Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklu ile cümle

çocuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Marcus'un ailesi ve çocukluğu hakkında çok az şey bilinir.Apie Martenso vaikystę ir jaunystę mažai žinoma.
Çocukluğu Yunanistan'da geçti.Vaikystė prabėgo Šiauliuose.
Çocukluğu süresince ülkeyi annesi Marie de' Medici yönetmiştir.Iki jam sukako trylika metų, šalį valdė jo motina regentė Marija Mediči.
Kendisi de çocukluğu ve gençliği hakkında bir sey zikretmemistir.Apie savo vaikystės ir jaunystės metus išleido prisiminimų knygą.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.Mergaitė vaikystėje patyrė seksualinę tėvo prievartą.
Çocukluğu, diğer çocukların hayatlarından farksız geçmiştir.Prano vaikystė niekuo nesiskyrė nuo kitų kaimo vaikų.
Çocukluk döneminde en bilinen takma ismi "Macola" idi.Pirmasis žodis, kurį jis ištarė vaikystėje, buvo „Mafija“.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.Vaikystė buvo sunki ir sudėtinga.
İnsan dönemleri konusunda ise çocukluk dönemi ergenlik döneminin başlamasıyla biter.Švenčių, pradžia priklauso nuo vaikų amžiaus.
Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.Toks suirimas buvo lyg perėjimas iš vaikystės į pilnametystę simbolis.
Ergenlik, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir.Paauglystė – individo amžiaus tarpsnis tarp vaikystės ir suaugusiojo amžiaus.
Franz'ın çocukluğunu etrafındaki kardeşleriyle birlikte mutlu bir şekilde geçirdi.Teigiama, kad Ramos vaikystė prabėgusi beribiame džiaugsme brolių draugijoje.
Çocukluğundan beri ona yaşlı adam bakmış ve yetiştirmiştir.Jaunesnieji šeimos nariai nuo vaikystės buvo laikomi einantys tarnybą ir mokėsi jos.
Güzel ve eğlenceli bir çocukluk geçirdi.Vaikystė tapo kaip malonus ir nekaltas laikotarpis.
12 çocuklu bir aile babasıdır.Gimė 12 vaikų šeimoje.
Onu çocukluğundan beri tanırım.Aš jį pažįstu nuo jo vaikystės.
Onu çocukluğundan beri tanırım.Aš ją pažįstu nuo jos vaikystės.
Çocukluğu ağır hastalıklarla ve annesinin ruhsal rahatsızlıklarıyla geçmiştir.Lapsepõlve mõjutasid tema halb tervis ja ema psüühilised häired.
Ayrıca hata yaşadıklarını belirten çocuklar daha önce çocukluk amnezisi göstermeyen çocuklardır.Tunnistajatena ei tahtnud lapsed jätta endist valetajate muljet.
On bir çocuklu bir aileden geliyordu.Ta oli pärit kümnelapselisest perest.
Victor çocukluğundan bahsetmekle başlar.Gump alustab jutustamist oma lapsepõlvest.
Çocukluğu Paris'te geçti.Lapsepõlve veetis ta Pariisis.
Çocukluğumdan beri böyleyim.Ta on esinenud juba lapsepõlvest.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Tema lapsepõlv ei olnud kuigi õnnelik.
Daha sonra çocukluk arkadaşı Luke Garroway ile nişanlanmıştır.Sel ajal abiellus ta oma lapsepõlvetuttava Harry Mathewsiga.
Agnes Bernauer muhtemelen 1410 civarında doğmuştu; çocukluğu ve gençliği hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Lucrezia sündis Milanos 1440. a paiku; lähemad andmed tema nooruse ja vanemate kohta puuduvad.
Beş çocuklu bir ailede büyüdü.Sündis ja kasvas üles viielapselises perekonnas.
Evine yerleşen Carl üzgün bir şekilde Ellie'nin çocukluk albümüne gömülür.Ta on koos oma naise Elleniga maetud Schliersee kalmistule.
Karen’ın çocukluğu ailesinin ona karşı tutumu nedeniyle hiç de iyi geçmemişti.Davidi õpilased ei saanud tema raske iseloomu pärast temaga kõige paremini läbi.
Çocukluğu ve gençliği Alanya'da geçti."Lapsepõlv ja noorus".
Craven, bu ismin çocukluk yıllarından geldiğini ifade ediyor.JoJo esinejanimi tuleb tema lapsepõlve hüüdnimest.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Seetõttu hakkas ta juba lapsena huvituma sõjaasjandusest.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.Tema lapsepõlve üksikasju pole teada.
Çocukluğu babasının alkolik oması yüzünden zor geçti.Lapsepõlves sai ta tunda vaesust, eelkõige isa alkoholismi tõttu.
İlerde yazacağı romanların kökü, bu çocukluk anılarından beslenmiştir.Tema romantismi stiilis kirjutatud loomingust on tänapäeval tuntud eelkõige lastejutustused.
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.Nooruses mängis jalgpalli.
Genelde aileler 1-2 çocukludur.Tavaliselt on pesakonnas 1–2 poega.
Bunlar arasından Masal'da kendi çocukluk yıllarına atıfta bulunmuştur.Selles jutustab ta oma lapsepõlve meelelahutustest.
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.Tema lapsepõlvest on vähe teada.
Çocukluk yıllarından itibaren pilotluk hayali kurdu.Endel unistas lapsest peale saada lenduriks.
Somerhalder "Harika bir çocukluk geçirdim.Jaanus Kulli "Valdur Mikita: "Mul oli väga õnnelik lapsepõlv.
The Stolen Earth bölümünde de Doktor, 90 yaşın "çocukluk" olduğunu söyler.Ta sõimatud läbi, öeldud, et sa ise oled ju üheksakümne esimene.
Lohan, 2 Temmuz 1986 tarihinde doğmuş ve çocukluğunu New York'ta geçirmiştir.Lohan sündis 2. juulil 1986 New Yorgis ja kasvas üles Cold Spring Harboris.
Beş çocuklu bir ailenin ilk çocuğuydu.Seal sündisid ka nende esimesed viis last.
Çeviri: Sanatın Çocukluğu: Freud’un Estetiğinin İzahı (1988).Eesti NSV teeneline kunstitegelane (1988).
Ahmed Kutsî, dört çocuklu ailenin en küçüğüydü.Helmholtz oli pere neljast lapsest vanim.
İnsan dönemleri konusunda ise çocukluk dönemi ergenlik döneminin başlamasıyla biter.Lapsepõlv on inimese arenguetapp sünnist suguküpsuse alguseni.
Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. .Juba sünnist alates oli tal nägemisega probleeme.
Dánielfy çocukluğunda basketbol oynadı.Noorena mängis Juantorena korvpalli.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.왓슨은 7살로, 아직 유년기에 있다고 할 수 있습니다.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.À l'âge de sept ans, Watson en est encore un peu au stade de l'enfance.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.A los 7 años, Watson está todavía en su niñez.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Aos sete anos, o Watson ainda está como que na sua infância.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.A sette anni, Watson è ancora un bambino.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Hétévesen Watson még a gyerekkoránál tart.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.La vârsta de șapte ani, Watson e încă în copilărie.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Mit sieben Jahren ist Watson immer noch irgendwie in seiner Kindheit.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Op zevenjarige leeftijd zit Watson nog in zijn kindertijd.
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.Vào năm bảy tuổi Watson vẫn còn là đứa trẻ
7 yaşında, Watson hala bir tür çocukluk dönemindedir.V sedmi letech je Watson stále ještě v období dětství.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod