çoktan ile cümle
çoktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama bunların modası çoktan geçti.Se on kuitenkin jo vanhentunut.
Polisler olay yerine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı.Poliisit saapuvat pian paikalle, mutta rikolliset ovat kerenneet jo karata.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Mutta näitä riittejä hän ei koskaan suorittanut.
Zamanını çoktan doldurmuşlardır.Aikansa kuluksi Päts kirjoitti.
Kuzeni B.B.King ise çoktan büyük bir yıldız olmuştu.B. B. King oli Bukka Whiten serkku.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Vaakuna päätyi Olavinlinnaan.
Bu arada kızkardeşi çoktan kamptan kaçmıştır.Hänet oli aiemmin otettu kentältä pois.
Ayrıca geleneksel ayaklanma çoktan başlamıştı.Tämän jälkeen alkoi yleinen mellakka.
Zaten Ahura Mazda'nın dinsel öğretilerini savunan magiler onun kültünü çoktan bu coğrafyalara taşımıştı.Aiemmin Gatajevia vastaan todistanut kasvattitytär puhuu nyt heidän puolestaan.
Latince olan bu slogan çoktan tek anlamına gelir.Latinankielinen runous teki nopeasti tuloaan.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Το Κουρασάο έχει πρωτεύουσα την Βίλλεμσταντ.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Ο ίδιος δηλώνει ότι χωρίς την ενθάρρυνση της μητέρας του δεν θα κατάφερνε τίποτα μόνος του.
Ben gitmiş olurum çoktan.Θα είχα πάει ήδη.
Bella çoktan bebeğine isim koymuştur.Baby har fået et navn!
Varys de çoktan Catelyn'in vardığını öğrenmiştir.Varys, der også er til stede, afslører, at han fik nys om Catelyn ankomst gennem hans spioner.
Fakat ideal gaz kanunu çoktan elde edilmiş olacaktı.Dette er afledt af idealgasloven.
Kuzeni B.B.King ise çoktan büyük bir yıldız olmuştu.Kong Bhumibols krematorium blev større end noget tidligere.
Belki genç kadın çoktan ölmüştü?Men det lille jentebarnet er allerede dødt.
Ama öğrencilerin çağırdığı iblis çoktan gelmiştir.Det er den typen demon som blir tilkalt først av en lærling.
Zaten stüdyonun önemli kişileri çoktan ayrılıp Obsidian Entertainment geçmişti.Flere tidligere ansatte slo seg sammen tidligere samme år og grunnla Obsidian Entertainment.
Matthew çoktan ölmüştü.Loschmidt var da forlengst død.
Ancak, 2009 yılında annesinin çoktan öldüğünü kamu ilk kez konuştu.Namun, pada akhir 2009 ia berkata untuk pertama kalinya di depan umum bahwa Ibunya sudah meninggal.
Sorular çoktan seçmeli ve 4 seçeneklidir.Setiap soal memiliki 4 pilihan jawaban.
Bu seferki görev ise çoktan çökmüş olan dünyayı ve beraberinde insanlığı daha temiz bir dünyaya taşımak.Tugas itu diemban pula karena konstelasi kehidupan dalam semesta sudah dan selalumenyempurnakan manusia.
Ama bunların modası çoktan geçti.Definisi ini sekarang sudah usang.
Onun için bu son döneme çoktan girilmişti.Tidak, sebab untuk itulah Aku datang ke dalam saat ini.
Bu arada kızkardeşi çoktan kamptan kaçmıştır.Ia baru saja pindah dari kampusnya yang lama.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Ketika sampai di sana, mereka melihat Grimes datang dengan cara mereka.
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.Tôi lớn lên mà không có mẹ do mẹ tôi đã mất khi tôi lên hai.
Sayısal bölüm 75 dakikada cevaplanması gereken 37 çoktan seçmeli sorudan oluşur.Phần thi toán bao gồm 37 câu hỏi có nhiều lựa chọn, phải hoàn thành trong khoảng thời gian 75 phút.
Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum.Các bệ phẳng này dường như chưa bao giờ được sử dụng.
Matthew çoktan ölmüştü.Stephen đã chết từ trước đó.
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.Họ bị ép hồi hương.
"Birbirlerine aşık olurlar ama kaçmaya çalıştıkları dünya çoktan peşlerine takılmıştır bile..."Nhưng người ta đã nói "Những người yêu nhau dù có đi hết một vòng Trái Đất thì cũng vẫn trở về với nhau".
Enki uyandığında iş işten geçmiştir; tanrıça çoktan yola koyulmuştur bile.Bà kinh hãi ngất đi, tỉnh lại trời đã tạnh.
Bununla beraber, Stoacılar, çoktanrıcılıktaki gerçeği savunmaya çabaladılar.Ngoài ra, đình Phương Thượng còn giữ gìn được những đồ thờ có giá trị nghệ thuật.
Oysa o tarihte Hacı Bektaş çoktan vefât etmiş bulunmaktaydı.ただしこの時点で引退時期については明言を避けていた。
Belki genç kadın çoktan ölmüştü?しかし、その女性は既に死んでいる。
Onun için bu son döneme çoktan girilmişti.しかしその時すでに彼はここに閉じ込められてしまっていたのである。
Ama bunların modası çoktan geçti.そんなものはもう古い。
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.番禺侯に封じられた。
Tek dayanağım annemdi eğer o olmasaydı çoktan ölmüştüm.もしいるとすれば、それは亡くなったお母さんだけだったでしょう。
1847'de kısmen kazılmıştı, ancak Vikingler ve daha önceki yağmacılar tarafından çoktan yağmalanmıştı.1847年に発掘調査が行われたが、そのずっと以前にヴァイキングなどが略奪していた。
Sezar buna çoktan razı idi.しかし、皇帝は無事。
Arabanın yanına gittiğinde Başkan Yardımcısının kardeşinin çoktan ölmüş olduğunu görür.被害者の遺影に合掌したのち両親と向き合った際、本部長は落涙していたという。
Varys de çoktan Catelyn'in vardığını öğrenmiştir.その場にはヴァリスもおり、スパイからキャトリンの到着を報告されたと言う。
Sorular çoktan seçmeli ve 4 seçeneklidir.2択形式・4択形式 問題に対する答えを選ぶ。
Yazarın evlenmek üzere olduğunu çoktan haber almıştır bile.この際、結婚準備中であることが伝えられた。
Chopin o zaman 23 yaşında olmasına rağmen çoktan Paris salonlarında tanınan ünlü bir besteci idi.その時ショパンは23歳、当時パリのサロンでは既にショパンは有名な作曲家、ピアニストとして認知されていた。
Tren çoktan hareket etti.その列車はすでに出発してしまった。
Eve vardığımda anahtar çoktan çalınmıştı.僕が家に着いたときにはすでに鍵が盗まれていました。
Sevgileri, nefretleri, kıskançlıkları çoktan bitmiştir.他们的爱,他们的恨,他们的嫉妒,都已经消逝了。
Mihalkov 87 yaşındaydı ve çoktan beri emekli olmuştu.此时米哈尔科夫为87岁,并已退休多年。
Artık kınamalarla yetinilecek bir dönemi çoktan geçtik.今予发惟恭行天之罚。
Yavaşlığı nedeniyle Güneş hâlâ parlamaktadır, biraz daha hızlı olsa, hirdojen yakıtını çoktan bitirmiş olurdu.由於反應是如此的緩慢,因此太陽迄今仍能閃耀著,如果反應稍為快速些,太陽早就已經耗盡燃料了。
Humboldt’un devlete yönelik kuramsal düşünceleri zaten çoktandır bu yöndeydi.洪堡的国家理论早就已经持这个见解了。
Beni çoktan ıslahevine kapatmalılardı.今已因淤塞而廢港。
Mezarımda çoktan iki metre çim.如今该墓地仍有一个深2米的墓坑。
İnsanlar sonunda çoktan olmadığı barış dünyaya karşılaştı.하느님께서는 과거에 없었던 방법으로 인류를 벌하실 것이다.
Belki genç kadın çoktan ölmüştü?그 후 이 소녀는 죽고 말았다.
İlgili Sayfalar