Ana içeriğe geç
Sözlük

çor ile cümle

çor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
1944 - Çorap imalatı hakkı Sümerbank'a verildi.1940 överfördes Årnebodelen av Kottarstäkten till Söderbärke socken i Kopparbergs län.
Şu anda (2016-2017) Çorum Belediyespor'un kadrosundadır.För närvarande (2010-2017) byggs Citybanans Södermalmstunneln under en del av huset.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.Sunne tingslag omfattade två socknar.
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.Взуття, шкарпетки та інші аксесуари іноді теж є частиною форми.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Ще називається ранковими сутінками.
“Tteok” pirinç keki ve “guk” ise çorba anlamına gelmektedir.Буквально «кукпап» означає «суп з рисом».
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.Так один з постояльців потонув в тарілці супу.
1793 - Çorum depremi.1793 рік — дата заснування.
"Siyah Çoraplılar".Під чорними сутанами.
Daha sonra zehirlendiğini anlayan Bilge Kağan, Buyruk Çor'u ve bütün ailesini idam ettirdi.Водою, що дівчина потім принесла, отруїлась вона та всі її рідні.
Çorbanın özelliği ekmek ile birlikte değil, beraberinde hamur yutularak yenmesidir.Цю каву треба не пити, а мочати в неї хліб.
Bana çorba geliyordu.Тут була трапезна.
Türkiye'de aynı adı taşıyan Çorum İskilip'te de bir "Yerli Köyü" vardır.Назва села Туряк (Tureac) у Румунії того ж походження.
Salatalar için 35 dakika, çorbalar için ise 50 dakika pişirmek gerekir.Для приготування супу – до 5-ти хвилин, для приготування з овочами – до 10-ти хвилин.
Çoraklık sorunu var mı?Проблема єдності у розмаїтті?
Tavsiye ederim her derde deva bu çorba derler.У розмовній мові її називають питна сода.
Fransız çorap/iç çamaşırı üretiminin %25'i.Бал (бела) сукна = 25 поставів.
Çorbası ise, özel olarak hazırlanır.Ну ось, суп майже готовий.
Balık yumurtasından (ghaes) çorba (taas) yapılır.Сарган (Belone) — рід риб родини сарганових (Belonidae).
Çorum ilinin en büyük beldesidir.Причому суп — це найпоширеніша перша страва.
Ayaklara yün çorap giyilir.На ногах носить сірі черевики.
Çorlu deresi, çevreye kötü kokular yayar.Територія мітиться сечею, що сильно пахне.
Çorum ili 2007 yılı hasat döneminde buğdayda % 40'lık bir artış yapmıştır.Станом на 2007 рік броварня утримувала на ринку пива Ізраїлю частку в 40 %.
Her üç çorap çeşidi de 30 yıkamaya kadar özelliklerini yitirmemektedirler.Кожен з 40 сортів по-своєму впливає на неповторність купажу.
Daha çok çorak arazide rastlanır.Гірше зі знахідками на суходолі.
Ben çoraplarımı yıkıyorum.Я перу свої шкарпетки.
O, iki çift çorap aldı.Вона купила дві пари шкарпеток.
Bir bardak sıcak çorba beni rahatlattı.Чашка гарячого супу розслабила мене.
Çorbayı karıştır.Помішай суп.
Onun çorapları mor.Його шкарпетки фіолетові.
Bu çorbayı sevmiyorum.Мені не подобається цей суп.
Çoraplarımı çıkarmak zorundayım.Я повинен зняти шкарпетки.
Çorap kötü kokuyor.Шкарпетки смердять.
Çorapların nerede?Де твої шкарпетки?
Çorum’un yaklaşık 27 kilometre uzağında kalırken Laçin ilçesine ise 1 km’dir.Знаходиться приблизно за 27 кілометрів від Чорума, він знаходиться в 1 км від району Лачин, що у Туреччині.
Tabi (足袋), geleneksel bir Japon çorabıdır.Tabi (足袋) jsou tradiční japonské ponožky.
Japonya'da bol çoraplar 1990'ların ortalarından beri modadır.V Japonsku jsou „loose socks“ módní od poloviny 90. let minulého století.
Bana çorba geliyordu.Poté následuje polévka.
Ayrıca çorba soya sosu üretiminin bir yan ürünüdür.Je také vedlejším produktem výroby sójové omáčky.
Şapkalara ve çoraplara bayılır.Miluje tenisky a vintage oblečení.
Yün Çorap : Koyun yününden yapılır.Sukno se vyrábělo z ovčí vlny.
Çoraklık sorunu var mı?Problémy s přehráváním?
Yemekler ve çorbalar bir arada servis edilir.Polévka a hlavní jídlo se podávají zároveň.
Ayakkabı, çorap ve diğer aksesuarlar da bazen üniformaya dahil olur.Někdy jsou součástí uniformy i boty, ponožky a další doplňky.
1902 - Çorum İdadi mektebi faaliyete geçirildi.1902 – Byl vypočítán objektiv Tessar.
Bunlardan bir tanesi bir çorapla boğulduğudur.Každou chvíli se v nich někdo utopil.
Yırtık çorapları papucundan çıkmış.Oběsil se na šňůrce od pyžama.
15.000 kişilik Yeni Çorum Stadı'nın inşaatı sürmektedir.Náklady na výstavbu nové radnice činily 15 000 tolarů.
1930'lardan sonra bu çorapların yapımında naylon kullanılmaya başlandı.V roce 1930 se začaly vyrábět slipy.
Bu ayaklanmalar Çorum merkez ilçesinin doğu ve kuzeyinde etkili oldu.Brzy tato vzpoura zasáhla celou severní a centrální Indii.
Çorum ilinin en büyük ve modern kütüphanesidir.Alexandrijská knihovna byla největší a nejslavnější knihovna starověku.
Çorbalar için de iyidir.Použila je i do polévky.
Bu motifler genellikle çorabın burun ve topuk kısmındadır.Pruhy jsou obvykle na bocích a na hřbetě.
Meşhur yemeği meyildir(ayran çorbası) sulak oldugundan sebze ve meyvede verimlidir.Moderní cuketa: populární zelenina, ze které uvaříte cokoli.
Diğer bir neden ise çok sıkı çorap kullanmaktır.Proto se stalo nezbytně nutným nosit dlouhé spodní kalhotky.
Önerilen porsiyon büyüklüğü iki çorba kaşığıdır.Ocasní plochy měly zdvojené SOP.
Sabah çorbası olarak da bilinir.Viz také Morning Musume.
Sarı çorapları ve kırmızı ayakkabıları vardır.Součástí jsou červené punčochy a střevíce.
Daha öncesinde eski çoraplardan ve bezlerden yuvarlak bir top yapılır.Jedná se o míč vyrobený ze staré punčochy a vyplněný hadry.
Çorum ilinde çeşitlenmiş tarım yapısı olup ürün yelpazesi geniş üretim miktarları fazladır.I přes rozvinutou dílenskou výrobu a dělbu práce patřily žernovy mezi poměrně cenné výrobky.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod