná pro život, kde se život šíří, zraje a rozvíjí.
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerler,מהסלעים העקרים והמדבריות מכוסי האפר .החיים מקבלים משמעות זוחלים אל תוך היבשה .בשלים ומגוונים
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerlerمن الصخرة القاحلة والصحاري المغطاة بالرماد الحياة تأخذ قبضة تزحف داخل البلاد للسكون والتنويع
Islanan çoraplarımızı çıkaralım bari.Enlevons nos chaussettes trempées.
Islanan çoraplarımızı çıkaralım bari.Erstmal die nassen Socken ausziehen.
Islanan çoraplarımızı çıkaralım bari.Sã ne scoatem, oricum, ºosetele ude.
Islanan çoraplarımızı çıkaralım bari.Zdejmijmy mokre skarpety.
Islanan çoraplarımızı çıkaralım bari.Ας βγάλουμε τις βρεγμένες μας κάλτσες έτσι κι αλλιώς.
Islanan sadece çoraplarımız değil.Es ist noch mehr nass.
Islanan sadece çoraplarımız değil.Il n'y a que les chaussettes ?
Islanan sadece çoraplarımız değil.Mai e ud ºi altceva înafara ºosetelor. Subtitrare downloadata de pe www.RegieLive.ro
Islanan sadece çoraplarımız değil.Nie tylko nasze skarpety są mokre.
Islanan sadece çoraplarımız değil.Περισσότερα απο τις κάλτσες μας έχουν βραχεί.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu. Gerçekten seksi olduğunu düşündüm.Jennifer Baumgardner usava umas assim e eu pensei que eram muito sensuais.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner đã mặc nó lúc đó.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner droeg ze.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner en portait.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner estaba usándolas.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner ich mala na sebe.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner memakainya.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner miała je na sobie.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner neccharisnyát viselt.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner purta așa ceva.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Jennifer Baumgardner trug eine.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.제니퍼 바움가드너 씨가 망사 스타킹을 신고 있더군요.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Le indossava Jennifer Baumgardner.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Τα φορούσε η Τζένιφερ Μπομγκάρνερ.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Дженифър Баумгарднър ги носеше.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Дженнифер Бомгарднер их носила.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.Дженніфер Баумгарднер носила їх.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.ג'ניפר באומגרדנר לבשה כאלה.
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.التي كانت " جينفر بامجرادنير " ترتديهم
Jennifer Baumgardner, file çorap giyiyordu.わたしはかっこいいと思い、
Kadınlar çorapları kaçmayacağı ve sürekli yeni çorap almaları gerekmeyeceği için çok mutluydular.Οι γυναίκες ήταν πανευτυχείς, διότι δεν έφευγαν πόντοι.
Kadınlar uzun süre kullanılabilen çorapları seviçle karşıladılar. Ama bu sevinç kısa sürdü.Mladé ženy se nemohly nabažit techto nových odolných nylonových pučoch, ale radost neměla trvat dlouho.
Kadınlar uzun süre kullanılabilen çorapları seviçle karşıladılar. Ama bu sevinç kısa sürdü.Τα κορίτσια χαίρονται τις νέες άφθαρτες κάλτσες, αλλά η χαρά δε θα διαρκέσει για πολύ.
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Ces chaussettes sont plus importantes que tout.
Karşılığında sana uçuş çoraplarımı veririm.Meine Flugsocken sind das Zweitwichtigste für mich.