Çocukluğunu, öz annesini ablası zannederek yaşadı.幼い頃、自身と自分の母親の素性に疑問を抱いていた。
767'de İmam Şafii Gazze'de doğdu ve ilk çocukluğunu burada geçirdi.ブラック・ホーク酋長は1767年にそこで生まれ、人生の大半を過ごした。
Bir röportajında "Neredeyse bütün çocukluğum topun peşinde geçti.自身のドーピングについては「俺は子どものころからずっとトレーニングを続けてきた。
Uzmanlar ilk kez köpek alan kimselere ya da küçük çocuklu ailelere tavsiye etmezler.初心者や小さい子供のいるファミリーに人気がある。
Çocukluğunda Paris'e 3 kere gitti.子供のとき彼はパリへ3回行った。
Çocukluğu Kıbrıs ve Mısır'da geçmiştir, altı dil bildiği sanılmaktadır.科斯马图斯在埃及和塞浦路斯长大,据说他可以说六种语言。
Hugo'nun çocukluğu ülkede siyasi karmaşıklığın olduğu bir dönemde geçti.雨果的童年在国家动荡中度过。
Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’in çocukluğunu konu alan filmdir.影片讲述哈萨克斯坦总统努尔苏丹·纳扎尔巴耶夫的童年故事。
Çocukluk amnezisine yalnızca insanlar üzerinde rastlanmaz.但是,在ONE的臉上不僅可以看到少年的臉。
Chinua’nın annesi ve kız kardeşi Zinobia Uzoma, ona çocukluğunda birçok hikâye anlatırlardı.奇努阿小时候他母亲和姐姐Zinobia Uzoma就经常给他讲故事,他对这些故事也十分欢喜。
Hartmann'ın çocukluğunun bir kısmı burada geçti.小赫斯特的童年也曾在这里度过。
Çocukluğunun ilk yıllarını Botoşani ve İpoteşti'de ailesi ile birlikte geçirdi.他的幼年时光是在博托沙尼和伊波太斯蒂的父母家裡度过的。
Lakabı çocukluğundan beri "Mutt" idi.他从小就获得了“基特”这个外号。
Çocukluğumdan beri böyleyim.朕躬幼时。
Çocukluğunda sadece İspanyolca konuşmasına rağmen şu anda akıcı bir Baskça konuşmaktadır.雖然母語是日語,但現在可以流暢的使用韓語交談。
Çocukluğumdan beri vücutça rahatsız olduğumdan layikiyle tahsil edemedim.他(霍利)离开的时候我身体不适没能随行。
Diana yedi çocuklu ailenin en genç üyesidir.黛安娜是家裡七個孩子中年齡最小的。
Çocukluğu süresince ülkeyi annesi Marie de' Medici yönetmiştir.幼年由其母玛丽·德·美第奇攝政。
Çocukluğu ile ilgili pek fazla bilgi yok.人们对她的童年知之甚少。
1924 haziranında, dramatiker Frank Wedekind'in büyük kızı, çocukluk arkadaşı Pamela Wedekind ile nişanlandı.1924年,他与儿时的朋友Pamela Wedekind订婚,Pamela是剧作家Frank Wedekind的大女儿,也是他的姐姐艾丽卡的好朋友。
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.幼名是幸松丸。
Bu film on iki çocuklu bir ailenin dışında kitapla hiçbir aynı özellik taşımamaktadır.原作中除了五位弟妹以外,沒有其他關於家庭的描寫。
Çocukluğu astım hastalığıyla mücadele ile geçmiştir.小時候曾患哮喘病。
Temel çekimler 16 Ocak 2015'te Jobs'un çocukluk evi Los Altos, Kaliforniya'da başladı.主體拍攝始於2015年1月16日,地點位在賈伯斯童年時的家——加利福尼亞州的洛思阿圖斯。
Cahit, çocukluğunda caz şarkıları söylemeyi de çok seviyordu.蘇運瑩小時候就很喜歡唱歌。
Çocukluk adı Michinomiya idi.幼名是彌七郎。
J.G. Ballard, Bale ile, kendi çocukluğu arasında fiziksel bir benzerlik gördü.J·G·巴拉德觉得贝尔和自己当年在外形上有相似之处。
Blatz ile çocukluktan beri arkadaştırlar.跟Drupe從小就認識。
Safa, çocukluğunu pilot olarak hayal etmesi onu Bakü Havaalanı'na getirdi.从童年开始,普赛普就梦想成为一名飞行员。
Fakat çocukluğunun büyük kısmı Avustralya'da geçmiştir.童年在澳大利亚度過。
Erganili 9 çocuklu bir ailenin çocuğudur.他是全家九个孩子的老大。
Çocukluğundan beri Çince öğrenimi görmüştür.她自小學起就讀耀中國際學校。
Çocukluğu döneminde büyükannesi sayesinde resim ve karikatür çizmekle ilgilenmiştir.他在童年時即對繪畫表現出天賦和興趣。
Çocukluğu hakkında hiç belge bulunmamaktadır.但現在卻記不起童年的事情。
Çocukluğunda babasının işi yüzünden sürekli seyahat etmiştir.他的家庭在他童年时随着他父亲的任务而频繁移动。
Çocukluk arkadaşı Syaoran genç bir arkeologtur.胡說 衛斯理的好友,是一位青年的昆蟲學家。
Zorlu çocukluk geçiren Keny Arkana 12 yaşında okulu bırakmak zorunda kaldı.華萊士出身贫寒而且是私生子,在12歲時輟學。
Çocukluğunda çiftlikte ata binmiştir.小時候跟著爸爸在農場工作。
"'Scuse Me While I Miss the Sky" bölümünde Carl'ın çocukluğunun çok azını İzlanda'da geçirdiği anlatılır.他会讲冰岛语,根据剧集“Scuse Me While I Miss the Sky”的情节推测,他童年时期在冰岛居住过。
Kopernik’in çocukluğunun ve eğitiminin ilk yıllarına ait günümüze ulaşabilmiş hiçbir belge yoktur.有关哥白尼幼年和上学时期的早期原始文件并未能得以保存。
Babası önceleri bunun bir çocukluk hevesi olduğunu sandı.但是她的母親原先想要她有個普通的童年生活。
Sermet Karayel (Mustafa Üstündağ): Narin'e çocukluğundan beri aşık olan Sermet, hayatını bu aşka adamıştır.桐谷華凜(桐谷 華凛(きりたに かりん),聲:小倉唯) 代代侍奉橘家的一族,自幼開始就侍奉彌生。
15 çocuklu Halepli bir ailenin oğlu idi.鄭成功十五代裔孫。
Cletus Kasady oldukça sıkıntılı ve belalı bir çocukluk yaşamıştır.考伊柯奧烏利擁有一段坎坷的童年。
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.小時候為長髮且相當可愛。
Otto çocukluğunda arkadaşlarıyla birlikte boş vakitlerinde senaryolar yazar, kostümler ve afişler tasarlardı.童年时期的米兰达会在空余时间里和朋友们一起编写剧本,设计服装和传单。
İstasyon yöneticileri küçük çocuklu yolcular, yaşlılar ve engelliler için istisna yapabilmektedirler.複式單位不方便長者、小童及殘障人士。
Everybody hates Chris isimli dizide kendi çocukluğunu komik bir şekilde anlattı ve hala devam ediyor.又识邢峦、宋弁于童稚之中,并谓终当远致。
Aynı zamanda Hayes çocukluğundan beri sıkı bir Yıldız Savaşları hayranıdır.艾布拉姆斯在小时候还很喜欢《星球大战》。
Çocukluğunun büyük bölümünü Ataköy'de geçirdi.他童年的大部分时间都是在多伦多度过的。
Çocukluğundan beri SüngerBob'la arkadaştırlar.自幼年起與艾斯‧拉賽佛德有交情。
Çocukluğum Bir Çocuk (MEB 2005), şairin üçüncü şiir kitabı.我们都是鳏夫的答案(诗)2005。
Bunun aksine erkekler çocukluk anılarında kendileri odaklı anıları hatırlarlar.但是,肯尼卻一直被自己幼年的回憶縈繞著。
Tüccar bir aileden gelen Kulibin, çocukluğundan beri mekanik aletler yapmasıyla dikkat çekmiştir.繼承了家族對於機械系統的整備能力的她從小就喜歡機械。
Çocukluğunda futbola ilgi duyuyordu.杜斯山度士在童年時已經對足球感興趣。
Çocukluğunda müzikal yeteneğini gösterdi.她自幼就展现出音乐天赋。
Çocukluğu Amerika'nın doğusunda geçmiştir.她童年时在美国东部居住。
Grubun üyeleri çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadırlar.双胞胎兄弟从小就受到家人的溺爱。
Çocukluğunda oldukça sağlıklı olsa da Aralık 1984'te şiddetli zatürre hastalığına yakalandı.그의 어린 시절의 대부분은 건강했지만, 그는 1984년 12월 폐렴으로 매우 아팠다.
Babası önceleri bunun bir çocukluk hevesi olduğunu sandı.그녀의 어머니는 처음에는 그녀가 평범한 어린 시절을 가지길 원했다고 한다.