çoktan ile cümle
çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Türken kommen" ("Hava çoktan karardı.“돌아온 신해철 "이제 연습은 끝났다"”.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.이미 경작지로 개간되었다.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.대간이 전의 일을 아뢰었다.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.세상에 혼자 남겨졌다고 생각한 그 때, 죽은 줄만 알았던 엄마가 나타납니다.
Kuzeni B.B.King ise çoktan büyük bir yıldız olmuştu.그처럼 빌 가의 단골이던 B.B. 킹은, 그가 유명해지기 전에 알고 있었다고 술회했다.
"Birbirlerine aşık olurlar ama kaçmaya çalıştıkları dünya çoktan peşlerine takılmıştır bile..."그들은 필히 하책으로 나올 것이니, 그들을 사로잡게 되는 작전이 내 눈 앞에서 벌어질 것이다. "
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.מתמלא עם הזמן.
Ayrıca yedi şarkının çoktan bittiğini belirtti.היא הוסיפה ואמרה כי יש שבעה שירים שכבר מוכנים.
Öte yandan kaza haberi çoktan Mariana'nın evine ulaşmıştır.ידיעה על מותה (צרפתית) באתר Marianne.
Mezarımda çoktan iki metre çim.הסרקופג התגלה בקבר שעומקו 2 מטר.
Bu yüzden güneş ufukta tam batıyor ise, bu gerçekte çoktan batmıştır demektir.לכן בזמן שרואים את השמש נוגעת בקו האופק, מיקומה האמיתי כבר מתחתיו.
Franck istifasını çoktan vermişti.רדר הגיש את התפטרותו.
Sayısal bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 37 çoktan seçmeli sorudan oluşur.חלק כמותי: 31 שאלות בסגנון מבחן רב ברירתי (אמריקאי) עליהן יש לענות תוך 75 דקות.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Той изпревари своето време.
MÖ 700'de bile çoktan iyi gelişmiş bir tarım kültürüne sahip oldukları bilinmektedir.До около 500 г. хората вече имат добре развито земеделие.
O çoktan Doktor'u aramaya başlamıştır.Той започва да издирва предшественика си.
Matthew çoktan ölmüştü.Алберто вече бил мъртъв.
Sorular çoktan seçmeli ve 4 seçeneklidir.Избираеми са въпросите с възможност за избор между четири зададени отговора.
Çoktan ertesi gün Amerika'ya giden bir uçaktan bir bilet bulmuştur (Oceanic 815).Той ѝ дава самолетен билет за Полет 815 на авиокомпания Океаник, който заминава на следващия ден.
Buna ek olarak, çoktan reddedilen yerbilmezlik sonucunu doğurmaktadır.Това също така ни гарантира, че елементът, който се отстранява съществува.
Latince olan bu slogan çoktan tek anlamına gelir.Ă латинско Тази статия, свързана с лингвистиката, все още е мъниче.
Ayrıca yedi şarkının çoktan bittiğini belirtti.Уейн заявява, че 11 от песните са вече готови.
Bununla beraber, Stoacılar, çoktanrıcılıktaki gerçeği savunmaya çabaladılar.В името на истината бранехме заблуди.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Доскоро бяха включвани в разред Синявицоподобни.
Postmodern durum zaten çoktan belirginleşmeye başlamıştır II. Dünya Savaşı'ndan itibaren.Впрочем, фалшификацията става известна в чужбина още преди Втората световна война.
Hem Asya'da hem de Amerika'da devegillerin 5000 yıl evvel çoktan evcilleştirilmiş oldukları kabul edilir.Тютюнът е култивиран и използван за пушене в Америка поне от 5000 години.
O çoktan Doktor'u aramaya başlamıştır.Tada ga je policija počela tražiti.
Onun için bu son döneme çoktan girilmişti.Svakako su u taj kraj pristigli tek u skorašnje doba.
Hem Asya'da hem de Amerika'da devegillerin 5000 yıl evvel çoktan evcilleştirilmiş oldukları kabul edilir.Proizvodi od pamuka bili su poznati u Indiji i Srednjoj Americi već prije 5000 godina.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Jučer bih umro za te, a danas jer te nema.
Beyaz cüceler, kırmızı dev fazlarını çoktan geçmiş ve ölmeye çok yakın olan yıldızlardır.Bijeli patuljci su umiruće zvijezde koje su prošle kroz fazu crvenog diva.
Matthew çoktan ölmüştü.Arsenda je umrla prije god.
Yerfi halıları dünyada çoktan ünlüdür.Danas su orci popularni u svijetu.
MÖ 700'de bile çoktan iyi gelişmiş bir tarım kültürüne sahip oldukları bilinmektedir.Uz Poljane, Siverjani su također imali razvijenu kulturu.
Matthew çoktan ölmüştü.Antigona však už bola mŕtva.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu posolstvo a požiadala ho, aby ho vyrozprával kňazovi, ktorý vysluhuje v Dúbravke sviatosti.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Nemohol už urobiť nič, dieťa bolo mŕtve, už to nebola jeho starosť.
Yazarın evlenmek üzere olduğunu çoktan haber almıştır bile.Lilly si všimne, že sa už zasnúbili.
Sorular çoktan seçmeli ve 4 seçeneklidir.Nato je treba navesti predloge in se odločiti 4.
Ancak o zamana kadar Praejecta çoktan evlenmişti.V tistem času je bil z Anistonovo že poročen..
Franck istifasını çoktan vermişti.Pahor že sprejel njegov odstop.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Delajo polni delovni čas.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Vsi so bili zgroženi, edino njen stric je vedel, da tega ne bo storila.
Ayrıca yedi şarkının çoktan bittiğini belirtti.Vis dėlto šešios dainos jau buvo baigtos.
Ama bunların modası çoktan geçti.Tačiau tokia vartosena dabar jau pasenusi.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Šeimoje ji buvo vyriausia, nors prieš tai viena sesuo jau buvo mirusi.
Yavaşlığı nedeniyle Güneş hâlâ parlamaktadır, biraz daha hızlı olsa, hirdojen yakıtını çoktan bitirmiş olurdu.Jei ši reakcija būtų greitesnė, Saulė jau seniai būtų sudeginusi savo vandenilio atsargas.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Po to kurį laiką tokių kepurių nedėvėjo.
O çoktan Doktor'u aramaya başlamıştır.Vahepeal hakkas ta järglast otsima.
Çoktan seçmeli soru formatında ise hiçbir katılımcı sahte anıların olduğunu iddia etmemiştir.Valikvastustega küsimuste puhul ei väitnud ükski osaline, et sündmus juhtus.
Hristiyan nüfus çoktan kaçmış ve şehirde sadece Yahudiler kalmıştı.Pärast seda, kui Nõukogude väed linna vabastasid, ei olnud sinna jäänud enam ühtegi juudi soost elanikku.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Jäädi ootama Muhu väina kinnikülmumist.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Abbiamo già parlato dell'anniversario dei 10 anni.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Bọn mình đã nói đến lễ kỉ niệm 10 năm rồi.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Deja am vorbit despre aniversarea de 10 ani.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Kita sudah membicarakan tentang perayaan peringatan 10 tahun.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Nous avons déjà parlé du dixième anniversaire...
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Vi har redan pratat om 10 års jubileumet.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.We hebben al gepraat over de 10 jarige jubileum.
10. yıl kutlaması hakkında çoktan konuştuk.Wir haben schon über 10 Jahres Jubälium gesprochen.
İlgili Sayfalar