Ana içeriğe geç
Sözlük

çocuklu ile cümle

çocuklu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Keşke tekrar çocukluğuma geri dönsem.I wish I'd get back to my childhood again.
Bir çocukluk hastalığı onu kör bıraktı.A childhood illness left her blind.
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.Vaccinations help prevent childhood diseases.
Çocukluğumu çok iyi hatırlıyorum.I remember my childhood well.
Çocukluğumla ilgili hikayeme dayandırıyorum.I'm basing my story on my childhood.
Çocukluğumdan beri piyano çalmaktayım.I've played the piano ever since I was a boy.
Çocukluklarından beri onu tanır.She has known him since they were very young.
O, ona çocukluğu hakkında her şeyi anlattı.She told him all about her childhood.
Çocukluğumdan beri bir pastacı olmayı hayal ettim.From childhood I dreamt of being a pastry cook.
En sevdiğin çocukluk anın nedir?What's your favorite memory from childhood?
En sevdiğiniz çocukluk anınız nedir?What's your favorite memory from childhood?
Çocukluğunda ne yaparak harcadığın zaman hayatının geriye kalanını etkiler.What you spend time doing in your childhood affects the rest of your life.
Mutlu çocukluk anılarımı sık sık anımsarım.I often recall my happy childhood memories.
Çocukluğumdan sonra bir daha hiç hasta olmadım.After my childhood, I was never sick again.
Tom Mary'ye bütün çocukluğundan bahsetti.Tom told Mary all about his childhood.
Tom Mary'yi çocukluğundan beri tanıyor.Tom has known Mary since he was a little boy.
Tom çocukluklarından beri Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary ever since they were children.
Tom, onun çocukluğundan beri, bir polis olmayı istediğini biliyordu.From the time he was a small boy, Tom knew that he wanted to be a policeman.
Tom Mary'den ona çocukluğundan bahsetmesini istedi.Tom wanted Mary to tell him about her childhood.
Tom Mary'yi çocukluğundan beri tanımaktadır.Tom has known Mary since childhood.
Tom ve Mary çocukluklarından beri arkadaşlar.Tom and Mary have been friends since they were kids.
Ben ve o çocukluk arkadaşıyız.He and I are childhood friends.
O, çocukluğumdan beri benim hayalim.It's been my dream since I was a little boy.
Evlendim ve şimdi çocukluğumun bittiğini farkediyorum.I've married and I realize, that my childhood ends now.
Suçiçeği yaygın bir çocukluk hastalığıdır.Chicken pox is a common childhood illness.
Çocukluğundan beri bir pilot olmak istedi ve oldu.Since his childhood he wanted to become a pilot, and he did.
O bana çocukluğumu hatırlatıyor.It reminds me of my childhood.
Dört çocuklu bekar bir anneyim.I am a single mother of four children.
O şarkıyı ne zaman duysam çocukluğumu düşünürüm.Whenever I hear that song, I think of my childhood.
O şarkıyı duyduğumda, o bana çocukluğumu hatırlattı.When I heard that song, it reminded me of my childhood.
Tom'un çocukluğu hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about Tom's childhood?
Tom'un çocukluğu hakkında bir şey biliyor musunuz?Do you know anything about Tom's childhood?
Bu fotoğraf bana çocukluğumu hatırlatıyor.This photograph reminds me of my childhood.
Sık sık mutlu çocukluğumu hatırlıyorum.I frequently recall my happy childhood.
O, iki çocuklu bekar bir anne.She's a single mother of two.
O zor bir çocukluk geçirdi.He had a rough childhood.
Zor bir çocukluğu vardı.She had a rough childhood.
Çocukluğumdan beri büyükannemin evinde yemek yemedim.I haven't eaten at my grandmother's house since I was a kid.
Çocukluğumuzdan beri işlerin ne kadar değiştiğine inanamıyorum.I can't believe how much things have changed since we were kids.
Ben Tom'un çocukluk arkadaşıyım.I'm a childhood friend of Tom's.
Senin çocukluğun hakkında konuşalım.Let's talk about your childhood.
Böyle mutlu bir çocukluğum vardı.I had such a happy childhood.
İlk çocukluğumuzdan beri o hikayeler yazmayı hayal etti.Since early childhood, he dreamed of writing stories.
Zihnimde çocukluğuma açılan gizli bir geçit var.There is a secret passageway in my mind leading to my childhood.
Onun evli iki çocuklu olduğunu duydum.I heard she is married with two children.
O fotoğraf benim çocukluğumda çekildi.That photo was taken in my childhood.
Ben korkunç bir çocukluk geçirdim.I had a horrible childhood.
Ben berbat bir çocukluk geçirdim.I had a horrible childhood.
Çocukluğumdan beri buna sahibim.I've had this since I was a kid.
Çocukluğundan beri Tom'u tanıyorum.I've known Tom since he was a kid.
Çocukluğumdan beri Tom'u tanıyorum.I've known Tom since I was a kid.
Çocukluğumuzdan beri Tom'u tanıyorum.I've known Tom since we were kids.
Çocukluğumdan beri burada yaşıyorum.I've lived here since I was a kid.
Çocuklu tek kişi ben değilim.I'm not the only one with a child.
Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!You saved all your baby teeth in this matchbox? That's gross!
Çocukluğumdan beri ben sanatla ilgileniyorum.I've been interested in art ever since I was just a kid.
Sümbüller ve taze kesilmiş ot bana çocukluğumu hatırlatıyor.Hyacinths and fresh-cut grass remind me of my childhood.
Tom ve Mary çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadır.Tom and Mary have known each other since they were kids.
Tom çok zor bir çocukluğu vardı.Tom had a very difficult childhood.
Tom Mary'ye çocukluk resimlerini gösterdi.Tom showed Mary pictures of his children.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod