Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklu ile cümle

çocuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çocukluk yıllarında dansçı olmak istiyordu.U djetinjstvu je plesala balet.
Gerboldt ve Enbert birbirlerini çocukluktan bu yana tanımaktaydılar.Brett i Zayne se poznaju još od kad su bili djeca.
Çocukluğunda atletizme meraklıydı ve baseball'un yanı sıra boksla da ilgileniyordu.U djetinjstvu pokazuje zanimanje za šport, osobito bejzbol.
Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.Silazak je poseban događaj za mladiće kojima on simbolizira prijelaz iz djetinjstva u odraslo doba.
Turgut Uyar'ın şiire olan ilgisi kendi ifadesine göre çocukluk yıllarında başlamıştır.Bazira se na ruskoj bajci koju je čuo u djetinjstvu.
Çocukluğu ve gençliği otoriter babasının ezici kişiliğinin gölgesinde geçti.Kao rezultat toga, Davidov utjecaj i ugled su u sjeni njegovog mlađeg brata.
Eminem'in çocukluk arkadaşıydı.On je Leonidasov prijatelj iz djetinjstva.
Craven, bu ismin çocukluk yıllarından geldiğini ifade ediyor.Nadimak "Nicko" potječe iz njegova djetinjstva.
Houston, Teksas'ta doğduktan sonra Waco, Teksas'ta çocukluğunu geçirmiştir.Germann je rođen u Houstonu, Teksasu, no djetinjstvo je proveo živeći u Koloradu.
Üç çocuklarından hiçbir tanesi çocukluk yaşlarından sağ olarak kurtulamadı.Okrem trojročného dieťaťa boli všetci v poriadku.
Çocukluğunu Viyana ve Paris'te geçirdi.Svoje detstvo strávil striedavo v Paríži a vo Viedni.
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.O jeho detstve nemáme žiadne údaje.
Belirtileri genellikle erken çocukluk döneminde anlamak zordur.Zvyčajne sa diagnostikuje už v ranom detstve.
Çocukluğu sırasında ailesi boşanmıştır.Rodičia sa rozviedli v jej detstve.
Çocukluğun Soğuk Geceleri (11. bas.).Počas zimnej sezóny (1.
O mahalle -çocukluğumun geçtiği yer- çok büyük bir yerdi.Láska moja, kraj môj drahý, tu sme boli chlapci malí.
DiCaprio, çocukluğunun bir bölümünü dedesi ve annesi ile Almanya'da geçirdi.DiCaprio prežil časť svojho detstva v Nemecku u prarodičov z matkinej strany, Wilhelma a Helene.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.O Caesarovom detstve neexistujú žiadne dôveryhodné informácie.
Çocukluğu Moskova’da geçti.Ako dieťa žil v Moskve.
Doğumda başlar, çocukluğa kadar devam eder.Počiatky jeho tvorby siahajú do detstva.
Ailesi kiralık çiftçi idi ve 14 çocuklu ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi.Volal sa po svojom starom otcovi a bol už štvrtým sochárom v rodine.
Bernhard Riemann altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu.Bernhard bol druhým zo šiestich detí.
Çocukluğu Paris'te geçti.Mladosť prežila v Paríži.
Jean de çocukluğunu geçirdiği eve gider.Edward opustil domov až ako teenager.
Çocukluk yıllarından itibaren havacılıkla ilgilenmeye başladı.Už od detstva sa zaujímal o letectvo.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Jej detstvo nebolo šťastné.
Onu terkedemem; benim çocukluğum burada beslendi.Nikdy jej neodpustím, že mi vzala detstvo.
Somerhalder "Harika bir çocukluk geçirdim.Christina Aguilera mala ťažké detstvo.
Üç çocuklu ailenin tüm geçimi annesinin omuzlarına kalmıştır.Všetci traja súrodenci boli zverení do starostlivosti matke.
Zor yaşama koşullari içinde çocukluğunu yaşayamadı.V detstve žila vo veľmi skromných podmienkach.
45 yaşında, çocukluk hayali olan yazarlığa adım attı.Ako 15 ročný napísal komédiu pre deti.
Çocukluk kahramanı Captain America'dır.Jeho trénerom a dobrým priateľom bol Captain America.
Ömer çocukluğundan itibaren deve çobanlığı yapmaya başladı.Už od skorého detstva začal hrať na husliach.
Çocukluğundan beri klasik dans eğitimi aldı.Od útleho detstva sa učila tancovať.
Taylor Lautner, Jacob Black: Bella'nın çocukluk arkadaşı ve Quileute kabilesi üyesi olan kızılderili.Taylor Lautner ako Jacob Black, starý Bellin priateľ z detstva, člen kmeňa Quileute.
Büyük İskender'den birkaç yaş daha büyük olmakla beraber onun en yakın çocukluk arkadaşı idi.Pokiaľ s deťmi vyrastá, je im najbližším kamarátom.
Çocukluğunu Salacak (Üsküdar)'ta bir yalıda dadıların gözetiminde geçirdi.Hrala v ňom duševne narušenú opatrovateľku detí.
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.Z jeho detstva sa veľa nevie.
Scribonia'ın çocukluğu hakkında çok az şey bilinir.O detstve Iemicua nejestvuje veľa písomných informácii.
Ebeveynleri Geg klanındandı, Balkan Savaşları sırasında Kosova'dan kaçtılar ve çocukluğunu Tiran'da geçirdi.Jej starí rodičia, poľskí Židia, boli zatknutí počas vojny v Nice a zomreli v Osvienčime.
Çocukluğunun önemli bir bölümünü Illiers'de bir çiftlikte tatil yaparak geçirdi.Prázdniny trávil v Illiers.
Aal, çocukluk yıllarından itibaren dindar bir ailenin oğlu olarak yetişti.Od dvoch rokov vyrastal ako sirota bez otca.
Martti Ahtisaari, çocukluğunun büyük kısmını burada geçirdi ve ilkokula başladı.Tam strávil Martti detstvo a navštevoval základnú školu.
Çocukluk yıllarında şiir yazmaya başladı ve Latince öğrendi.Čítať a písať vedel už v troch rokoch a zanedlho prekladal z latinčiny.
Zor bir çocukluk geçirdi.Anna mala ťažké detstvo.
Çocukluğundan başlayarak, kimyaya büyük bir ilgi duymaya başladı.V tom čase sa začal intenzívne zaujímať o chémiu.
Dindar bir aileden gelen Little Richard çocukluğunda gospel müzik ile tanıştı.Jeho matka spomínala aký bol v mladosti Richard stále posadnutý hudbou.
Çocukluğu Kırım'ın Sudak şehrinde geçti ve burada ilk müzik çalışmalarına başladı.Detstvo prežil v obci Vyhne, kde robil aj prvé hudobné kroky.
Çocukluğundan beri ona yaşlı adam bakmış ve yetiştirmiştir.Po narodení mláďa nasleduje svoju matku, ktorá sa oňho stará a dáva mu potravu.
O esnada dokuz çocuklu dul kadın gelmiş.V tom čase pozostávala z deviatich rodín.
Beş çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğuydu.Bol štvrtým z piatich detí.
Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı.O divadlo sa zaujímala už od detstva.
767'de İmam Şafii Gazze'de doğdu ve ilk çocukluğunu burada geçirdi.Narodil sa vo Vrbovom v roku 1746 a strávil tam aj svoje detstvo.
Çocukluğu Ürdün ve Dubai'de geçti.Svoje detstvo strávila v Stupave a v Bratislave.
Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.Mladosť strávil vo východných Čechách.
Gigi Leung çocukluğunda sık sık astım hastalığına yakalandı.Zappa býval v detstve často chorý.
Yarı otobiyografik olan film, yönetmen Mills'in çocukluğundan uyarlandı.Nový akčný seriál ukáže, ako žil agent Mills pred únosom dcéry! .
Williams, çocukluğunda müziğe büyük ilgi duymaya başladı.V rodnom New Orleanse sa už od detstva intenzívne zaujímal o hudbu.
Çocukluğundayken piyano çalmıştır.V otroštvu je igral klavir.
İdrar yolu enfeksiyonları, insanların %10’unu çocukluk döneminde etkileyebilir.Okužbe sečil lahko prizadenejo 10 % ljudi v otroštvu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod