Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklu ile cümle

çocuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.W wieku 7 lat Watson nadal jest dzieckiem.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Σε ηλικία 7 χρόνων το Watson είναι ακόμα στην παιδική ηλικία.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Семилетний возраст для Watson — возраст ребёнка.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Сім років для Watson - це все ще вік дитини.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.בגיל שבע, "ווטסון" עדיין נמצא בסוג של ילדות.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.في سن السابعة، واتسون لا يزال نوع ما في طفولته.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.最近では一人でのネットサーフィンも許されています
Aaron çocukluđunda ani ruh hali deđiţimi, depresif nöbetler gibi ađýr depresyon sayýlabilecek ţeyler yaţamadý.لم يسبق في طفولة آرون أن عانى من تقلبات مزاجية عادة أو نوبات اكتئاب .أو أي شيء يمكن أن أصفه أنه اكتئاب حاد
Aaron çocukluđunda ani ruh hali deđiţimi, depresif nöbetler gibi ađýr depresyon sayýlabilecek ţeyler yaţamadý.うつ病エピソード、「重度の抑うつ」と いったものに見舞われたことはないですね、 でも彼はうつ状態になったのでしょう。 人は誰でもうつ状態になります。
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.En familj kan ha barn eller bestå av ett barnlöst par.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.La familia puede tener hijos, o una pareja sin hijos también puede considerarse familia.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.La famille peut comprendre des enfants, mais un couple sans enfants peut aussi former une famille.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.Perheessä voi olla lapsia, tai lapseton pariskunta voi muodostaa perheen.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.В семье могут быть дети, или же она может состоять из бездетной пары.
Aile, çocuklu olabilir ve aynı şekilde çocuksuz bir çift de bir aile oluşturur.من الممكن أن يكون هناك أطفال لدى العائلة أو من الممكن أن يشكل الزوجان العائلة بدون أطفال.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.Familjerådgivningsbyråerna är i synnerhet avsedda för familjer med barn.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.Les centres familiaux s’adressent en particulier aux familles qui ont des enfants.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.Los centros de orientación familiar están destinados primordialmente a las familias con hijos.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.Perheneuvolat on tarkoitettu erityisesti perheille, joissa on lapsia.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.Семейные консультации предназначены в основном для семей, в которых есть дети.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.الاستشارات العائلية مخصصة على وجه الخصوص للعائلات التي لديها أطفال.
Aile danışmanlıkları özellikle çocuklu ailelere yöneliktir.家庭咨询处提供有关婚姻及感情方面的危机援助。家庭咨询处主要为有孩子的家庭提供援助。
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Anh ta muốn biết mọi thứ về gia đình tôi và về tuổi thơ của tôi, những hi vọng và mơ ước cảu tôi.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chciał wiedzieć wszystko o mojej rodzinie, dzieciństwie, moich nadziejach i marzeniach.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chtěl vědět všechno o mé rodině, mém dětství, mých nadějích a snech.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dia ingin tahu segala hal tentang keluarga, tentang masa kecil, impian, dan harapan saya.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dorea să știe totul despre familia mea despre visele și speranțele mele din copilărie.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ele queria saber tudo sobre a minha família, sobre a minha infância e sobre os meus desejos e sonhos.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Er wollte alles über meine Familie, meine Kindheit und meine Hoffnungen und Träume wissen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hän halusi tietää kaiken perheestäni ja lapsuudestani ja toiveeni ja unelmani.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville veta allt om min familj, min barndom och mina förhoppningar och drömmar.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville vide alt om min familie, min barndom, mine ønsker og drømme.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hij wilde alles weten over mijn familie en mijn jeugd, mijn hoop en mijn dromen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hotel je vedeti vse o moji družini o mojem otroštvu, o mojih upih in sanjah.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Il voulait tout connaître de ma famille, de mon enfance, de mes espoirs et rêves.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.그는 제 가족, 제 어린 시절, 제 꿈과 희망 등 저의 모든것을 알기를 원했습니다.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Mindent tudni akart a családomról, a gyermekkoromról, a reményeimről és az álmaimról.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Quería saberlo todo sobre mi familia, mi infancia, mis sueños e ilusiones.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Voleva sapere tutto della mia famiglia della mia infanzia, del e mie speranze e dei miei sogni.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ήθελε να ξέρει τα πάντα για την οικογένειά μου, την παιδική μου ηλικία, τις ελπίδες και τα όνειρά μου.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Він хотів дізнатися все про мою родину, про моє дитинство, про мої мрії і сподівання.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Искаше да узнае всичко за семейството ми, за моето детство и моите надежди и мечти.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Он хотел знать всё о моей семье, моём детстве, о моих надеждах и мечтах.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.הוא רצה לדעת הכל על משפחתי וילדותי וגם על תקוותיי וחלומותיי.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.كان يريد أن يعرف كل شيئ عن عائلتي عن طفولتي عن أمالي وأحلامي.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.家族や 幼少期のこと 望みや 夢など全てです 彼は私を 記者として 女性として信頼していました
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Aber sie sind Teil unserer Kindheit und unserer Geschichte, und wir sollten sie nicht vergessen."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ale są częścią naszego dzieciństwa i naszej historii, i nie powinniśmy ich zapomnieć."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Însă ele sunt o parte din copilăria şi istoria noastră şi nu ar trebui să le uităm."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."그것들은 우리의 어린시절, 그리고 역사의 일부분이예요 그러니 우리는 그것들을 잊어서는 안되요"
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ma esse sono parte della nostra infanzia e della nostra storia, e non dobbiamo dimenticarle."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Mais elles font partie de notre enfance et de notre histoire, et nous nous devons de ne pas les oublier.'
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Pedig részeik gyerekkorunknak és történelmünknek, így nem szabad elfelejtenünk őket."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Pero son parte de nuestra infancia y de nuestra historia, y no deberíamos olvidarlas."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Ze zijn een deel van onze jeugd en onze geschiedenis, en we mogen ze niet vergeten."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Είναι όμως μέρος της παιδικής ηλικίας και της ιστορίας μας, και δεν κάνει να τα ξεχνάμε."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Но они - часть нашего детства и нашей истории, и нам не следует их забывать."
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."Но те са част от нашето детство и история. И ние не трябва да ги забравяме".
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."אך הם חלק מילדותינו וההיסטוריה שלנו, ואל לנו לשכוח אותם".
Ama bunlar çocukluğumuzun, tarihimizin parçaları, ve bunları unutmamalıyız."ولكنها تمثل جزء من طفولتنا , من تاريخنا و لا يجب علينا نسيانها."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod